• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Erdoğan'dan ABD, Rusya ve Fransa'ya Azerbaycan ayarı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Minsk üçlüsü olan ABD, Rusya ve Fransa’ya, Azerbaycan – Ermenistan gerilimindeki tutumları nedeniyle tepki gösterdi.

Yeniakit Publisher
2020-10-01 14:15:00 - 2020-10-01 15:09:40
Erdoğan'dan ABD, Rusya ve Fransa'ya Azerbaycan ayarı!

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 27. Dönem 4. Yasama Yılı'nın başlaması dolayısıyla Meclis özel gündemle toplandı. TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un başkanlığında özel gündemle toplanan Meclis’te, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Yeni yasama yılı hakkındaki temennilerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta terörle mücadele olmak üzere Türkiye’nin yürüttüğü mücadelelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Özellikle Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de gerçekleştirilen sondaj çalışmalarının ardından Türkiye’ye yönelik tehditvari açıklamalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki gerilime dair önemli açıklamalar yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının satır başları şu şekilde:

Sayın başkan, değerli milletvekilleri, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Meclisimizin 27. Dönem 4. Yasama Yılı’nın, ülkemize, milletimize, bu yüce kuruma, tüm milletvekillerimize hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum.

- Bu mücadelenin kıyamete kadar süreceğini bilerek daima hazırlıklı ve tedbirli olacağız. Ecdadın maddi ve manevi mirasını yaşatmaya önem veriyoruz.

- Ecdadın maddi ve manevi mirasını yaşatmaya önem veriyoruz.

- Türkiye gerisinde kesintisiz 2 bin 200 yıl devlet geleneğine sahip dünyadaki nadir ülkelerden biridir.

- Gücünü sömürgecilikten ve aç gözlülükten alan ülkelerle aynı yöntemi kullanamaz. Ülkemizin terörle mücadelesinde ve uluslararası alanda ülkemizin hakkaniyetini savunan milletvekillerimize şükranlarmı sunuyorum.

- Bizim meclisimiz herhangi bir meclis değildir. Burası milli iradenin tecelligahı olmuş bir meclistir. Burası ülkemizin istiklal harbini yönetmiş gazi bir meclistir. Burası coğrafyamızdaki son sığınamız Türkiye’yi kuran Meclis’tir.

- Nice darbelere ve darbe girişimlerine rağmen bu kutlu çatı daima temsilcisi olduğu milletin onurunu korumuştur.

- Demokratik dönüşümler de hep TBMM tarafından gerçekleştirilmiştir. Özellikle 15 Temmuz gecesi bu meclisin kararlı duruşu dünya demokrasi tarihine geçmiştir.

- Önümüzdeki dönemde Meclisimiz çok daha büyük başarılarla tarihi yazmayı sürdürecektir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi Meclisimizin de kendi alanına yönelmesine imkan sağlamıştır. Eski alışkınlıklarla yeni bir sistemi yürütmenin zorluklarını her alanda yaşıyoruz.

- Çıtayı sürekli yukarı taşıyoruz. Türkiye bu konuda da inşallah dünyaya örnek olacak başarılara imza atacaktır. Meclisimiz yeni dönemde bu konuda çok önemli çalışmalar yürüteceğine inanıyorum. Yeni dönemde buna katkı verecek her partiden vekillerimize şimdiden teşekkür ediyorum.

- Türkiye'yi demokrasiye bedel ödemeden sahip olmuş bir ülke diye itham edenler, umarız 15 Temmuz gecesi bu bühtanlarından dolayı utanç duymuşlardır.

- Milletimizin ve meclisimizin desteği ile karşımıza çıkan engelleri birer birer aşarak bugünlere geldik. Salgın döneminde Birleşmiş Milletler’den başlayarak mevcut küresel düzeni sağlayan kurumların hemen tamamı tıkanmıştır.

- Bu çarpık düzenin aynı şekilde devam etme şansı kalmamıştır. Dünya 5’ten büyüktür ifademiz işte bu gerçeğin ispatıdır.

- Bir kez daha Azerbaycan'ın yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum.

- Özellikle Minsk üçlüsü denilen Amerika, Rusya ve Fransa ve bunların halen otuz yıla yakın zamandır bu sorunu ihmal ettikleri için bu günlere yansıyan bu olumsuz gelişimeler karşısında ateşkes arayışı içinde bulunmaları her şeyden önce kabul edilebilir bir şey değildir. Ha bir şey mi isteniyor, o zaman işgalcilerin bu topraklardan çıkmaları gerekir ki bu konuda biz çözüm olsun.

- Trump, Putin, Macron’la görüştük ama netice yok. Azerbaycanlı kardeşlerimiz şu anda topraklarına dönecekleri günü bekliyor. Ona kimse yanaşmıyor. Önce bir bunu konuşalım hep oturdular konuştular ama bir netice yok işte şimdi netice almanın zamanı Azerbaycanlı kardeşlerimiz de şimdi kendi göbeğini kesmenin adımını attılar.

- Bu bölgedeki kalıcı barışın yolu Ermenistan’ın işgal ettiği her karış Azerbaycan toprağından çekilmelerinden geçiyor.

- Bu haydut devlete destek verenleri kendilerine insanlığın ortak vicdanı önünde hesap sorulacağı konusunda ikaz ediyorum.

Bu ülkelerin bir kısmı gerçekleri dile getirdiğimiz için bizi hedef alıyor. Unutulmamalıdır söz konusu ülkeler dün yoktu yarında olmayacak ama biz Allah’ın izniyle bu topraklarda olmaya devam edeceğiz.

- Son dönemde terör tehdidi kaynağında kurutma planımız çerçevesinde Irak sınırındaki örgüt yuvalarını birer birer ortadan kaldırıyoruz. Bu fitne çukurlarını tamamen bitirene kadar operasyonlarımız sürecektir.

- Suriye krizi bölgemizin en kanlı en acı meselesidir. Bölgede 10 yılına ulaşan Suriye krizinin her boyutu biz çok yakından ilgilendiriyor. Sınırın her iki yanında yaşayan halklar köklü bir geçmişi barınıyor. Türkiye’nin 40 yıllık terörle mücadelesinde de Suriye her zaman kritik bir noktada yer almıştır.

- Her kim Türkiye’nin Suriye’de ne işi var diyorsa ya bölgeyi tarihi bilmiyordur ya da kafasında başka hesaplar yapıyordur. Türkiye sınırlarını güvenlik altına almak için her yolu ve yöntemi kullanmayı sürdürecektir. Sınırlarımızı terör örgütlerine ve onları maşa olarak kullananlara teslim etmedik etmeyeceğiz. Son teröristi de imha edene kadar harekatlarımızı sürdüreceğiz.

- Suriyeli mültecilerin iaşe ibate ve barınması için ülkemize burası çok önemli 3 milyar avro artı 3 miyar avro sözü veren sonra 40 dereden su getirerek bunun çoğunun üstüne yatan yine Avrupa Birliği olmuştur.

- Bugüne kadar 411 bin Suriyeli’nin gönüllü bir şekilde ülkelerine dönmesi ülkemizin doğru bir yolda olduğunu gösteriyor.

- Doğu Akdeniz’deki gelişmeler Türkiye’nin denizlerde verdiği en önemli mücadeledir. Türkiye olarak Akdeniz’de çatışma gerilim haksızlık hukuksuzluk peşinde asla değiliz. Tek talebimiz ülkemizin haklarına hukukuna çıkarlarına saygı gösterilmesidir.

- Akdeniz’deki anlaşmazlıkların hakkaniyet temelinde çözülmesi öncelikli hedefimizdir. Yunanistan’ın ve Rum kesiminin 2003 yılından beri ortaya koydukları tavır maalesef bu ilkenin çok uzağındadır.

- Avrupa Birliği, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin şımarıklıklarının esiri olarak, etkisiz, ufuksuz, sığ bir yapı haline dönüşmüştür. Bölgemizde ortaya çıkmış olup da, Avrupa Birliği’nin inisiyatifi ve ağırlığı ile çözüme kavuşmuş tek bir sorun yoktur. Tam tersine, Birliğin müdahil olduğu her kriz, yeni boyutlar kazanarak büyümüştür.

- Türkiye’nin önünde kendi politikalarını kararlılıkla hayata geçirme dışında bir seçenek kalmamıştır.

- Meseleyi görüşmeler vasıtasıyla çözmek ve gerilimi artırmak da karşımızdakilerin tercihidir.

- Kudüs’ün kalbi olan eski şehrin fiziki görünümü Kanuni Sultan Süleyman tarafından inşa ettirilmiştir.

- Türkiye’nin Gezi olayları ile başlayan yoğun saldırı süreci ile en çok hedef alınan düzeni de maalesef ekonomidir. 2019’da 181 milyar doları bulan ihracatımızla dünyanın 50 ülkesi arasında ihracat büyümesi bakımından 6.sırada yer aldık. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen yıllık büyüme oranını yüzde 1 oranında tutuğumuz 2019 yılının ardından 2020’ye büyük umutlarla başladık.

- Dünyanın tamamı ile birlikte ülkemizi etkisi altına alan koronavirüs salgınına işte böyle bir ortamda yakalandık. Ekonomimizin salgından en az hasarla çıkmasını hedefledik. Bugüne kadar açıkladığımız salgın tedbirleri paketlerimiz 495 milyar TL’yi buldu.

- Kamu bankalarını teşvik ederek 267 milyar liranın üzerinde bir finansmanın ekonomimize aktarılmasını sağladık. Her kesimin finansman ihtiyacının giderilmesini sağladık. Üçüncü çeyrekle ilgili tüm öncü göstergeler ekonominin toparlandığına işaret ediyor. Açıklanan her veri bu tabloyu destekliyor. Amacımız V tipi bir toparlanmayı sağlayıp bu yılı artı değerde kapatmaktır. Önümüzdeki yıl için tahmin edilen büyüme oranımız yüzde 5,8’dir.

- Türk ekonomisi yaşadığı bunca saldırının ve şokun ardından daha dayanıklı bir yapıya kavuşmuştur.

- OECD Türk ekonomisinin dünyada salgından en az etkilenen 3’ncü ekonomisi olarak gösterdi.

- Çin’de başlayan ve kısa sürede dünyaya yayılan Covid -19 hastalığın henüz kesin bir tedavisi bulunamamıştır. Türkiye bu konuda kendi aşısını üretme konusunda da yoğun bir çalışma içerisindedir. Aşı çalışmaları belirli bir seviyeye gelmiş olmakla birlikte vakte ihtiyaç olduğu açıktır. İnşallah yarın Konya’da şehir hastanemizin açılışın yaparak sağlıktaki bulunduğumuz noktayı bir adım daha ileriye taşıyacağız.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tolga

Avrupa nin en fakir ülkeleri artık bizden zengin Avrupa bize gıptayla bakıyor. 
  • Yanıtla

Gafar

Memlekete ekonomi dibe vurmuş dolar 8 tl ye yakındır halk pahalılık için perişandır reiste siyasete girmiş bunları unutmuş allah memleketi kurtarsin.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23