Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, AK Parti’nin 1. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde yaptığı veda konuşmasında paralel yapıya vurgu yaptı. Paralel Devlet Yapılanması’nın tipik bir bürokratik vesayet girişimi olduğunun altını çizen Erdoğan, paralel yapı ile mücadeleden taviz verilmeyeceğini ifade etti. Son iki seçimde paralel yapının siyasetten tasfiye edildiğini belirten Erdoğan, paralelcilerin şimdi de hukuken tasfiye edileceğini dile getirdi.
HASAN ÖNAL / MUHAMMET ERDOĞAN / RAMAZAN ALKAN / ANKARA - Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk seçilmiş cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Başkanlığı ve Başbakanlığa veda konuşmasında paralel yapıya vurgu yaptı. Paralel Devlet Yapılanması’nın tipik bir bürokratik vesayet girişimi olduğunun altını çizen Erdoğan, paralel yapı ile mücadeleden taviz verilmeyeceğini ifade etti. Son iki seçimde paralel yapının siyasetten tasfiye edildiğini belirten Erdoğan, paralelcilerin şimdi de hukuken tasfiye edileceğini dile getirdi. Partinin başından ayrılmasının bir veda değil yeni bir başlangıç olduğunu belirten Erdoğan, her daim halkla görüşmeye devam edeceğini söyledi. Ahmet Davutoğlu’nu paralel yapıyla mücadele kararlılığı, tecrübe, liyakat nedeniyle seçildiğini aktaran Erdoğan, Davutoğlu’nun da emanetçi olmayacağını kaydetti.
ALLAH KELAMI VE NEBİSİNİ REHBER EDİNDİK
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 1. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde konuşan Erdoğan, AK Parti’nin başında 13 yıl 13 gün vazife yaptığını belirterek, TBMM’de mazbatasını alıp yemin ederek 12 cumhurbaşkanlığı görevini üstleneceğini söyledi. AK Parti hareketinin içerisinde Abdülhamid Han’ın dirayeti, Fatih Sultan Mehmet’in kahramanlığı, Sultan Alparslan’ın imanı bulunduğunu söyleyen Erdoğan, “Bu harekette Gazi Mustafa Kemal’in ufku ve hayalleri var. Bu harekette Adnan Menderes, eski başbakanlarımızdan Necmettin Erbakan’ın da alın teri var. Bu harekette eski başbakan ve cumhurbaşkanlarımızdan merhum Turgut Özal’ın da emeği var. Bu hareket 14 asır önce Mekke’nin yalçın dağlarına inzal olmuş Allah kelamını ve nebisini kendisine rehber edinmiş bir harekettir. Bu hareket Ahmet Yesevi’den, Mevlana’ya; Hacı Bektaş’tan Hacı Bayram’a; Yunus’tan Uzun Ali’ye; Nazım Hikmet’ten Necip Fazıl’a; Mehmet Akif’ten Sezai Karakoç’a kadar o bereketli pınarlardan beslenmiş bir harekettir. Bu dava mensuplarıyla şereflenmez, tam tersine mensuplarına şeref verir.” dedi.
İHANET EDENLER ONURSUZCA YOK OLUP GİTTİLER
“Ben yoksam dava da yok” diyenin baştan kaybedeceğinin altını çizen Erdoğan, “Ben olmasam dava ilerleyemez diyen davanın ruhunu özünü anlayamamıştır. Bu dava ancak benim ismimle ayakta kalabilir, benim ismimle şereflenir diyen kibir tuzağına düşmüştür. İstişareyi, danışmayı, ortak aklı dışlayan; ortak kararları şahsi beklentileriyle uyuşmadığı için beğenmeyen bu kutlu davaya haksızlık etmiştir. Zira bu dava hiçbir zaman koltuk davası olmamıştır. Tarih davasına ihanet edenlerin nasıl onursuzca yok olup gittiğinin örnekleriyle doludur. Bizim yakın tarihimiz partisine ihanet edip zillete düşen isimlere şahit olmuştur. İşte onları hiç kimse hatırlamıyor ve hatırlamayacaktır. Onların iftiralarını hiç kimse hatırlamayacak. Okyanus ötesinden gelen telefonlarla istifa edenleri, darbecilerin tehditlerine boyun eğenleri, darbecilerin getirdikleri haberlere inananları bugün kimse hatırlamıyor ve hatırlamayacak.” dedi.
BAŞKALARININ OYUNCAĞI OLANLAR ÇOKTAN UNUTULDU
Safını cesaretten yana belirleyenlerin haklı gururlarıyla yanlarında olduklarını hatırlatan Erdoğan, “Başkalarının oyuncağı olanlar ise çoktan unutuldular. Ama unutulmaya namzet adaylar da yok değil. Onlar da vakti, saati geldiğinde inanıyorum ki o çöplüğün içinde yerlerini alacaklar. Bu büyük dava, kadim dava nice isimler gördü, nice isimlere şahit oldu. O isimlerin hepsi geldi ve geçti, ama dava işte burada. Bugün de bundan sonra da isimler değişecektir. Hiçbirimiz bu dünyada baki değiliz, hepimiz faniyiz. Bu davaya emek sarfedenler hayırla yad edilecek. Bu dava uğruna canını malını ortaya koyanlar hiç unutulmayacak. Bu dava dairesi içinde eser bırakanlar asırlarca hatırlanacak. Şahsımı da buradaki tüm yol arkadaşlarımı da bu davanın neferleri olarak her zaman hayırla hatırlanmamızı bizlere nasip etsin.” diye konuştu.
BAŞÖRTÜSÜ ZULMÜNÜ ORTADAN KALDIRDIK
Siyaset üzerindeki vesayeti kaldırdıklarını belirten Erdoğan, “Devletle milleti barıştırmanın üzerinde durduk. Yaşam tarzlarına müdahaleleri kaldırdık. Başörtüsü zulmünü bu ülkede yaşadık. Devlet dairesine başörtülü giremez. Bu zulmü ortadan kaldırdık. Ne oldu ülke bölündü mü?” dedi. Başbakan olarak son gününde bir kez daha musafaha için elini uzattığını söyleyen Erdoğan, “Bunu şahsım için yapmıyorum. Bunu partim adına yapıyorum. Sizin yaşam tarzlarınızı biliyorum, biz de sizlerin bizleri anlamınızı istiyoruz. Nasıl tahkir edildiğimizi, nasıl dışlandığımızı anlamanızı istiyorum. Biz gönüllerimizi sizlere açtık. Sizler de bizlere gönüllerinizi açın. Her türlü gerilim ve kamplaşma Türkiye’ye zarar verdi. Siyasetimiz, üslubumuz farklı olabilir ama biz bu toprakların evlatlarıyız.” dedi.
PARALEL YAPI HUKUKEN TASFİYE EDİLECEK
Paralel devlet yapılanmasının siyasi temsil yetkisine sahip olmadan kamu gücünü kullanarak meşru, demokratik siyaseti tahrip etmek istediğini söyleyen Erdoğan, “Siyaseti şekillendirmek arzusundadır. Bu anlamda paralel yapı tipik bir bürokratik vesayet girişimidir. CHP ve MHP’nin işbirliği yapmaları hem eski Türkiye özlemlerinin hem de bürokratik vesayetle aynı düşünmelerinin sonucudur. Siyaset bu vesayete taviz veremez. 17 ve 25 Aralık operasyonları bürokratik vesayetin darbe girişimidir. Bürokratik vesayetin karşısında AK Parti cesaretle durmuş ve etkisiz hale getirmiştir. Devlet içindeki paralel yapı siyaseten mahkum olmuştur. Türkiye’nin son iki seçimi bir anlamda paralel yapının siyaseten tasfiyesi olmuştur. Bu yapıyı hukuken de tasfiye etmeliyiz.” dedi.
HÜKÜMETİN BAŞARISI İÇİN KATKI VERECEĞİM
Hükümete olan desteğinin süreceğini söyleyen Erdoğan, “Şahsım bu partinin kurucu genel başkanı olarak, gönüllüsü olarak, bu partiye emek vermiş nefer olarak her daim sizlerle olacağım. Sizlerle birlikte yürüyeceğim. Anayasa dairesinde şüphesiz ki tarafsızlığımızı zedelemeden iktidarımıza destek ve katkılarımı sunacağım. Hükümetin başarısı için de her aşamada katkı vereceğim. Cumhurbaşkanının görevi hükümetin önünü açmaktır. Bunun bedelini ödeyen bir başbakan olarak ben hükümetin sıkıntılarını yaşamış bir insanım. Şimdi yeni hükümet bunları nasıl Abdullah Bey döneminde yaşamadıysak şimdi de yaşatmayacağız. Teşkilatımızın yeni genel başkanın yanında duracağına inanıyorum.” dedi.
DAVUTOĞLU EMANETÇİ DEĞİL
Davutoğlu’nun bir emanetçi olmayacağını hatırlatan Erdoğan, “Davutoğlu’nun üstleneceği vazifeyi hakkıyla yerine getireceğine inanıyorum. Sayın Davutoğlu bir emanetçi değildir. Bunun böyle bilinmesini istiyorum. AK Parti tek adam partisi olmadı olmayacak. Kurulduğu günden itibaren AK Parti istişare ile ortak akılla karar alan parti oldu. En tepede kimin olduğundan ziyade birlikte yol yürünen arkadaşlar ve teşkilat asıl önemli olandır. Başarı da başarısızlık da tek tek isimlere değil partiye yazılacaktır. Genel Başkan yarından itibaren teşkilatı kucaklayacak. İlk hedef 2015 seçimleri, ikinci hedef 2019 sonrasında da 2023 seçimleri.” diye konuştu.
Hukuk bir avuç Haşhaşiye bırakılamaz
Yargının demokratik meşruiyet temelinde yeniden yapılandırılması gerektiğini dile getiren Erdoğan, “HSYK’da bakıyorsunuz 3. dairede böyle bir farklı uygulama var. Bu ülkenin başbakanını twitlerle tahkir eden bir savcıya dava açmamak suretiyle kendisi orada farklı bir korumacılığın içine giren sorumsuzdur. Bu kadar sorumsuz olan bir kişiden adalet bekleyebilir misiniz? İşte bunların hesabının sorulacağı günler de yakındır. Yargıtay Başkanlar Kurulunun düşünebiliyor musunuz bu ülkede kalkıp da hem siyasete hem de halkın seçtiği cumhurbaşkanına karşı son derece nezaketsiz tavırları eski Türkiye’nin alışkanlığıdır. Hukuk sistemi bir avuç haşhaşinin şantajına mahkum bırakılamaz. Kime çalıştığı, kimin çıkarları adına ülkesine ihanet ettiği belli olan Pensilvanya hukuk sistemine emir veremez, talimat veremez.” dedi.
HAKİM VE SAVCILAR İÇLERİNDEKİ HAŞHAŞİLERİ TEMİZLEYECEK
Türkiye’nin hukuk sisteminin Hasan Sabbah benzeri örgütün mensuplarının oyuncağı olamayacağını söyleyen Erdoğan, “Bu ülkenin savcıları vicdanıyla hareket eden vatanseverlerdir. Bu hakim ve savcılar inanıyorum ki aralarındaki haşhaşileri temizleyecektir. Cumhurbaşkanlığı makamı, yeni hükümetimiz ve siyaset kurumu vatana ihanet eden bu paralel yapıyla aynı zamanda vesayetle kararlı şekilde mücadeleyi sürdürecektir. Devlet içinde paralel devlete çetelere, mafyatik örgütlenmelere asla prim verilmeyecektir.” dedi.
PARALEL YAPI MENSUPLARI KENDİLERİNİ SORGULASIN
Paralel yapının tabanındakilere de mesajlar veren Erdoğan, “Paralel yapının tabanındakiler lütfen kendilerini sorgulasınlar. Lütfen mensubu oldukları yapıya sorsunlar. Pensilvanya’daki zata ilişkin soruları cesaretle sorsunlar. Ey Pensilvanya’daki zat, sen bu Türkiye’yi seviyor musun? Eğer seviyorsan neden Pensilvanya’dasın. Seviyorsan o zaman Türkiye’ye gel deyin.
Pensilvanya herhalde bu vatanın topraklarından daha güzel olamaz. Niye oradasın? Gel Erzurum’a, gel İstanbul’a, gel Konya’ya, gel Edirne’ye… Niçin Pensilvanya? İnzivaya çekilmekse herhalde buralar oralardan daha çok anlamlı olur. Hizmet diyerek yola çıkan yapının Milli İstihbarat’a neden kastettiğini hükümete neden darbe yapmak istediğini sorgulasınlar. Bu yapının uluslararası bağlantılarını sorgulasınlar. Bu yapının başörtüsüne Filistin davasına yaklaşımını sorgulasınlar. Bunu yaparlarsa yanlışı görecekler ve AK Parti’nin kendi partileri olduğunu görecekler. Allah zihinlerini açsın, gönüllerini açsın diye dua ediyorum.” dedi.
PARALEL YAPI TASFİYE EDİLECEK
Paralel devlet yapılanmasının siyasi temsil yetkisine sahip olmadan kamu gücünü kullanarak meşru, demokratik siyaseti tahrip etmek istediğini söyleyen Erdoğan, “Siyaseti şekillendirmek arzusundadır. Bu anlamda paralel yapı tipik bir bürokratik vesayet girişimidir. 17 ve 25 Aralık operasyonları bürokratik vesayetin darbe girişimidir. Bürokratik vesayetin karşısında AK Parti cesaretle durmuş ve etkisiz hale getirmiştir. Devlet içindeki paralel yapı siyaseten mahkum olmuştur. Türkiye’nin son iki seçimi bir anlamda paralel yapının siyaseten tasfiyesi olmuştur. Bu yapıyı hukuken de tasfiye etmeliyiz.” dedi.
İHANETİN HESABINI SORMAK BOYNUMUN BORCU
Yeni başbakanın da paralel devlet yapılanması ile mücadelede son derece kararlı ve cesur olacağını söyleyen Erdoğan, “Yeni genel başkan ve başbakanın seçilmesinde bir çok kriter yanında paralele karşı duruşu da etkili olmuştur. Çünkü millet bizden bunu bekliyor. Millet bize bu yönde görev verdi. Türkiye’ye karşı haince duruş sergileyenler bunun hesabını mutlaka ama mutlaka verecekler ve vermeye başladılar. Hiç kimse yeni hükümetten bu konuda farklı bir duruş beklemesin. İhanet cezasını alacaktır. Cumhurbaşkanlığı makamında bu ihanetin hesabını sormak benim de boynumun borcudur. Bu konuda kimse cumhurbaşkanlığı makamında benim sessiz kalmamı beklemesin. Hiçbir taviz vermeden hükümetin bu hesabı soracağına inanıyorum. Yüksek yargıdaki ayak oyunlarının hiçbir anlamı yoktur. Haşhaşi yapılanmaya göz yummayacağız. Hakim ve savcılarımızın da milletle aynı istikamete bakacağını biliyor ve bu meselenin çözüleceğine inanıyorum.” diye konuştu.