Erbakan Hoca olsa ‘hadi oradan’ derdi! Özgür Özel ve Mahmut Arıkan arasında fikir birliği
Dünya devleri Orta Doğu’da nükleer savaşın eşiğine gelmişken, Türkiye’nin dört bir yanı ateş çemberiyle sarılıyken; CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Saadet Partisi'nin lideri Mahmut Arıkan, milli güvenliği hiçe sayarak ‘erken seçim’ korosu kurdu. Ülkenin bekası için kenetlenilmesi gereken bir dönemde, Türkiye’yi dış politikada zayıflatacak ve içeriye hapsedecek bir seçim dayatmasıyla sahneye çıkan şer ittifakı, ‘Sanki Türkiye'nin partisi değil, dış güçlerin sözcüsü’ dedirtti.
Kendi partisi içindeki taciz, rüşvet ve yolsuzluk skandallarıyla çalkalanan, Ankara ve İzmir belediyelerindeki usulsüzlük dosyalarıyla köşeye sıkışan Özgür Özel, gündemi değiştirmek için yine sandık edebiyatına sarıldı. Saadet Partisi Genel Merkezi’nde Mahmut Arıkan ile gizli kapılar ardında 1 saat görüşen Özel, toplantı çıkışında Türkiye'nin elini zayıflatacak bir iç siyasi krizin fitilini ateşlemeye çalıştı.
KENDİ PİSLİKLERİNİ ÖRTMEK İÇİN MİLLETİ SANDIKLA TEHDİT EDİYORLAR
Özgür Özel, partisindeki "kanser hücresi" gibi yayılan yolsuzlukları temizlemek yerine, devleti yönetememe iftirasıyla milli iradeye parmak salladı. Kendi belediye başkanları hakkında verilen soruşturma izinlerini "devlet imkanları" yalanıyla perdelemeye çalışan Özel’e en büyük destek, Erbakan Hoca’nın mirasını CHP’ye stepne yapan Mahmut Arıkan’dan geldi. Arıkan, "2002 koşulları mevcut" diyerek, Türkiye’yi istikrarsızlığa sürükleyecek bir sürecin tetikçiliğine soyundu.
ERBAKAN HOCA OLSA 'HADİ ORDAN' DERDİ
Milli Görüş gömleğini çıkarıp CHP’nin vagonu haline gelen Saadet yönetimi, Özgür Özel ile "fikir birliği" yaparak tarihinin en büyük savrulmasını yaşadı. Erbakan Hoca’nın ömrünü adadığı "Büyük Türkiye" idealini, CHP’nin vizyonsuz siyasetine kurban eden Arıkan, Anadolu’nun feryadından bahsederken aslında kendi partisinin eriyen tabanının sessiz çığlığını görmezden geldi.
ÖZGÜR ÖZEL'İN SKANDALLARI BİTMEK BİLMİYOR
Her yaptığı açıklama ile yeni bir skandala imza atan Özel, "Sandıktan kaçmak, milletten kaçmaktır. Bu yüzden bir an önce, bu ara seçimin yapılıp, milletin sesinin duyulması gerekir" dedi.
Özel ve beraberindeki heyet, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ı parti genel merkezinde ziyaret etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşme, yaklaşık 1 saat sürdü. Görüşmenin ardından Özel ve Arıkan, ortak basın toplantısı düzenledi. Özgür Özel, önümüzdeki günlerde partilerin, heyetler halinde birbirlerini ziyaret ederek siyasi etik yasası teklifini Meclis'in gündemine taşıyacaklarını söyledi.
Özel, "Bugün de Anayasa'nın amir hükmü gereğince bir ara seçim yapılmasının zorunluluğu konusunda hemfikiriz. Tabii burada esas hemfikir olduğumuz; ara seçim gündeminin bir anayasal zorunluluk olduğu. Ancak temel mesele, Türkiye'nin bir an önce erken seçime gitmesi. Artık Türkiye’yi yönetemeyen ve Türkiye’yi her geçen gün biraz daha yoksul, gençlerini biraz daha umutsuz kılan ve Türkiye’de yaşayan kimsenin memnun olmadığı bu yönetimin bir an önce değişmesi için bir erken seçim olması gerektiği ortada. Erken seçim talebi elbette ara seçim talebini ortadan kaldırır. Ancak iktidarın erken seçim yapmak için bir zorunluluğu, daha doğrusu bir anayasal zorunluluğu olmadığı için onlar bir erken seçim kararı alana kadar anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz" dedi.
"MAKAM İLE USULSÜZLÜĞÜ BİR TUTMAYA ÇALIŞTI"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında patlak veren "araç usulsüzlüğü" soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamada skandal bir benzetmeye imza attı. Ankara Adliyesi ve İçişleri Bakanlığı’nın titizlikle yürüttüğü soruşturmayı sulandırmaya çalışan Özel, bir belediye başkanının Karabük mitingine belediye imkanlarıyla gitmesini aklamak için devletin zirvesini hedef aldı. Cumhurbaşkanlığı makamının protokol ve güvenlik gerekliliklerini, bir belediyenin şahsi siyasi faaliyetlerdeki usulsüzlüğüyle aynı kefeye koyan Özel’in bu tavrı "yavuz hırsız ev sahibini bastırır" dedirtti.
Saadet Partisi ziyareti sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Mansur Yavaş’ın Karabük mitingi için Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait araçları kullandığına dair somut iddiaları ve verilen soruşturma iznini görmezden geldi. Kendi belediyelerindeki kamu zararı ve usulsüzlük dosyaları bir bir açılırken, Özel savunma yapmak yerine yine 2023 seçimleri üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saldırmayı tercih etti.
Özgür Özel, devletin en üst makamı olan Cumhurbaşkanlığı’nın yasal haklarını ve devlet protokolünü "seçim yasaklarını çiğnemek" olarak niteleme gafletinde bulundu. Mansur Yavaş’ın Karabük’e belediye aracıyla gitmesine yönelik hassasiyeti "takdireşayan" diyerek alaya alan Özel, şu skandal ifadeleri kullandı:
"Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı olarak her yere devletin tahsis ettiği araçla gidiyordu... Demokrasinin gereği olan hiçbir kurala uymaksızın devletin bütün imkanlarını, protokollerini kullanıyordu. Bu konudaki uyarılara hassasiyet göstermemiş olanların, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bir aracının kullanılıp kullanılmadığı konusundaki hassasiyetleri gerçekten takdireşayan."
'KURTULMUŞ'TAN GELECEK HAFTA İÇİN BİR RANDEVU TELEBİMİZ VAR'
Özgür Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile ara seçime ilişkin görüşeceğini aktararak, "Benim kendi takvimimde aslında bugün Sayın Numan Kurtulmuş’tan bir randevu talep etmek vardı. Kendisi de buna olumlu baktığını zaten ifade etmişti. Ancak hem dünkü cenazeden bugüne kalan görüşmeler ayrıca Ankara İl Başkanımız Sayın Ümit Erkol’a İzmir’de yapılan tutuklama üzerine tüm il başkanlarımızı Ankara’ya davet etmiştik. Şu an buradalar, grup toplantımızdan sonra da olağanüstü il başkanları toplantımızı yapacağız. Yarın da Barselona’daki toplantı için akşam saatlerinde Türkiye'den ayrılacağız ve dünyadaki tüm siyasi akrabalarımızla Barselona’da bir araya geleceğimiz çok önemli bir toplantı var. O yüzden Sayın Numan Kurtulmuş'tan gelecek hafta içi için bir randevu talebimiz var" dedi.
'ERKEN SEÇİM KAÇINILMAZ BİR SÜREÇ'
Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan da seçim tartışmalarına ilişkin, "Hiçbir muhalefet partisi, önünde bir seçim imkanı olması durumunda, seçimden kaçmaz. Her seçime hazırlıklı bir siyasi hareketiz. Sorunların çözümü ile alakalı palyatif çözümlerden ziyade kökten çözümlere ihtiyaç var. Erken seçim, Türkiye için kaçınılmaz bir süreç. Bütün sorunların çözümü için bütüncül yaklaşım ortaya konulmalı. Bugünkü bütüncül yaklaşımın adı erken seçim olmalı" diye konuştu.
'BAHÇELİ'NİN BÖYLE BİR SORUMLULUĞU VAR'
Mahmut Arıkan ayrıca "Külliye'deki gündem ile Anadolu’daki gündem arasında uzaktan yakından alaka olmadığını görmelerini tavsiye ediyorum. Eminim o gündemi görecek olsalar, insanların feryadını duyacak olsalar ne Sayın Kurtulmuş bu taleplerle ilgili kapıları kapatacaktır ne de iktidar erken seçim yapmama direncini sürdürebilecektir. 2002’deki erken seçim koşullarının fazlası bugün mevcut. O dönem MHP lideri Bahçeli, münferit kararıyla erken seçimi ilan etmiş, sonra diğer koalisyon ortakları devam etmiştir. Bugün de Bahçeli'nin böyle bir sorumluluğu var" açıklamasında bulundu.

