Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Fehmi Soğukoğlu, Afrin’de kurulan Mürid Hareketi’nin, bölgede etkin güç olan Fransız manda yönetimi ile bazı ağaları rahatsız ettiğini, dosta güven, düşmana ise korku verdiğini söyledi.
Mehmet Aytekin/Gaziantep Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Fehmi Soğukoğlu ile Afrin’de kurulan Mürid Hareketi hakkında çok özel bir röportaj gerçekleştirdik. Soğukoğlu, Mürid Hareketi’nin, Afrin’de etkin güç olan ve Fransız manda yönetimi ile iyi ilişkiler içerisinde bulunan bazı ağaları rahatsız ettiğini belirterek, kısa sürede gelişerek bir güç haline gelen Mürid hareketinin dosta güven, düşmana ise korku verdiğini söyledi.
"MİLLİ MÜCADELE" HAREKETİ
+“Mürid Hareketi” Türkiye kamuoyunda pek bilinmemektedir. Bu hareket hakkında kısa bir bilgi verir misiniz?
- Mürid hareketi, Kuzey Suriye’de ortaya çıkmış dinî, sosyal ve siyasî yönleri bulunan tasavvufî bir harekettir. Hareket 1929-1930 yıllarında günümüzde YPG’nin ana üssü haline gelen, o günkü adıyla Kürt Dağı veya Cebel Ekrad (bugünkü adıyla AFRİN) bölgesinde kurulmuştur. Öncelikle Fransız Manda yönetiminin bölgedeki yerel gücü mahiyetinde çalışan bazı ağalarla mücadele içerisinde bulunmuş, akabinde doğrudan Fransızları hedef alan bir “milli mücadele” hareketi haline gelmiştir.
+Hareketin kurucusu kimdir?
- Mürid hareketi, İbrahim Halil Efendi (Şeyh İbrahim Halil) tarafından kurulmuştur. Bu zât İzmit’te dünyaya gelmiş, küçük yaşlarda âlim bir zât olan babasının yanında İslâmî ilimleri tahsil etmiş, daha sonra içlerinde Şeyh Ahmed Hüsameddin, Şeyh Şerafeddin Dağıstânî, Suriyeli Şeyh Muhammed Ebu’n-Nasr gibi birçok mürşidden mütefeyyiz olmuş bir mutasavvıftır.
+İbrahim Halil Efendi’nin Kürt Dağı’na gidişi ne zaman ve nasıl olmuştur?
- İbrahim Halil Efendi 1928 yılında Suriye’de Ebu’n-Nasr Efendi’nin yanına gitmiştir. Bu zâtla olan istişaresi sonucunda Afrin bölgesine yerleşmiştir. O zamanlar bölgede kimseyi tanımamasına rağmen; derin manevî yönü, etkileyici hitâbeti, iknâ edici konuşmaları ve Davudî Kur’an okuyuşuyla çok kısa bir zaman içerisinde bölgedeki insanların mürşidi olmuş ve bir yıl içerisinde Kürt Dağı (Bugünkü AFRİN) bölgesinin tamamında azımsanmayacak sayıda insanı kendisine mürid olmuştur. Bu durum, bölgede etkin güç olan ve Fransız manda yönetimi ile iyi ilişkiler içerisinde bulunan bazı ağaları rahatsız etmiştir. Mürid Hareketinin ilk defa bu şekilde kurulmuş olduğunu ve kısa sürede gelişerek bir güç haline geldiğini söyleyebiliriz. Bu gelişim dosta güven, düşmana ise korku vermiştir.
MÜRİD HAREKETİ ENGELLENEMEDİ
+Müridlerin Fransızlarla olan mücadelelerinden biraz bahseder misiniz?
- Mürid Hareketi bölgedeki tüm köylere yayılıp, nüfuzunu artırınca ağalar bu hareketin kurucusu hakkında Fransızlara “Türkiye adına çalışmak”, Türkiye’yedeki yetkililere ise “tarikat faaliyetleri yürütüyor” diye şikâyetlerde bulunmaya başlamışlar. Bu şikâyetlerin artması üzerine İbrahim Halil Efendi Fransızlar tarafından tutuklanarak Türkiye’ye teslim edilir. Maalesef dönemin şartları ve ağalar tarafından yapılan aleyhte propaganda sebebiyle İbrahim Halil Efendi Türkiye’de de tutuklanır. Ancak bütün bunlar Mürid Hareketi’nin gelişmesine engel olamaz. Mürid Hareketi İbrahim Halil Efendi’nin bölgede tayin ettiği vekilleri Şeyh Hanif Arabû, Ali Galip ve Bekir Fehmi Efendi tarafından devam ettirilir. 1934-39 yılları arası Fransızlarla dolaylı olarak birçok çatışma yaşanır.
+Dolaylı çatışmadan kastınız nedir?
- Yani Fransızlar o tarihe kadar bölgedeki işbirlikçilerini (Ağaları) kullanarak müridlerle çatışmaktaydı. 1939 yılına gelindiğinde ise Mürid Hareketi bölgeyi tamamen kontrolü altına alınca, Fransız manda yönetimi bizzat müdahalede bulunmak zorunda kaldı. Müridlerle doğrudan çatışmaya girilmeden önce Suriye geçici hükümeti düşürüldü. Çünkü onlarla Mürid Hareketi arasında iyi ilişkiler vardı. Akabinde Fransız yönetimi bir yandan bölgeyi bombalarken bir yandan bütün köylerin boşaltılmasına yönelik uçaklarla broşürler dağıttı. Türkiye’ye cumhuriyet tarihindeki ilk iltica da bu tarihlerde olmuştur. O dönemde müridlerle Fransız güçleri arasında birçok çatışma yaşanır ve Fransızlar büyük zayiatlar verirler. Hatta Fransa’nın Suriye’den çekilmesinde Kürt Dağı (Afrin) halkının da etkisi olduğu söylenebilir.
+Öyleyse bugün PKK’nın ana üssü haline gelmiş bulunan Afrin bundan 70-80 yıl önce çok farklı bir durumda idi.
- Evet, bence oranın halkı üzerinde büyük bir oyun oynandı. Emperyalist güçler Kürt Dağı’nda kendilerine büyük zayiatlar verdirip oradaki planlarını bozan insanlardan, onların torunlarını kendilerine benzeterek intikam aldılar. Dini bütün insanlar öncelikle dinden uzaklaştırıldı, ırkçılık alabildiğince pompalandı, akabinde komünist bir partinin üyesi haline getirildiler. Bugün PKK saflarında çatışan batılı güçlerin ajanları da bu durumu açıkça teyit etmektedir.
Son olarak ne söylemek istersiniz?
"Bu günlerde ismini çokça duyduğumuz Burseya ve Parsa dağı ve diğer birçok yerler bundan 80 yıl önce Fransızlarla Müritler arasında yapılan bir savaşın alanıydı. Güya Kürtlere kucak açan emperyalist güçler o zamanlar bütün Kürt köylerini, asker-sivil demeden bombaladı. İşin en acı yanı ise daha sonra onların haklarının hâmisi gibi davranarak onları kendilerine benzetmeye çalıştılar. Bölge halkının bu tarihi gerçekten hareketle uyanmasını temenni ederim."