• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Dünyanın en eski tedavi usulü

Yeniakit Publisher
2018-10-24 18:01:00 -
Dünyanın en eski tedavi usulü

Bedenimiz üzerinde sayısız beyni uyaran noktalar var...


Bazen bu noktaları hemen her gün hepimiz bilip bilmeyerek basınç veya ovarak yaparak uyarıyoruz. Meselâ akşamları başımızın ön kısmı ağrıdığında gözlüklerimizi çıkartıp kaşlarımızın iç başlangıç alanını baş ve işaret parmağımızla uyarırız. Şakaklarınızı ovduğunuzu hatırlayın. Bazen de akşam yakınlarımıza omuzlarımızı ovdurmaz mıyız.. Olayın çıkış noktası bu.. Hassas noktalar üzerinden beyni uyarmak!

 Bedenimizde WHO (Dünya Sağlık Örgütü)'nünde resmi olarak kabul ettiği 361 ve 50'ye yakın da ekstra nokta var. Yine WHO tarafından kulakta 150'yi aşkın akupunktur noktası belirlenmiştir. Yüzde, ayakta, ellerde, bacakta, kolda, ensede velhasıl aklınıza gelebilecek her yerde böyle sayısız nokta var.

Uzman hekim şart

Akupunktur 3000 yıllık bir geçmişi olan tedavi usulü. 60'lı yıllarda "bilimsel budalalık" diyebileceğimiz bir dönemde ülkemizde bu usulü uygulamak isteyenlere karşı cadı avı başlatılmıştı. "Kocakarı yöntemi" diye alternatif tıbbî her yöntem karalanırken, akupunktur da bundan nasibini almıştı.

Bazı gazeteci kılıklı budala tipler yüzünden birçok insan cezaevlerini boyladı.

Fakat artık akupunktur tedavi üniversitelerde dahi okutulur hale geldi. Kürsüleri kuruldu.

KİMLER FAYDALANABİLİR?

Kuşkusuz herkese, her hastaya akupunktur uygulanmıyor.

Sigara bırakmak isteyenler

Obezite sorunu yaşayanlar

Migren ve çeşitli baş ağrısı çeken kişiler

Bel ve boyun fıtığı çekenler

Depresyon geçirenler

Sinüzit illeti olanlar

Yüz felci geçirenler

Omuz ve sırt ağrısı olanlar

Romatizmalılar

Alerjisi olanlar ve daha birçok alanda rahatsızlığı olanlar akupuntur tedavisinden faydalanabiliyor.

Öncelikle hasta uzman doktor tarafından muayene edildikten gerekli laboratuar ve radyolojik tahlillerden sonra teşhis konur. Hasta muayene masasına hastalığın yeri ve hastanın durumuna göre yüz üstü veya sırtüstü uzanır veya oturur.

Akupunkturda çok çeşitli iğneler var. Bunlardan en çok kullanılanı çelik iğnelerdir. Bu iğneler hemen hemen kıl inceliğinde ve aynı zamanda çok sivridirler.

İğnelerin uzunluğu 0,5–8 cm arasındadır. Kalınlıkları ise 0,16 ile 0,5 mm arasında değişir. İğneler genellikle bir kullanımlıktır.

Hekim çok özel bir yöntemle hiç acı duyurmadan cilt altı veya kas içine batırır.

Bazen bu noktalar 20–30 saniye uyarılıp iğneler çıkarılır. Çoğunlukla akupunktur iğneleri uygulandıktan sonra hasta genellikle sakin bir kabin veya odada 15 ile 45 dakika yatar.

Akupunkturda seansların sayısı hastalığın tipi, süresi ve hastanın yaşına göre farklılık gösterir.

Bu 3 ila 30 seans hatta daha uzadığı durumlarda olabilir. Genellikle 7–12 seans bir kür olarak kabul edilir. Her kür arasında 5 ila 10 gün ara verilir. Hastalığın seyrine göre kürlerin uzunluğu ayarlanır.

Bazı durumlarda kulaklara 5 ila 15 gün kalıcı raptiye biçiminde iğne uygulanabilir.

Özel durumlar

1- Bilhassa hamileliğin ilk 3 ayı içinde bazı akupunktur noktaları (alt karın ve bel noktaları gibi) kesin kullanılmaz, düşüğe neden olabilir. Yalnız hamilelik kusmalarında akupunktur kullanılabilir.

2- Ameliyat edilmesi kesin vakalarda,

3- Kanama hastalıklarında.(Hemofili gibi) kullanılmaz.

4- Kanserli vakalarda sadece ağrıyı azaltmak için kullanılabilir.

5- Pıhtılaşmayı azaltan (Antikoagülan) ilaçlar kullanan hastalarda dikkatli kullanmak gerekir.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23