• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Dünkü yargı kararları ve yorumları

25 Haziran 2014
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Adli tatile yaklaşıyoruz ama..

Verilen kararlar, yıl içindekilerden daha fazla dikkat çekiyor..

Dünkü kararlar, internet medyasının da tesiri  ile “şok şok” havasında sunuldu..

Oysa ortada “şok olacak” bir şey yoktu..

Balyoz davasının kararından başlayalım..

Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Balyoz sanığına beraat kararı verdi..

Paralelci arkadaşlar hemen başladılar: “İlk celsede 25 beraat”!

Sanırsınız ki, kararın hiçbir arka planı yok. Hiçbir evveliyatı yok..

Ben hatırlatayım..

Onlar utanırlar belki..

Yargıtay, taa Ekim ayında vermişti o kararı..

Yerel mahkeme de, ona uymuş oldu..

 25 beraatin kısa hikayesi, işte bu..

Ne yapacaktı yerel mahkeme?

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin bile..

Daha paralel yapı ile hükümet arasında bir tartışma yokken “Bunların hakkında ceza vermek için yeterli delil yok” dediği sanıkları..

Tekrar mı mahkum edecekti?

Haydi diyelim ki, “tekrar mahkum etmek” büyük cesaret ister..

Söylemek kolay..

Yargıtay’ın “beraat” dediği kişilere, yerel mahkeme, nasıl “mahkumiyet” diyecek?

Hukuken “diyebilme” yetkisi var da....

Çok ciddi gerekçeler lazım!

Veya yerel mahkeme, bozma kararına uymayıp, başka ne yapabilirdi? 

“Benim bunları mutlaka mahkum etmem lazım. Yargıtay ‘Beraat’ demiş. Bari ben de kıllık yapayım.. ‘Eksik deliller var’ gerekçesi ile, bunları biraz oyalayayım” mı diyecekti?

Bir mahkeme için, Yargıtay’ın oybirliği ile aldığı bozma kararından sonra verilecek karar netti: “Bozma kararına uyduk. Beraat kararı verdik”..

Mahkeme de, bu kararı verdi.

25 sanık için, bu dosya “hemen hemen” kapandı.

“Hemen hemen” diyorum.

Yeni deliller çıkarsa..

Yeniden hakim önüne gelirler..

Onu da hatırlatayım..

Yargıtay, 25 sanık için verdiği bozma kararının yanısıra..

Ayrıca 62 sanık için de..

“Bu sanıklar hakkında, ‘Ceza verilmesine gerek yoktur’ kararı verilmeli idi” demişti..

Ne demek, “Ceza verilmesine gerek yok” demek?

Aslında bu kişiler darbe yapmak istemişler.. Ama yap(a)mamışlar.. Savcılık soruşturmaya başlamadan önce, darbe yapmak fikrinden vazgeçmişler.. TCK 316/2’de, böyle durumlarda, ceza verilemeyeceği yazılı.. Bunu hatırlatıyor, Yargıtay..

Bir insanın “suç için hiçbir hazırlık yapmadığı, aklından suçu geçirmediği” durumu ile, “suç işlemeye karar vermesi, ama suçu işlemeden vazgeçmesi” aynı şeyler mi?

Hayır..

Devlet ikisi için de, ceza öngörmemiş olsa bile. Sanıklar için, “beraat” daha lehe bir karar..

Anayasa Mahkemesi, “Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman dinlenmeden, bu davada hiç kimsenin suç işleyip işlemediğine karar vermek mümkün değil!” deyince..

62 sanık için de..

“Önce darbe yapmaya karar verdiler sonra vaz mı geçtiler? Yoksa zaten darbe yapmaya hiç mi karar vermemişlerdi?” sorusuna cevap verebilecek yetkinlikte bir sonuca varabilmek için..

Yerel mahkeme, iki emekli generalin dinlenmesine karar verdi..

Bence paralel medya ne derse desin..

Bu karar da hukukun gereği..

Dün mahkemelerden bir karar haberi daha geldi..

Böcek soruşturmasında, daha önce serbest bırakılan 5 polisin tutuklanmasına karar verilmiş.

Önceki kararda da zaten, adli kontrol şartı vardı..

Kararı veren hakim, öncekine göre daha yetkili olduğuna göre..

Özellikle de, isnat edilen eylem, basit bir dinleme olmayıp, casusluğa kadar giden bir iddia olduğuna göre..

Tutuklama kararı, bazılarının dediği gibi, “Başbakan istedi, mahkeme tutukladı” anlamında yorumlanamaz.

Bunu söyleyenler, öncelikle, Dışişleri Bakanlığı’nın nasıl dinlendiğini..

MİT TIR’larının nasıl çevrildiğini..

Başbakan ile Adalet Bakanı arasındaki konuşmanın -içeriği ne olursa olsun- nasıl dinlendiğini izah etmeliler..

Bunlar izah edilmediği müddetçe de, bu suçlarla bağlantılı bazı isimlerin, dışarıda ellerini kollarını sallayarak gezmeleri, delillerin karartılması anlamına geleceğinden, tutuklama zorunludur. 

Dünkü kararların kısa özeti bu..

Görüyorsunuz ya..

“İlk celsede beraat” diye takdim etseler de, siz onlara inanmayın..

“Yargıtay, 8 ay önce onları zaten beraat ettirmiş” deyin..

“Hükümet Balyozcuları kurtarıyor” deseler de inanmayın..

Darbeye karışmayan insanların ceza alması bir haksızlık değil mi? Şu an hiçbir mahkeme, “Bu ülkede darbe hazırlığı yapılmadı” demedi ki. 

O denilirse, işte o gün konuşuruz, “Hükümet, darbecileri kurtarıyor” iddiasını..

Benim gördüğüm, 12 Eylül darbecileri mahkum oldu..

12 Eylül’ü mahkum ettirenler, kendilerine yapılmak istenen darbenin faillerini mi kurtaracak?

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23