• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Donmuş gıda ürünleri doğrudan taşıyıcı değildir

Yeniakit Publisher
2020-08-22 10:04:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Donmuş gıda ürünleri doğrudan taşıyıcı değildir

Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Tansel Şireli, Çin’in Brezilya’dan ithal ettiği donmuş gıdalarda koronavirüs tespit edilmesine ilişkin Akit’e yaptığı açıklamada, “Donmuş gıda ürünleri doğrudan bir taşıyıcı değildir. Birçok insanın gıdalara doğrudan temas etmesi ve son olarak gıdayı alan kişinin söz konusu ürüne temas ettikten sonra elini yıkamadan ağzına, gözüne, yüzüne sürdüğü zaman virüs hayatını sürdürecek canlı bir beden bulur ve bulaşmak için uygun koşulu yakalamış olur” dedi.

Çin’in Brezilya’dan ithal ettiği donmuş gıdalarda koronavirüs (Kovid-19) tespit edildiğinin açıklanması ile  bu yolla bulaş endişelerini yeniden gündeme getirirken, Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof .Dr. Tansel Şireli konuya ilişkin Akit’e özel açıklamalarda bulundu.

“Virüsün çoğalması için canlı materyal gereklidir”

Normal koşullarda gıda yoluyla Kovid-19’un bulaşma riskinin olmadığını söyleyen Prof .Dr. Tansel Şireli, “Gıdalar doğrudan bir bulaş kaynağı değildir. Ancak, insanlar her hapşurdukları zaman nasıl virüs partikülleri zemin üzerine tutunabiliyorsa ve o noktaya temas eden insana geçebiliyorsa gıdalarda da bu durum geçerlidir. Eğer söz konusu gıdaya temas ettikten sonra elinizi yıkamadan gözünüze, yüzünüze, ağzınıza sürdüğünüz zaman virüs uygun koşulu yakalamış olur. Virüsü dondurma işlemi öldürmek değildir. Tam tersine muhafaza yöntemidir. Ayrıca, soğuk ortamda çoğalma da olmaz. Virüsün çoğalması için canlı bir materyal gereklidir. Canlı olmadan çoğalması imkansızdır. Dondurulmuş gıdalarda da sadece virüs kendini muhafaza eder ve ona temas eden insan eğer hijyen kurallarına uymazsa virüs kendine canlı bir beden bulur ve bulaşmak için uygun koşulu yakalamış olur. Söz konusu ürünlerin paketlenmesi sırasında ürünü kontrol etmenin bir önemi yoktur. Önemli olan ürünü paketleyen çalışanların sürekli olarak kontrol edilmesi ve sağlığından şüphe duyulduğu an da görevden uzaklaştırılmasıdır. Sindirim sistemi ile virüsün hastalığı yayma durumu da yoktur. Burada önemli olan gıda maddelerine temas ettikten sonra hijyen kurallarına uyulmalıdır” şeklinde konuştu.

“Hijyen kurallarına uymak en temel esas olmalıdır”

Şireli şöyle devam etti; “Alınan ürünleri temel hijyen kurallarını uygulayarak temizleyebiliriz. Yıkanması uygun olmayan gıdaları yıkamakta yanlış bir uygulama olur. Eti yıkamak doğru değildir. Biz zaten eti çiğ olarak tüketmiyoruz. Bazı sebze ve meyveleri fazla yıkarsak ömürlerini kısaltmış oluruz. Buna da dikkat edilmelidir. Ürünleri dolaba yerleştirirken birbirlerine temas etmeyecek şekilde koymaya özen gösterilebilir. Ama bunu bir paranoyaya çevirip her seferinde yıkamak, dezenfekte etmeye çalışmak doğru değildir. Ayrıca dünya üzerinde bulunan tüm virüsler sıcağa dayanıksızdır. Normal güneş ışığında bile birçok virüs etkisini kaybeder. Normalde 56 santigrat derece virüsün yıkımlanmasına neden olur. Ancak biz 70-72 santigrat derecenin üzerinde yok olacağını söylüyoruz. Temel hijyen kurallarına uymak en temel esas olmalıdır. Hem ürünlere hem de kendimize temel hijyen kurallarını uygularsak virüsün yayılmasını durdurabiliriz”
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23