Diyarbakır halkıyla kucaklaşan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ziyaretini değerlendiren kanaat önderleri, “Bölge halkı devletin şefkat elini gördü. Başbakan ile Diyarbakır halkı bir kardeş kucaklaşması yaşadı. Bu ziyaret, bölgede umutları yeniden yeşertti” dedi.
MÜCAHİD GÜNDOĞDU / ANKARA - Terör örgütü PKK’nın hendek ve barikatlarla sokaklarını yakıp yıktığı Diyarbakır halkının yardımına Başbakan Ahmet Davutoğlu koştu. Başbakan Davutoğlu’nun Diyarbakır ziyaretini değerlendiren AK Parti Diyarbakır Eski Milletvekili Oya Eronat, “Sayın Başbakanımız Ulu Cami’de Cuma namazını kıldı. Cuma namazının ardından büyük bir kalabalık Başbakanımızı bağrına bastı. Başbakanımızın geleceği çok fazla duyurulmamasına rağmen Diyarbakır halkı akın akın Başbakanımıza koştu. Halk terör örgütüne ‘benim üzerimden elini çek’, ‘Ben devletimin yanındayım, Başbakanımın yanındayım’ dedi. Diyarbakır Başbakanımızla candan bir şekilde kucaklaştı” şeklinde konuştu.
HALK BAŞBAKANI BAĞRINA BASTI
Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen ise, “Önceki gün teröristler tarafından Diyarbakır’da bomba patlatılmasına rağmen gerçekleştirilen Sayın Başbakanımızın Diyarbakır ziyareti, terörle mücadele konusunda bir devlet duruşunu ve kararlılığını göstermiştir. Bu buluşma devlet-millet kaynaşması açısından tarihi bir dönüm noktasıydı. Halk Başbakanı bağrına astı. Bu ziyaretle bölgede devlet-millet kaynaşması sağlanmıştır. Başbakanımız bu ziyaretiyle Kürt kökenli vatandaşlara büyük bir güven aşılamıştır. Bölge halkı da Başbakanımızın bu kararlı tutumuna aynı kararlılıkla karşılık vererek, etnik ayrımcılığa ve ırkçılığa prim vermeyeceğini gösterdi” değerlendirmesinde bulundu.
UMUTLARIN YEŞERMESİNE VESİLE OLDU
Diyarbakır’ın önde gelen kanaat önderlerinden Molla Tayyip Elçi de, “Üç yıllık bir çözüm süreci oldu. O çözüm sürecinde çatışmaların durması ve kan akmaması vatandaşlarda büyük bir mutluluğa neden oldu. 7 Haziran’dan sonra yeniden başlayan bu çatışmalar halk üzerinde bir umut kırılmasına neden olmuştu. Vatandaş PKK’nın bu çatışma politikasına artık prim vermiyor. Bölge halkı bu kirli siyasete ‘Edi Bese’ (Yeter artık) diyor. İkinci bir çözüm sürecinin yeniden başlamasını istiyor vatandaşlar. Sayın Başbakanın ve Diyanet İşleri Başkanı’nın bölgeye gelmesi halk nezdinde büyük bir takdir görüyor. Bu buluşmalar kırılan umutları yeşertiyor, geleceğe yeniden umutla bakılmasını sağlıyor” sözlerini kaydetti.
BAŞBAKAN KARA PROPAGANDALARI BOŞA ÇIKARDI
6-8 Ekim olaylarında PKK’lı canilerin saldırısında yaralanan Yasin Börü’nün arkadaşlarından Yusuf Er’in babası Şahabettin Er, “Sayın Başbakanımızın Diyarbakır’a geleceğini öğrenince biz de bu kucaklaşmaya ortak olmak için Ulu Cami’ye gittik. Sayın Başbakana karşı Diyarbakır halkının öylesine büyük bir ilgisi vardı ki; kalabalıktan adeta izdiham oluştu. Başbakanımızın Diyarbakır’a gelmesi bölge insanının sahipsiz olmadığını gösterdi. Bu ziyaret aynı zamanda HDP’lilerin ‘hükümet Suriçi’ni kamulaştırdı’ şeklinde yaptığı kara propagandayı da boşa çıkardı” diye konuştu.
"CAMİYİ GÖRÜNCE KENDİMİ KAYBETTİM"
Teröristlerce ateşe verilen Fatih Paşa Camisi’ni görünce gözyaşı döken Gülseher Öner, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Diyarbakır’ı ziyaret edeceğini duyduğunda çok heyecanlandığını ancak rahatsız olduğu için görmeye gidemediğini söyledi. Teröristlerce yakılan tarihi Fatih Paşa Camisi’ni çok sevdiğini ve orada anıları olduğunu aktaran Öner, camide sürekli namaz kıldığını, sohbetlere gittiğini ve orada Kur’an dersi aldığını aktardı. Caminin yakılmış halini gördüğünde gözyaşlarını tutamadığını söyleyen Öner, “Camiyi gördüğümde kendimi kaybettim ‘Aman Allah’ım ne yapmışlar bu camiye?’ dedim. Ağladım, ağladım. Sonra Kur’an-ı Kerimler yanmış dediler. Komşuma, ‘Bak, bu camiyi ne hale sokmuşlar?’ dedim. ‘Cami yanacağına evim yansaydı. Allah’ın evi neden yandı?’ dedim” şeklinde konuştu. Örgüt mensuplarının camileri yakmasının kabul edilemez olduğuna işaret eden Öner, “Çok yanlış yaptılar, iki gözümüzü çıkardılar. Allah’ın evini bak ne hale soktular? Birçok cami yaktılar. Allah’ın kitaplarını yaktılar, biz Müslümanız o kitaplar bize gelmiş” dedi. Başbakan Davutoğlu’nun kendisi hakkında söylediği sözleri duyduğunda duygulandığını belirten Öner, “Allah, ondan razı olsun. Allah, uzun ömürler versin, iyi ki varlar, iyi ki bu milletin başındalar. Bu polisler ve askerler ölmesin. Yeter artık anaların, babaların ciğerleri yandı. Benim bir kitaplığım vardı içinde Hazreti Muhammed’in hayatını anlatıldığı kitaplar, diğer dini kitaplar ve Kur’an-ı Kerimlerim vardı ama hepsi toprağın altında kaldı. Kur’an-ı Kerimleri oradan çıkarmayı çok istiyordum ama çıkaramadım. Sur’un içinde evimizi tekrar yapsınlar, bize geri versinler. Tekrar kendi mahallemizde kalalım ve oraların havasını soluyalım. Bizim başka yerlerde işimiz yok” diye konuştu.
