Diyanet'e bilendi yine faka bastı! CHP, Mustafa Kemal'in yasağını unuttu
Mustafa Kemal'in kendi isminin hutbelerde okutulmasını yasaklayan kararnamesine rağmen CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda okunan cuma hutbesinde Mustafa Kemal'in isminin geçmemesi üzerinden Diyanet'i hedef aldı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda okunan cuma hutbelerinde Mustafa Kemal'in isminin geçmemesini eleştirdi. Mustafa Kemal'in 5 Mart 1924 tarihli kararname ile hutbelerde adından bahsedilmesini bizzat kendi imzası ile yasakladığını bilmeyen Ağbaba, "Her şeyimizi borçlu olduğumuz Atatürk’ün hutbelerden çıkarılmasını kınadığımızı söylemek istiyoruz." dedi. Ağbaba, sözlerinin devamında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ı da hedef aldı.
CHP, her cuma gününe denk gelen milli bayramlarda olduğu gibi bu 29 Cumhuriyet Bayramı’nda da hutbede Mustafa Kemal’in adının anılmadığı iddiasıyla vatandaşları Diyanet’e karşı kışkırtmaya çalıştı.
Mustafa Kemal'den 'hutbe' yasağı
Mustafa Kemal'in 5 Mart 1924 tarihli kararname ile hutbelerde adından bahsedilmesini bizzat kendi imzası ile yasakladığını bilmeyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, "Her şeyimizi borçlu olduğumuz Atatürk’ün hutbelerden çıkarılmasını kınadığımızı söylemek istiyoruz." açıklamasında bulundu.
Ali Erbaş'ı hedef aldı
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ı da hedef alan Ağbaba, "Diyanet İşleri Başkanı, siyasetin emir eri olmuş, adeta onların kılıçlığını yapan şahsiyet." ifadelerini kullandı.
İşte Mustafa Kemal'in hutbelerde kendi isminin zikredilmesini yasakladığı kararname:
‘Türkiye Reisi Cumhuru’ olarak bizzat kendi imzasıyla Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından Dahiliye Vekaleti’ne (İçişleri Bakanlığı’na) oradan da ‘Acele’ kayıtlı şifre telgraflarla valiliklere gönderilmiş kararnamede Atatürk, “Bundan sonra hutbelerde isim zikredilmeksizin “millet ve cumhuriyetin saadet ve selametine dua edilmesini” istiyor.
Duaların ‘millet ve Cumhuriyet’in selameti için yapılmasına ilişkin isteğin gerekçesine de hilafeti kaldıran yasal düzenlemede rastlanıyor. İlgili yasanın birinci maddesinde “halifeliğin hükümet, Cumhuriyet, yani TBMM’nin anlam ve kavramı içinde zaten saklı olduğu” belirtiliyor.

