Devlet Bahçeli: Ülkücü Türk gençliği var olduğu sürece bu millet çaresiz değildir!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen Türk Gençliği Kurultayı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Türk-İslam davasının genç nefeslerine şahitlik etmekten dolayı bahtiyar olduğunu söyleyen Bahçeli "Ülkücü Türk gençliği var olduğu sürece bu millet çaresiz değildir" dedi.
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından "İstiklalin Işığında Türk Yüzyılı'na" temasıyla Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen Türk Gençliği Büyük Kurultayı'nda önemli açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları şöyle;
Karşımda gördüğüm bu muhteşem manzaradan, bu salonu baştan başa kuşatan coşkudan, heyecandan ve ülkü sevdasından büyük bir kıvanç duyuyorum.
Yüce milletimizin yarınlarına, Türk İslam davasının genç nefeslerine, istikbalimizin şafak vaktine şahitlik etmekten dolayı bahtiyarım. Al bayrağın altında şahsiyetini inşa eden, Bozkurtlu mavi sancağın gölgesinde gençlik düşlerini büyüten, Kızıl Elma’nın ışığında istikbalimize yürüyen Türk gençliğiyle iftihar ediyorum.
Yüreğimde Ergenekon’un demirden dağları eriten kudretini, fikriyatında Malazgirt’in Anadolu’yu vatan kılan kararlılığını, istikametinde İstanbul’un çağ açıp çağ kapatan fetih ufkunu, adımlarında Samsun’un istiklal meşalesini taşıyan Türk gençliğini bu anlamlı günde burada görmek tarifsiz bir onur benim için. 19 Mayıs 1919’da Samsun ufkunda doğan Hürriyet Güneşi’nin 107 yıl sonra Türk gençliğinin gözlerinde nasıl parladığını hep birlikte idrak ediyoruz bugün.
TÜRK GENÇLİĞİ İŞTE BURADA DİMDİK AYAKTA
Türkiye Cumhuriyeti’ne biçim veren ülkücü hareketin nasıl dimdik ayakta kaldığını işte bu muazzam tablo eşliğinde buradan ilan ediyoruz. Ne mutlu bizlere. Hasretini çektiğimiz, dualarda dilediğimiz, sabırsızlıkla beklediğimiz, sonuna kadar güvendiğimiz o Türk gençliği işte karşımda, dimdik ayakta. Bu gençlikle ne kadar sevinsek, ne kadar övünsek, ne kadar iftihar etsek azdır.
Bu salonu dolduran alnı ak, aklıselim sahibi, kalbi sağlam, azmi aşikâr, niyeti halis olan, bütün samimiyetimle kendileriyle gurur duyduğum sevgili asenalar, sevgili bozkurtlar, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen Türk Gençliği Büyük Kurultayı münasebetiyle hepinizi en kalbi duygularımla, muhabbetle ve hürmetle selamlıyorum. Her birinizi teker teker bağrıma basıyorum. Hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz diyorum.
Başta Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım olmak üzere, Ülkü Ocakları'nda yetişmiş ve neslimizi burada tertemiz yetiştirmeye devam eden tüm dava ve yol arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
ÜLKÜ OCAKLARI İRFAN KAPISIDIR
Evlatlarım, 19 Mayıs 1919 Türk milletinin tarih sahnesinde yeniden doğrulduğu, kaderine vurulmak istenen esaret zincirini parçaladığı, emperyalizmin kurduğu vesayet oyunlarını elinin tersiyle ittiği kutlu bir başlangıçtır. Mondros'un ağır hükümleri milletimizin sırtına hançer gibi saplanmış, Anadolu'nun dört bir yanı işgal heveslilerinin kirli hesaplarıyla sarmalanmıştı. Vatan toprağı işgalcilerin postallarıyla çiğnenirken, ihanetin ağları İstanbul'dan Musul'a, Erzurum'dan Selanik'e kadar uzanmış, mandacıların himaye hevesleri, ayrılıkçı cemiyetlerin teslimiyet hesaplarıyla çepeçevre kuşatılmıştı. İstanbul'un semalarına işgalin ağır gölgesi çökmüş, ordunun imkânları mütareke şartlarıyla budanmış, vatan sevdalılarının sabrı taşmıştı. Vatan ve hürriyet şairimiz Namık Kemal milletin sızısına şöyle ses veriyordu. "Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini. Yok mudur kurtaracak bahtı kara mâderini." İşte Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'da attığı ilk adım, bu suale verilmiş en büyük cevaptır.
Ülkü Ocakları terbiye kapısıdır. Ülkü Ocakları irfan eşiğidir. Ülkü Ocakları sığınaktır. Ülkü Ocakları mekteptir. Bu mektebin tarihi Türk Milleti'nin son yüzyılda verdiği varoluş mücadelesinin gençlik cephesidir.
CENK MEYDANLARI ARTIK SİBER SAHADIR
Çağ değişmiştir. Cenk meydanları siber sahaya eklemlenmiştir. Kılıcın yanına algoritma sancağın yanına yazılım eklenmiştir. Günümüzde karargahlar artık teknoloji merkezleridir. Savaşın bir cephesi bazen bir laboratuvar masasında bazen milli bir yazılımda bazen bir İHA kanadında bazen bir yarış aracının motorundadır. Bunun içindir ki Ülkü Ocaklarının teknoloji alanındaki hamleleri Türk Gençliğini çağın öznesi yapma gayretidir.
Biliyoruz ki küçük hedefler büyük milletlere yakışmaz. Türk gençliği dar ufuklara sığmaz. Gündelik kavgalara sıkışıp kalmak Ülkücü şuura yakışmaz, biliyoruz ki Ülkücü Türk gençliği varsa Türk Milleti çaresiz değildir.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE'NİN YÜKÜ OMUZLARIMIZDA
Böyle bir zamanda ülkücü bir genç olmak ve ülkücü kalmak hiç kolay değildir. Dosdoğru kalan her bir gencimizi tebrik ediyorum. Ülkücü gençlik başı boş öfkenin köksüz arayışların değil disiplinin edebin adıdır.
Bugün Terörsüz Türkiye için aldığımız yük omuzlarımızda durukken evlatlarımızın geleceğini güvenceye almanın sizlere düşen vazife her zamankinden daha büyüktür. Bu yük siyasi bir hedef değildir. Anaların göz yaşını dindirmenin kardeşliği bu topraklarda yeniden tahkim etmenin ve Türk Milleti'nin bin yıllık birliğini ebediyete taşımanın Kızıl Elmasıdır. Onun için sizden isteğim şudur: kardeşlik bağlarınız sağlam, mukavemetiniz sağlam dik duruşunuz tavizsiz olsun. Türk'ün Türk'e küseceği, sırt döneceği çağ mıdır? Bin kere hayır... Bugün küslük değil, kenetlenme zamanıdır. Bugün alınma değil adanmışlık zamanıdır. Bizi unutup, ben diyenlerin yolu değildir. Alkış için değil, Allah için baş koyanların yoludur. Yolunuz uzasa da gözleriniz hayattan ayrılmasın.




