Dertleri rektör değil ideolojik saltanat
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Gezi’de birkaç ağacı bahane ederek ülkeyi yangın yerine çevirmeye yeltenen azgın azınlık, şimdi de Boğaziçi Üniversitesi’ndeki rektörlük seçimini bahane ederek, bir yandan kaos ortamı oluşturmaya, bir yandan da üniversitedeki ‘ideolojik’ saltanatlarını sürdürmeye çalışıyor. Melih Bulu’nun görevden alınmasına rağmen eylemlerine devam eden militan akademisyenler, Bulu’nun yerine gelecek rektörün kendi zihniyetlerinde olması için provokasyonlarına devam ediyor.
Resul Ekrem Şahan - Oğuzhan Gültekin
Gezi eylemlerinde birkaç ağacı bahane ederek Türkiye’yi yangın yerine çeviren vesayetçi azgın azınlık, şimdi de Boğaziçi Üniversitesi Rektör seçimini bahane ederek Türkiye’yi yeniden vesayetçi sisteme geri döndürmek istiyor. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki vandallığın kışkırtıcılarının başında gelen, aynı üniversitenin öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Say, “Biz kitabına uydurur kendi rektörümüzü seçerdik” sözleriyle, akademik kadronun, o saltanatın dağıtılmamamasını, kendi seçtiği hocaların üniversitede çoğunlukta olmasını amaçlıyorlardı.
Akademisyenlerin görevinin öğrencileri tahrik etmek olmadığının altını çizen Eğitimci-Yazar Tarık Sezai Karatepe, “CHP, Cumhuriyet ve Birgün gibi gazetelerin Melih Bulu’nun görevden alınmasını bir zafer olarak nitelendirmeleri boşunadır. Çünkü onların bu güne kadar Boğaziçi Üniversitesi’nin gelişmesine katkıları olmamıştır. Çünkü onlar Boğaziçi Üniversitesi’ni kendi çiftlikleri gibi görmüşler ve ÖDTÜ benzeri bir yapılaşma içerisine gitmişlerdi. Boğaziçi Üniversitesi ve ÖDTÜ’nün dünyada başarılı üniversiteler sıralamasında bir yeri yok. Onlar bilim üretmekten çok ideoloji üretmek, Kemalist ideolojiyi ayağa kaldırmak gibi bir hedef içerisindeydiler. Siz zaten 5-10 günlük eylemden sonra eylemleri bırakmıştınız. 180 gündür neredeydiniz? Bu işi sahiplenmeleri boşunadır. Eylem yapan eğitimcilerin amacı öğrenci yetiştirmek, akademik becerilerini ortaya koymak değildir. Akademisyenin görevi öğrenciyi tahrik etmek, öğrenciyi maşa olarak kullanmak değil. Kariyerini ortaya koymaktır. Öğrenciler üzerinden kendilerine bir alan açma yoluna gidiyorlar” şeklinde konuştu.
Ciddi oyunlar oynanıyor
TİMAV Genel Başkanı Ecevit Öksüz de, “Türkiye’de son dönemde birçok olayda ciddi anlamda provokasyonlar, algı operasyonları, milletin irfanını etkilemeye yönelik ciddi oyunlar oynanıyor. Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Sayın Melih Bulu, Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiri ile o üniversiteye atanmıştır ve yine Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiri ile görevinden alındı. Bu asla ve asla bir geri adım atmak, birilerinin zafer kazanması veya birilerinin yenilmesi olarak değerlendirilemez. Bu durumu bir zafer olarak değerlendirmek yersizdir. Kabul edilemez. Böyle bir hevese girecek olurlarsa bu hevesleri kursaklarında bırakacak bir Cumhurbaşkanına sahiptir bu millet” değerlendirmesinde bulundu.

