• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Deprem neden olur? Fay hattı nasıl oluşur?

Yeniakit Publisher
2020-01-27 10:30:00 - 2020-01-27 10:35:51

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Deprem neden olur? Fay hattı nasıl oluşur?

Türkiye Elazığ depremiyle bir kez daha deprem gerçeğiyle yüzleşti. Deprem sonrası hem devlet hem de tüm ülke deprem zedeler için seferber oldu. Peki nedir bu deprem? Deprem neden olur? Fay hattı nedir? Fay hattı nasıl oluşur? Türkiye deprem bölgeleri neler? Fay hatları nereden geçiyor?

Türkiye Elazığ depremiyle bir kez daha deprem gerçeğiyle yüzleşti. Deprem sonrası hem devlet hem de tüm ülke deprem zedeler için seferber oldu. Peki nedir bu deprem? Deprem neden olur? Fay hattı nedir? Fay hattı nasıl oluşur? Türkiye deprem bölgeleri neler? Fay hatları nereden geçiyor?

Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayına “deprem” denir. Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uğrayacak şekilde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır. Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yeryuvarı içinde ne şekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalına sismoloji denir.

Deprem nasıl oluşur?

Dünyanın iç yapısı konusunda, jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonucu elde edilen verilerin desteklediği bir yeryüzü modeli bulunmaktadır. Bu modele göre, yerkürenin dış kısmında yaklaşık 70-100 km.kalınlığında oluşmuş bir taşküre (Litosfer) vardır. Kıtalar ve okyanuslar bu taşkürede yer alır.Litosfer ile çekirdek arasında kalan ve kalınlığı 2.900 km olan kuşağa Manto adı verilir. Manto'nun altındaki çekirdegin Nikel-Demir karışımından oluştuğu kabul edilmektedir.Yerin, yüzeyden derine gidildikçe ısının arttığı bilinmektedir. Enine deprem dalgalarının yerin çekirdeğinde yayılamadığı olgusundan giderek çekirdeğin sıvı bir ortam olması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Manto genelde katı olmakla beraber yüzeyden derine inildikçe içinde yerel sıvı ortamları bulundurmaktadır.

Levhalar nasıl oluşur?

Taşküre'nin altında Astenosfer denilen yumuşak Üst Manto bulunmaktadır. Burada oluşan kuvvetler, özellikle konveksiyon akımları nedeni ile, taş kabuk parçalanmakta ve birçok "Levha"lara bölünmektedir. Üst Manto'da oluşan konveksiyon akımları, radyoaktivite nedeni ile oluşan yüksek ısıya bağlanmaktadır. Konveksiyon akımları yukarılara yükseldikçe taşyuvarda gerilmelere ve daha sonra da zayıf zonların kırılmasıyla levhaların oluşmasına neden olmaktadır. Halen 10 kadar büyük levha ve çok sayıda küçük levhalar vardır. Bu levhalar üzerinde duran kıtalarla birlikte, Astenosfer üzerinde sal gibi yüzmekte olup, birbirlerine göre insanların hissedemeyeceği bir hızla hareket etmektedirler.

Depremin nerede olacağı nasıl anlaşılır?

Konveksiyon akımlarının yükseldiği yerlerde levhalar birbirlerinden uzaklaşmakta ve buradan çıkan sıcak magmada okyanus ortası sırtlarını oluşturmaktadır. Levhaların birbirlerine değdikleri bölgelerde sürtünmeler ve sıkışmalar olmakta, sürtünen levhalardan biri aşağıya Manto'ya batmakta ve eriyerek yitme zonlarını oluşturmaktadır. Konveksiyon akımlarının neden olduğu bu ardışıklı olay tatkürenin altında devam edip gitmektedir.

İşte yerkabuğunu oluşturan levhaların birbirine sürtündükleri, birbirlerini sıkıştırdıkları, birbirlerinin üstüne çıktıkları ya da altına girdikleri bu levhaların sınırları dünyada depremlerin oldukları yerler olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyada olan depremlerin hemen büyük çoğunluğu bu levhaların birbirlerini zorladıkları levha sınırlarında dar kuşaklar üzerinde oluşmaktadır.

Birbirlerini iten ya da diğerinin altına giren iki levha arasında, harekete engel olan bir sürtünme kuvveti vardır. Bir levhanın hareket edebilmesi için bu sürtünme kuvvetinin giderilmesi gerekir.

Fay hattı nasıl oluşur?

İtilmekte olan bir levha ile bir diğer levha arasında sürtünme kuvveti aşıldığı zaman bir hareket oluşur. Bu hareket çok kısa bir zaman biriminde gerçekleşir ve şok niteliğindedir. Sonunda çok uzaklara kadar yayılabilen deprem (sarsıntı) dalgaları ortaya çıkar.Bu dalgalar geçtiği ortamları sarsarak ve depremin oluş yönünden uzaklaştıkça enerjisi azalarak yayılır. Bu sırada yeryüzünde, bazen gözle görülebilen, kilometrelerce uzanabilen ve FAY adı verilen arazi kırıkları oluşabilir. Bu kırıklar bazen yeryüzünde gözlenemez, yüzey tabakaları ile gizlenmiş olabilir. Bazen de eski bir depremden oluşmuş ve yerüzüne kadar çıkmış, ancak zamanla örtülmüş bir fay yeniden oynayabilir.

Türkiye’de yaşanan büyük depremler

İSTANBUL 1509 DEPREMİ

Marmara Denizi'nin Adalar yakınlarında Osmanlı döneminde 10 Eylül 1509 yılında meydana gelen, İstanbul ile çevresinin 40 gün boyunca sallandığı belirtilen ve Kıyamet-i Suğra (Küçük Kıyamet) olarak adlandırılan 7.2 büyüklüğündeki depremde 130 bin kişi öldü, bin 70 yapı yıkıldı.

İSTANBUL 1719 DEPREMİ

İstanbul ve çevresinde hissedilen 24 Mayıs 1719'da meydana gelen, büyük hasara yol açan depremde çok sayıda evle birlikte cami ve hamamlar yıkılırken, Mihrimah Sultan Camisi ile medrese kubbelerinde çökmeler, Yedikule ve Ahırkapı arasındaki sur ve burçlarda ise hasarlar meydana geldi. Bu deprem, İzmit'te de hasara yol açtı.

İSTANBUL 1766 DEPREMİ

İstanbul'da yine Osmanlı döneminde 22 Mayıs 1766'da meydana gelen ve artçılarla 3 ay sürdüğü belirtilen depremde çok sayıda evle birlikte aralarında Fatih Sultan Mehmed'in inşa ettirdiği Fatih Camisi'nin de bulunduğu birçok cami yıkılırken, Baruthane, Kapalıçarşı, Surlar, Saraçhane, Tophane, Yeniçeri kışlaları ve Topkapı Sarayı'nda ise hasarlar oluştu.

İSTANBUL 1895 DEPREMİ

İstanbul'da 10 Temmuz 1894'te meydana gelen ve geniş alanda hissedilip, büyük hasara yol açması nedeniyle 'Büyük hareket-i arz' olarak anılan depremde, Eminönü ve Fatih'teki yapılar ile Kapalıçarşı yıkılırken, Yalova ve Adapazarı da etkilendi.

ERZİNCAN 1939 DEPREMİ

Erzincan'da 27 Aralık 1939'te meydana gelen ve 116 bin dolayında yapının yıkıldığı 7.9 büyüklükteki depremde 33 bin kişinin hayatını kaybetti, 100 bin kişi de yaralandı.

ERBAA 1942 DEPREMİ

Tokat'ın Erbaa ilçesinde 1942'de 7 büyüklüğündeki depremde 3 bin kişi yaşamını yitirdi.

LADİK 1943 DEPREMİ

Samsun'un Ladik ilçesinde 26 Kasım 1943'te meydana gelen 7.6 büyüklüğündeki deprem, Taşova'dan Ilgaz'a kadar uzananyerleşim yerlerinde hissedildi. Bölgedeki binaların yüzde 75'inin yıkıldığı depremde yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybetti, 5 bin kişi de yaralandı.

VARTO 1966 DEPREMİ

Muş'un Varto ilçesinde 1966'da 2 büyük deprem meydana geldi. İlki 7 Mart'ta meydana gelen depremde 14 kişi yaşamını yitirirken, 75 kişinin yaralandı. 19 Ağustos'ta meydana gelen ikinci depremde ise yaklaşık 2 bin 400 kişi öldü, bin 500 kişi ise yaralandı.

MURADİYE 1976 DEPREMİ

Van'ın Muradiye ilçesinde 24 Kasım 1976'da meydana gelen ve 10 bine yakın yapının hasar gördüğü 7.5 büyüklükteki depremde yaklaşık 3 bin 840 kişi hayatını kaybetti, 500 kişi ise yaralandı. Depremde enkaz altında kalanların yanı sıra yağmur ve karla birlikte sıfırın altında 17 dereceye kadar düşen zorlu havada donarak ölenler de kayıtlara geçti.

GÖLCÜK 1999 DEPREMİ

Kocaeli'nin Gölcük ilçesi merkezli 17 Ağustos 1999'da saat 03.02'de meydana gelen Richter ölçeğine göre 7.4 büyüklüğündeki depremde resmi kayıtlara göre Kocaeli başta olmak üzere Yalova, Sakarya, İstanbul, Bursa, Bolu, Zonguldak ve Eskişehir'de toplam 18 bin kişi öldü, 20 binden kişi yaralandı. Marmara Bölgesi ile Ankara ve İzmir'e kadar geniş alanda hissedilen 45 saniye süren depremde binlerce yapı yerle bir oldu.

DÜZCE 1999 DEPREMİ

Düzce'de 12 Kasım 1999'da meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki deprem, Ukrayna'dan da hissedildi. 30 saniye süren depremde 710 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 678 kişi ise yaralandı.

VAN 2011 DEPREMLERİ

Van'da merkez üssü Tabanlı ilçesinde 23 Ekim'de 7.2, Edremit'te 9 Kasım'da ise 5.6 büyüklüklerinde 2011'de meydana gelen 2 depremde 644 kişi yaşamını yitirirken, bin 966 kişi yaralandı. Deprem nedeniyle çok sayıda yapı da yıkıldı.

ELAZIĞ DEPREMİ

Elazığ, 24 Ocak 2020 Cuma günü meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremin yaralarının sarmaya çalışıyor. Hastanelere başvuran 1607 vatandaştan 1516'sı taburcu edildi. AFAD verilerine göre 45 kişi enkaz altından sağ kurtarılırken, ölü sayısı 39 olarak açıklandı. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23