• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Dengecilerin dayattığı sınırları aşmak!

Yeniakit Publisher
2015-11-25 21:27:00 - 2015-11-25 23:23:58
Dengecilerin dayattığı sınırları aşmak!

Aslan Değirmenci'nin köşe yazısı;

Ses kayıtları yayınlandı.

Montajsız.

Her 30 saniyede bir 10 kez, Rus uçağına "Rotarınızı acilen Güney'e değiştirin" ikazı yapıldığını dünya duydu, paralelciler ve ulusalcılar duymadı!

Şebbiha kılığına girmiş Kadirov’dan ses geldi, İran sessizliğe gömüldü.

Sırtını PKK’ya dayayanlar hüzünlendi, sonra hep beraber sızlaştılar.

Hepsi susmuştu;

Rusya, İsrail’i yanına alıp Kıbrıs Rum Yönetimi ile anlaşıp; Türkiye’ye karşı misilleme olarak sismik araştırma başlatma kararı aldıklarında hiç birinden tek ses çıkmamıştı. Ortak tatbikat kararı geldiğinde, boğazlardan savaş gemileri geçtiğinde aynı sessizlik derinleşmişti. Bölgedeki Türklerin hakları gündeme getirildiğinde yapılan ortak açıklama, tehdit ve red olduğunda da dillerini yutmuşlardı. İşin ilginç tarafı ittifaka milliyetçiler de dahil olmuş, kirli plana karşı tek söz etmemişlerdi.

Hep böyle olmuştu;

Rusya Irak’a yerleşirken de, İran’a yakınlaşırken de, Suriye’yi işgale başlamışken de sessizlerdi. Kırım ve Gürcistan’ı işgal ettiğinde, Çeçenlere soykırım uyguladığında, Afganistan’da ölüm saçtığında da aynı ittifak üç maymunu oynamıştı. Ermenistan sınırımıza Rusya desteğiyle asker yığdığında, Rusya, Ukrayna’ya girdiğinde, sömürü politikalarını genişlettiğinde yine köşelerinden izlemişlerdi.

“Rusya neyse ABD odur” diyememiş, Rusya’nın İslam Coğrafyasında terör estiren emperyalist devletlerden hiçbir farkı olmadığını söyleyememişlerdi. “Tam bağımsız Türkiye” sloganı atarken, asıl dertlerinin Türkiye’yi Rusya’nın emir eri, Çin’in esiri, Esed’in çetesi, Sisi’nin bir tanesi, İran’ın kanlı ortağı, İsrail’in paydaşı yapmak istediklerini açıkça deklare edememişlerdi. Yüreksizler…

Siz hiç bu ittifakı Rusya Büyükelçiliği önünde bunca zulmüne rağmen protesto ederken gördünüz mü?

Türkçülükleri ile övünen ulusalcı tayfayı Uygur Türklerini katleden Çin Büyükelçiliği önünde attıkları sloganlara tanıklık ettiniz mi?

Cumhuriyet mitinglerinde, Gezi olaylarında omuz omuza Türkiye’yi diz çöktürmek isteyen bu Vandalları gerçek devrim için mücadele eden Suriye halkı ve Mısır halkı için bir destek açıklamasına ortak bir platformda imza attıklarına şahit oldunuz mu?

Gazze ve Afganistan hatta Çeçenistan için ağıt yakan bir paralelci, bir ulusalcı, sırtını terör örgütlerine dayanan bir siyasetçi gördünüz mü?

Hayır…

Biz tüm bunlar için alanlardaydık. Mazlum halkların yanındaydık. Elimizden geldiğince yaktıkları devrim ateşi sönmesin diye onlara cansuyu da oluyorduk. Emperyalist projeleri bir birinden ayırt etmiyor nerede bir zulüm varsa deşifre ediyorduk.

Halepçe katliamında da ayağa kalktık, Hama katliamında da…

Bugün Türkmen dağı için de Kürt dağı için de ayaktayız.

Ne ideolojik bir kaygımız ne de etnik bir mücadelemiz hiç olmadı. Olamazdı. Olmamalıydı.

Çok sabrettik!

Cemil Meriç’in dediği gibi, “Yɑşɑmɑk, yɑrɑlɑnmɑktır. Yɑrɑlɑnmɑk dɑ güzel” ama çok yaralandık!

İnanın Rusya’ya çok tahammül gösterdik.

Bölge daha büyük bir çıkmaza girmemesi adına her türlü uyarı da yapıldı. Rus generallere brifingler verildi, hataları anlatıldı, tekrarlanmaması için ikaz edildi. Putin aynı şekilde. Aynı şekilde Lavrov hatta NATO uyarıldı, son gelişmeler şeffaf bir şekilde masaya getirildi. Her platformda BM’ye çağrı yapıldı. AB’nin sessizliği yüzüne vuruldu.

Boğazdan geçtiler, İsrail ile bir olup Kıbrıs’da misilleme yaptılar, DAİŞ bahanesiyle muhaliflere bomba olup yağdılar.

Yetmedi namus ve topraklarını korumaktan başka hiçbir gayesi olmayan Türkmenleri hedef aldılar. “Yetti ama” dedik, anlamadılar. Türkmen dağı üzerinden arsızca Hatay üzerine sızıp sorti atmaya kalkınca indirildiler. İndirilmeseydiler mi?

Muhalefet susuyor diye yarın Kilis, Urfa ve Mersin üzerinde sorti atmalarına da mı göz yumacaktık?

Yummadık.

Yeterince kızdık, yeterince kınadık, yeterince haykırdık, yeterince hatırlattık. Şimdi onlar düşünsünler.

Düşünsünler ama sakın DHKP-C, Paralel Yapı, PKK ve diğer taşeron örgütlerle üzerimize gelmeye kalkmasınlar, düşünsünler ama sakın bu dirilişe diz çöktürebileceklerini hayal etmesinler. Düşünsünler; Afganistan hayaliyle yıkılan imparatorluklarını…

Ders çıkartsınlar tarihi yenilgilerinden.

Düşünsünler; Biz barış derken, daha fazla demokrasi yalanıyla barışı zehirlemesinler. Savaşmak kolay barış zor olandır. Zor olanı seçtik diye sabrımızı sınamasınlar. Dengemizi bozmasınlar! Dengecilerin dayattığı sınırları aştırmasınlar..

Savaşmak istiyorlarsa önce kendi kirlenmiş dünyalarıyla savaşsınlar. Kirlenmiş dünyalarını temizlemek için verecekleri mücadele de biz yine yanlarında oluruz.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23