• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Demircan acı gerçeği gözler önüne serdi: LGBT’yi onaylarken yürüyüşünü mü yasaklıyoruz?

İlahiyatçı Yazar Ali Rıza Demircan Hoca, köşe yazısında LGBTİ dernekleri öncülüğünde yaygınlaştırılmaya çalışılan ‘eşcinsel sapkınlık’ konusuna değindi. Eşcinsellik belasıyla sadece siyaseten değil sosyal ve kültürel olarak da mücadele etmenin önemine değinen Demircan, bu konuda Diyanet’e büyük görev düştüğüne vurgu yaptı.

Yeniakit Publisher
2021-06-28 13:43:00 - 2021-06-28 13:45:37
Demircan acı gerçeği gözler önüne serdi: LGBT’yi onaylarken yürüyüşünü mü yasaklıyoruz?

Eşcinsellik belasına müptela olanlar, LGBT dernekleri öncülüğünde düzenlenen sözde Onur Yürüyüşü organizasyonları ile sapkınlığı meşru hale getirmenin peşine düştü.

Eşcinsel sapkınlık televizyon ve internet gibi kitle iletişim araçları ile yaygınlaştırılıp, meşrulaştırılmaya çalışılırken bu konuda alınan tedbirler ise yetersiz kalıyor.

Mirat Haber sitesindeki bugünkü köşesinde bu konuya değinen İlahiyatçı Yazar Ali Rıza Demircan Hoca, “LGBT’yi onaylarken yürüyüşünü mü yasaklıyoruz?” başlıklı yazısında Avrupa Birliği’nin dayattığı ilkelerin kabul edildiğine vurgu yaptı.

Batı’nın kültürel yapısında eşcinselliğin normal karşılandığını hatırlatan Demircan, siyasetin alacağı tedbirlerin bu sapkınlığı durdurmaya yetmeyeceğini belirterek Diyanet’in bu konuda harekete geçmesinin önemine değindi.

İşte Demircan’ın o yazısı;

“LGBT sevicisi ve savunucusu odatv’nin haberi şöyle:

İstanbul Maltepe Miting Alanı’nda düzenlenmesi planlanan LGBTİ+ Onur Yürüyüşü bu yıl da yasaklandı. Onur Haftası Komitesi ise bugün 17.00’de Taksim’de toplanma çağrısı yaptı…”

İstanbul Valiliği yürüyüşü yalnızca eşcinselliğe karşıtlık sebebiyle değil “halkın huzur ve güvenliğinin, genel sağlığın ve genel ahlakın korunması” ve “olası şiddet ve terör olaylarının önlenmesi” gerekçesiyle aldı.

Din ve insan doğası karşıtı olan bir yapının onuru olamayacağına inananlardan olduğum için ben de muhterem valimiz/valiliğimiz gibi yapılması istenen yürüyüşe onay vermezdim. Vermezdim de bu tavrın tutarlı olduğunu da savunamazdım. Niçin mi?

LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel) yürüyüşünü yasaklamak, her yönden girilebilen konutun bahçe kapısına kilit vurmak gibi karikatürize edilebilir bir eylem olacağı için.

Eşcinselliği Dolaylı Olarak Biz de Onaylamıyor muyuz?

Geçen sene Netflix’te yayına başlayacak bir dizi sebebiyle “Eşcinselliği Dolaylı Olarak Biz de Onaylamıyor muyuz?” başlıklı bir yazı yazmış, camiamızı yani kendimizi eleştirmiştim. Görüşlerim değişmedi. O yazımızı özel gündeminden arındırarak ve bazı değişikliler yaparak ana hatlarıyla sunuyorum:

AB’yi Onaylamak Eşcinselliği Onaylamaktı

İslâmî ve de millî onurumuzu yitirdiğimiz için yarım asrı aşkındır kapısında bekletildiğimiz AB’yi onaylamak eşcinselliği onaylamaktı. Hâlâ daha zımnen onaylayarak beklemeye devam ediyoruz.

İngiltere, Fransa, İtalya, Belçika ve Hollanda gibi pek çok AB ülkesinde yalnızca eşcinsellik değil, eşcinsel evlilikler de yasal.

AB’den onay alamayız diye LGBT’nin İzmir yürüyüşü örneği yürüyüşler düzenlemesine bile karşı çık(a)mıyor, izin veriyoruz. Eşcinsellik, dizi filmlerimizde de görülmeye başlandı. Bilinen eşcinseller görsel medyada kabul görüyor ve program yapıyor.

Eşcinsellik doğal iğrençliği yanı sıra açık haram olan bir fiildir.

Soralım, biz milletimizin gençlerine eşcinselliğin haramlığı ve zararlarını öğretiyor muyuz?

Materyalist ve deist temeller üzerine yani Allah’a ortak koşma zeminine oturtulmuş eğitim sistemimizde eşcinselliği iman, ahlak ve sağlık açısından konu edinen öğretici ve uyarıcı bir müfredat var mı?

Diyanetin bir asırlık geçmişinde bağımsız bir eşcinsellik hutbesi okutulmuş mudur? Bir Kürsü dersi yapılmış yayınlanmış mıdır?mıdır?

 İlahiyat ve Tıp fakültelerimizde bir doktora tezi hazırlanmış mıdır?

( Dr. Gülsen Ataseven kardeşimizin yürek sızısıyla ricası üzerine ayaklanıp Vakfımız ARDEV olarak destekleme kararını almamıza rağmen eşcinselliği doktora tezi olarak alacak öğrenci de, akademisyen hoca da bulamadık. Buradan bu çağrımı pekiştirmiş olayım. )

Eşcinselliğin haramlığını bilmeyen mi var, denilemez. Hem de çok var.

Eşcinselliğin Haramlığını Kim Öğretecek?

Allah’ın 11 Kur’ân sûresinde, 11 tür yerici ifadeyle takbih ettiği ve inkârcı faillerini, ülkelerini altüst ederek cezalandırdığını açıkladığı eşcinselliğin haramlığını gençlerimize kim öğretecek? Bunca ilahiyatçılarımız, müftülerimiz-vaizlerimiz varken İtalya’dan; eşcinselliğe batmış Vatikan’dan öğretici mi ithal edeceğiz?

Eşcinsellikle Mücadeleyi de Recep Tayyip Beyden mi Bekliyoruz?

Kültürel alanda muhalefet bile olamadık ama olsun, 19 yıldır siyaseten iktidardayız ya, eşcinsellikle mücadeleyi de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Bey kardeşimizden bekleyebiliriz!

Zerre kadar şüphe etmiyorum; Recep Tayyip Bey, takip edeceği bir emir verse, Diyanet eşcinsellik konusunda hutbeler hazırlar. YÖK de devreye girer, İlahiyat ve Tıp Fakültelerimizde yüksek lisans ve doktora tezleri hazırlatılır. TRT, ATV, Kanal 7 ve benzeri kanallarımızda eşcinsellik karşıtı filmler bulunur ve yayınlanır.

Maddî ve manevî konumlarımızı, siyasetin belirleyebileceğine inandığımız için beklentiler  içinde olduğumuz siyasî liderliğin buyruğunu Allah’ın buyrukları üzerine çıkardık.

Düşünüyorum da, günahların en azîmi olan Allah’a ortak koşmak bundan başka nedir ki?

Aldığım Kahredici Mail

Bundan bir süre önce, genç bir eşcinselden bir mail almıştım."

(...)

 YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN... 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

alperen

Bütün suç 20 yıldır iktidarda olan CHP'nin..Muhalefetteki AK parti, daha doğrusu REİS, çok muhalefet etti ama yine de CHP inatla LBGT yi resmi hale getirdi.. 
  • Yanıtla

enes

Edepsizlik çoğaldı bana bir çare gerekli artık.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23