• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

"Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni bir Osmanlı imparatorluğu kurmak istiyor"

Türkiye’nin dış politika hamleleri uluslararası arenada farklı yorumlara yol açıyor. Kimileri bunu olumlu karşılarken kimileri de karşı çıkıyor. Türkiye’nin dış politikası üzerine açıklamalarda bulunan Arap News yazarı Joseph Dana’ya göre Türkiye, “Yeni bir Osmanlı imparatorluğu” kurmaktan vazgeçmeli ve barışçıl bir politaka izlemeli.

2020-01-23 14:07:00 - 2020-01-23 16:22:30
"Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni bir Osmanlı imparatorluğu kurmak istiyor"

Yunus Bayar  yeniakit.com.tr

Suudi Arabistan merkezli yayın yapan Arap News’in yazarı Joseph Dana, Türkiye’nin dışpolitikasını inceledeği köşe yazısında Türkiye’nin 2011 yılına kadar başarılı, barışçıl, komşularıyla uyum içinde olan bir politika izlediğini ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011 yılından sonra bu fikrini değiştirtiğini belirterek, Erdoğan’ın “Yeni bir Osmanlı imparatorluğu” kurmak istediğini söyledi. Dana’ya göre Türkiye, Doğu Akdeniz’de ve diğer yerlerde “şahin bir politika”yı bırakıp tekrar eskiden olduğu gibi çok daha barışçıl bir politika izlemeli.

Joseph Dana’nın yazısı:

Türkiye'nin yumuşak dış politikasına ne oldu? Çok uzun zaman önce, Ankara'nın ünlü “komşularıyla sıfır sorun” politikası uluslararası arenada saygıyla karşılanmıştı. 2000'li yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul'u on yıl boyunca küresel bir seyahat, ticaret ve nüfuz noktasına dönüştürdü. Türk Hava Yolları, ülkeyi uluslararası sahnede birleştirici bir güç olarak yansıtmak için Mogadişu gibi yerlere uçmaya başladı. Evde, Türkiye, Orta Doğu'daki hidrokarbonca zengin alanları Avrupa ile bağlayan hayati bir geçiş merkezi olarak konumlandırmak için enerji altyapısına yatırım yaptı.

Her şey çok iyi gidiyordu. Türkiye Arap Baharında yanlış tarafı destekledi ve ardından Müslüman Kardeşler Mısır'da ve başka yerlerde ezildikten sonra kendini izole etti. Bu jeopolitik izolasyon, Erdoğan'ın artan agresif politikasıyla da güçlendi.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye, Kıbrıs kıyılarındaki tartışmalı sularda doğal gaz araştırmaya başlamak için askeri gemilerle korunan bir deniz sondaj gemisi gönderdi. Ankara, deniz koridoru kurmak için Türkiye ile Libya arasında yeni bir anlaşma imzaladı. Türkiye bu anlaşmayla bölgede elini güçlendirmeyi hedefliyor.
Ankara’nın dış politikası 2011'deki hükümet karşıtı protestolarla değişti. Erdoğan'ın, iç siyasette muhalefeti ezip Arap Baharı'nı büyük ölçüde yeniden ele almak için eşsiz bir fırsat sunacağını varsaydığı için “yeni bir Osmanlı imparatorluğu” oluşturma k için harekete geçti. 10 yıllık bir büyümenin ardından ortaya çıkan bölgesel süper güç olan Türkiye’nin yanı sıra bölgede diğer süper güçler de vardı. Sonuç olarak, Erdoğan Türkiye’nin sistemini değiştirdi. Türkiye ekonomisi mücadele ediyor, AK Parti İstanbul'da kontrolü kaybetti ve Doğu Akdeniz'in doğalgaz boru hatları ortadan kalktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’yi içine kapatmak isteyenlere tepki göstermişti

Cumhurbaşkanı Erdoğan dış politikada Türkiye’yi geriletmek isteyenlere, “Türkiye’nin yükselişini durdurmak için sahnelenen her senaryonun amacı Türkiye'yi yeniden kendi içine kapatmak, enerjisini ve zamanını boşa harcatacak işlerle uğraştırmaktı. Biz, işte bu tuzağa düşmeyerek, içeride nelerle uğraşırsak uğraşalım asıl hedeflerimizden asla şaşmadık. Vesayet planlarından Gezi olaylarıyla sokakların karıştırılmasına, 17/25 Aralık girişiminden çukur eylemlerine ve 15 Temmuz hain darbe teşebbüsüne kadar her saldırının gerisinde bu gaye vardı. İçeride başarılı olmayınca bu defa sınırlarımız boyunca dizayn ettikleri yeni tehditlerle karşımıza çıktılar. DEAŞ diye arkası karanlık bir örgütü kullanarak, bölgemizle birlikte ülkemizi de kana ve ateşe boğmaya çalıştılar. PKK'nın Irak ve Suriye'deki yapılanmasını besleyerek, büyüterek her türlü silah ve malzemeyle teçhiz ederek üstümüze gönderdiler. Bağımsızlığımıza saldıran FETÖ terör örgütüne karşı yürüttüğümüz mücadelede bize destek olmadılar. Tüm bunlar yaşanırken elbette ekonomiyi de bir silah gibi kullanmakta geri kalmadılar. Türkiye'nin bu kadar yükü çekemeyeceğini ve dizleri üstüne çökeceği sandılar ama hamdolsun başarısız oldular. Allah'ın yardımı ve milletimizin birliği, beraberliği, basiretiyle bu saldırıların hepsini de başarısızlığa uğrattık. Yalnızca bununla da kalmadık tehditleri kaynağında kurutmak üzere hamlelerimizi yaptık.” Diyerek cevap vermişti.

Batı dostu Suudi basını Türkiye’yi sömürgeci bir ülke olarak gösteriyor

Petrolden kazandıkları parayı ABD’ye silah karşılığı haraç olarak veren Suudi Kraliyet ailesi Türkiye’nin Ortadoğu’da söz sahibi olmasını istemiyor. Sömürge valisi gibi hareket eden Suudi Krallığı bölgedeki Müslüman ülkelere de yarardan çok zarar veriyor. Filistin karşısında İsrail’i desteklerken, Türkiye ve İran ile iyi ilişkiler kuran Katar ‘a karşı düşmanca tavırlar sergiliyor. Ellerindeki medya organlarıyla her fırsatta Türkiye aleyhine haberler yazdırmaktan da geri kalmıyorlar.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Beyler

Sakin osmanlının son dönemini yaşarmasın 
  • Yanıtla

Yannis Kemal

Dana Josef, sana mı soracağız ne yapıp ne yapmayacağımızı.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı