• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Çözüm süreci kaos süreci değildir

Yeniakit Publisher
2014-11-19 08:43:00 - 2014-11-19 08:34:47
Çözüm süreci kaos süreci değildir

Filipinler’in Başkenti Malina’da gazetecilerin sorularını cevaplandıran Davutoğlu, “Biz daha ilk günden itibaren çözüm sürecinin ancak kamu düzeni içinde başarıya ulaşabileceğini vurguladık. Çözüm süreci kaos süreci değildir. Çözüm süreci, herkesin kafasına göre kendi hukukunu işletmeye kalkıştığı bir süreç değildir” dedi.

HASAN KARAKAYA - MANİLA - Ahmet Davutoğlu, Filipinler’in başkenti Manila’da aralarında  Genel Yayın Koordinatörümüz Hasan Karakaya’nın da bulunduğu gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Biz daha ilk günden itibaren çözüm sürecinin ancak kamu düzeni içinde başarıya ulaşabileceğini vurguladık. Çözüm süreci kaos süreci değildir. Çözüm süreci, herkesin kafasına göre kendi hukukunu işletmeye kalkıştığı bir süreç değildir” dedi.
Davutoğlu, HDP ile hükümet arasındaki görüşmeler hakkında ise, “Bu görüşmeler devam edebilir. Ta ki kimse çözüm sürecinden hareketle Türkiye’deki kamu düzenini bozmaya kalkışmasın, ta ki kimse Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan Kürt vatandaşlarımızı istismar ederek veya onlara zulmederek çözüm sürecini akamete uğratmaya kalkışmasın. Bizim çözüm süreci konusundaki kararlılığımız kesindir” ifadelerini kullandı.

Ahmet Davutoğlu, yeni hükümet kurulunca çözüm süreci mekanizmasını hemen kurduklarını hatırlatarak, “Sancılı bir yıl geçirdik. Gezi olayları, 17 Aralık peş peşe geldi. Tüm bu olayların arkasına baktığımızda hep toplumsal bir zemine dayanma çabası var. Gezi’nin şehirli bir zemine dayanan bir görüntüsü vardı. 17 Aralık dini görünümlü idi, Kobani etnik görünümlü idi.. Bu tarz mayınlar çözüm sürecinin önüne çıkartıldı. Çözüm sürecinde ne zaman ilerleme kaydetsek bir şekilde sabote ediliyor.

Özal zamanından bu yana durum böyle.. Haziran 2015’den önce bir olumsuz gelişme ile karşılaşma ihtimali var. Biz herkesin kriz beklediği süreçleri yani Cumhurbaşkanlığı seçimi, başbakanlık seçimi gibi süreçleri başarı ile atlattık. Ama yolumuza bu tarz mayınlar çıkabilir düşüncesi ile tedbirimizi alıyoruz. Bunun için üç tedbir aldık: Çözüm süreci mekanizmasını kurumsallaştırdık. İç güvenlik reformu pakedi hazırladık. Orta vadeli ekonomik programı açıkladık” dedi.

İÇ GÜVENLİK YASASI BU HAFTA

Davutoğlu, kamu düzenini tehdit eden bir yapılanma tespit ettiğini belirterek, “İç güvenlik yasası bu hafta içinde Meclis’te olacak.” dedi.

YABANCI GÖZ OLMAZ!

Ahmet Davutoğlu, şunları söyledi: “Yabancı göz yani üçüncü göz diye bir şey söz konusu değil. Çözüm süreci demokratikleşme sürecinin doğal bir sonucudur. Akil insanlar var zaten. Dışardan bir göz olamaz. Zaten Oslo’da denedik.. Oslo aracılı yürütülen bir süreçti ve sonuçlarını gördük. Yürümedi. Bu mesele Türkiye’nin meselesidir.
  
6-7 EKİM DESTEK GÖRMEDİ

“Sanki Türkiye 12 yıl öncesinin Türkiye’sindeki faili meçhul veya işkence varmış gibi 6-7 Ekim olaylarını çıkarttılar. Halk 6-7 Ekim olaylarını desteklemedi. Araştırmalar yaptırdık güneydoğu halkı 6-7 Ekim olaylarını benimsemedi.. Halkın kamu düzenini istediği ortaya çıktı.. Bir çatışma olursa bu çatışmanın devlet ile bir grup arasında olmayacağı da ortaya çıktı.. Şiddete başvurmak için bir sebep yok.. Bu şiddet yöntemi halk tarafından reddedilecek..”

6-7 Ekim olayları bir mesaj verdi seçimlerden önce.. Burada siyaseti ben konuşurum mesajı vermek istediler. Ak Parti binaları yakıldı.. Herkesin provokasyonlara karşı duyarlı olması lazım. Etnik mezhep konularında manipüle edilemeyen tek şey sandık...  Biz AKP olarak her yerde siyaset yapacağız.. Herkes siyasetini yapabilmeli.. Son söz halka ait.. Sandık manipüle edilemez.. MHP ve CHP bu bölgede siyaseten mevcut değil o yüzden siyasi olarak var olmadığınız yerde söylemleriniz bir şey ifade etmiyor...”

Davutoğlu, militan kadroların önemli bir kısmının ise Suriye hapishanelerinden salındığına dikkat çekti.

SURİYE’DEKİ YANGINI TÜRKİYE’YE SIÇRATMAK İSTİYORLAR

“Biz şu an Atlanta, Boston, Philadelphia nüfusu kadar kişiyi mülteci olarak aldık. Son yüzyılın en başarılı mülteci kabulü Türkiye tarafından gerçekleştirilmiştir” diyen Ahmet Davutoğlu, “Türkiye’nin IŞİD’e hiçbir desteği olmamıştır. Biz BM heyetiyle Harran’da kamplarda dolaşırken, dünya tam olarak bu konuları konuşurken, Cenevre 2 toplantısı öncesi MİT TIR’larına operasyon yapıldı. Ve bir manipülasyon ile ‘Türkiye oraya insani yardım yapmıyor, IŞİD’e destek veriyor’ propagandasına başladılar. TIR olayı ne ise Kobani eylemleri olayı da Türkiye’nin imajını bozmaya yönelik adımlardır. Suriye’deki yangını Türkiye’ye sıçratmak istiyorlar... Meseleyi Suriye meselesinden çıkarıp Türkiye meselesi yapmaya çalıştılar” dedi.

IŞİD’E KARŞI PYD BİR TEK KURŞUN BİLE ATMADI..

Ahmet Davutoğlu, “PYD Kobani üzerinde meşruiyet kazanmaya çalışıyor. ABD de iki yıldır görüştüğünü açıkladı Acaba PYD Suriye’deki Kürtlerin haklarını korudu mu? PYD’nin Suriye rejimi döneminde suriyeli kürtlere ilişkin bir çalışması olmuş mu?” sorusuna şöyle cevap verdi: “Esad Suriye’deki Kürtlere kimlik vermedi. Öcalan’ı desteklerken ve elindeyken bile Kürtlere hiçbir hak verilmedi. Esad ile ilişkimizin iyi olduğu dönemde ‘Kürtlere kimliklerini verin’ dedik ve biz kartları verdirdik. PYD ne yaptı? Esad ile işbirliği yaptı. Kürtleri Esad öldürürken PYD oradaydı. IŞİD ile mücadeleye Türkiye destek verdi. Sivil halkı biz tahliye ettik. Kobanilileri Avrupa mı korudu? Biz koruduk. IŞİD Kobani çevresindeki toprakları ÖSO’dan alırken, IŞİD’e karşı PYD bir tek kurşun bile atmadı..”

HERKESE KAPIMIZI AÇTIK

“Seçime giderken kamu düzeni ile çözüm sürecinin birlikte yürümesi bizim için hayatidir” diyen Ahmet Davutoğlu, “6-7 Ekim olaylarının hedefi çözüm sürecini boşa çıkarmak mı yoksa Türkiye’ye Kobani üzerinden bir şey mi dayatmaya çalıştılar? Puslu havalarda işin doğal seyri ile bilinçli seyri arasında bir belirsizlik olur. Suriye’deki olaylara tepki veren vatandaşlarımız oldu.. Suriye’yi eleştiren gösteriler oldu.. Hatta Türkiye’yi eleştiren gösteriler de oldu Esad’a karşı duruşumuzu eleştirdiler.. Bunlar normaldir. Ama 6-7 Ekim olaylarında Sanki Kürtlere zulüm yapan bir tarafımız varmış gibi gösterildik. Bu anormal. Biz Türkmenler gelsin, Kürtler gelmesin dedik mi? Biz herkese kapımızı açtık. Burada toplumsal bir olayı bilinçli olarak kullanma süreci başlıyor” dedi.

ŞEHİRLERDE İLLEGAL FAALİYETLER YAPTILAR

Davutoğlu, çözüm süreci hakkında da çarpıcı bilgiler verdi. Gezi olaylarından sonra ‘AK Parti hükümeti ne kadar kalıcı ki’ havasının oluşturulduğunu hatırlatan Davutoğlu, “Muhatabımız frene bastı.. O tarihten bu güne o taraf hiçbir adım atmadı, biz adım attık. Sözlerini yerine getirmediler. Biz yasal güvence dahil bütün adımları attık. Silahların bırakılmış olmadı lazımdı. Şehirlerde illegal faaliyetler yaptılar. Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşlar hükümetin samimi olduğunu gördü. Onlar ise baskıyı arttırdılar, alanda sadece ‘Biz varız’ havası estirdiler. Şiddete başvurmadan her şeyi yapabilirsiniz. Kamu düzenini ihlal edecek her şeyden uzak duracaksınız.. Beklentimiz bu.. Onlar içinde bazı özeleştiriler yapıldı. Bunlar doğru adımlardır... İç Güvenlik Bakanlığı gibi bir şey yok. Hem İçişleri Bakanı, hem de ben bunu açıkça yalanladım.”

MARAŞ VE MADIMAK’TA BİZ İKTİDARDA DEĞİLDİK

Başbakan Davutoğlu, Hacı Bektaş’da Alevi- Bektaşi kavramları üzerinde konuştuğunu belirterek, “Bu özgün bir gelenektir. Türkiye’nin zenginliğidir. Bu gelenek 12. yüzyıla kadar gider. Çok kuvvetli bir kültürel damardır. Bu geleneğinin temel kavramlarına ve erkanına bakıldığında İslam medeniyetinin bir ifade ediliş biçimidir. İslam ile Alevilik çatışmaz.. Buna karşı bir şey söylediğinizde ya Aleviliğin içini boşaltacaksınız ya da İslam’ı değiştireceksiniz” dedi.

“ ‘Din dersi olmasın’ lafını Aleviliği savunmak için söyleyemezsiniz” diyen Ahmet Davutoğlu, şunları söyledi:  “Din dersi ile Aleviliğin korunması arasında bir bağlantı yok. Kılıçdaroğlu ‘Alevilik daha çok dersin içinde olsun’ deseydi daha doğru olur.. Hatta Aleviliğin ayrı bir dersi olsun da diyebilirdi. Alevilere karşı tarihimizde iki adım atıldı. İkinci Mahmut Yeniçeri ve Bektaşi ocaklarını kapattı. Modernleşme amacı ile bu yapıldı. İkinci karşı adım ise tek parti döneminde oldu. Bu da modernleşme adına yapıldı. Bunun sorumlusu AK Parti mi? Kemal Kılıçdaroğlu cevap veriyor bana.. ‘Sen önce Kahramanmaraş’ın ve Madımak’ın hesabını ver’ diyor. Maraş’ta Ecevit Başbakandı ve CHP iktidarda idi. (1979). Madımak’ta DYP SHP iktidarda idi. Başbakan yardımcısı da İnönü’ydü. Bütün bunlarla bizim ne ilgimiz var? Biz iktidarda değildik.. Bu şartlarda Aleviler nasıl CHP’li oluyor şaşırıyoruz..”Yeni Akit

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23