‘Çocuklarımızı sapkınlığa karşı korumak vazifemiz’
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Zaman zaman bazı kavramlar, organizasyonlar, ‘cinsiyet eşitliği’ gibi sloganlar adı altında birtakım sapkınlıkların gündeme getirildiğini ve yaygara yapıldığını görmekteyiz. Aileyi tahrip eden, insani ve ahlaki değerleri hiçe sayan söz konusu propagandanın, özgürlük, onur gibi kavramlarla servis edilmesi bir algı operasyonu ve aldatmacadır” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, zaman zaman bazı kavramlar ve “cinsiyet eşitliği” gibi sloganlar altında birtakım sapkınlıkların gündeme getirildiğini, çocukları bunlara karşı eğitmenin ve korumanın herkesin vazifesi olduğunu belirterek, “Aileyi tahrip eden, insani ve ahlaki değerleri hiçe sayan söz konusu propagandanın, özgürlük, onur gibi kavramlarla servis edilmesi bir algı operasyonu ve aldatmacadır” dedi.
Erbaş, Konya’da bir otelde düzenlenen 8. Yurt Dışı Din Hizmetleri Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmada, 4 gün sürecek programda, İslam’ın ve Müslümanların karşı karşıya kaldığı meselelerin ele alınacağını söyledi.
Erbaş, etnik kimlikler, mezhep, meşrep ve ideoloji farklılıkları üzerinden İslam coğrafyasının fitne, tefrika ve anarşinin kucağına itildiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Bir yandan terör ve şiddet, diğer yandan fakirlik ve cehalet Müslüman dünyanın büyük çoğunluğunu etkileyen temel sorunlar olmaya devam etmektedir. Bu bağlamda, son iki asrın ontolojik panoraması içinde İslam’ın ve Müslümanların içinden geçtiği süreçleri de iyi anlamak durumundayız. Son asır boyunca, Orta Asya, Balkanlar ve Kafkaslar’da Müslümanlar farklı süreçler yaşadılar ve bugün her coğrafyanın kendine özgü dinamikleri ve sorun alanları söz konusudur. Bu bölgelerde farklı saikler ve çalışmalarla İslam’ın merhamet ahlakını ve kuşatıcı dünyasını öteleyen kaba, dışlayıcı ve marjinal bir Müslümanlık anlayışının zemin bulmaya çalışması dikkat çekmektedir. Ancak söz konusu coğrafyaya İslam’ın medeniyetler kuran aydınlık yüzünü götürdüğümüzde büyük bir teveccühün olduğu da umut verici bir tablo olarak göz önünde bulundurulması gerekir.”
Müslüman toplulukların en temel ihtiyacının dünyadaki gelişmeleri doğru okuyabilmek olduğunun altını çizen Erbaş, “İslam’ı sağlıklı anlayabilme, imkan ve dinamikleriyle varlıklarını güçlendirme noktasında rehberlik ihtiyacı olduğu kanaatindeyim. Dolayısıyla, söz konusu topluluklara katkımızı özellikle, dünyadaki gelişmeleri doğru anlama ve doğru yorumlama, İslam’ın evrensel ilkelerini ve medeniyet kurucu dinamiklerini sahiplenme, dinamikleriyle geleceklerini tayin etme noktasında rehberlik etmeye yoğunlaşmamız gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Erbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ailemiz, gençlerimiz ve geleceğimiz söz konusu olduğunda, burada şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim. Dünyanın çeşitli yerlerinde şimdi ülkemizde de yavaş olmaya başladı, zaman zaman bazı kavramlar, organizasyonlar, ‘cinsiyet eşitliği’ gibi sloganlar adı altında birtakım sapkınlıkların gündeme getirildiğini ve yaygara yapıldığını görmekteyiz. Aileyi tahrip eden, insani ve ahlaki değerleri hiçe sayan söz konusu propagandanın, özgürlük, onur gibi kavramlarla servis edilmesi bir algı operasyonu ve aldatmacadır. Anne olmayı devreden çıkaran bir kadın ve baba olmayı devreden çıkaran bir erkek tasavvuru, fıtrata, yaratılışa aykırı bir sapkınlıktır ve tarih boyunca bütün inançlar tarafından hem reddedilmiş hem de lanetlenmiştir. Yani annelik ve babalıktan vazgeçen cinslerin birbiriyle evlenmelerine varıncaya kadar ileri götürülen bu iş, bütün insanlığın meselesidir, sadece Müslümanların meselesi değil. Bu yüzden çocuklarımızı, gençlerimizi sapkın anlayışlara karşı eğitmek, bilinçlendirmek ve korumak hepimizin vazifesidir.”