CHP'li belediyede iki ayrı deprem usulsüzlüğü
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Bazı sanatçı, oyuncu ve reklam yıldızı bozuntuları "deprem vergileri nerede" diye devlete ayar vermeye çalışırken CHP'li Tunç Soyer'in iki yıl önce yönettiği Seferihisar'da belediyenin yaptırdığı inşaatların deprem sigortasını ödemediği ortaya çıktı. Aynı CHP'li Tunç Soyer belediyesi sadece deprem gibi afet dönemleri için tanınan "ilansız pazarlık usulü ihale" yöntemini istismar edip sıradan işler için kullandıkları ortaya çıktı.
Orhan Aysezen yeniakit.com.tr
Sayıştay bugün İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olan CHP'li Tunç Soyer'in buradan önceki belediye başkanlığında, Seferihisar'da inşaatların deprem sigortasını yaptırmadığı ortaya çıkardı. Sayıştay'ın Seferihisar Belediyesi 2018 denetim raporunda CHP'li belediyenin yaptırdığı inşaatlarda yapım işi için verilen süre uzatımında Tüm Risk (All Risk) sigorta poliçesinin bu süreyi kapsayacak şekilde yenilenmediğini buldu.
Cumhurbaşkanı, bakanları ve işçileriyle en kısa zamanda depremzemelerin yardımına koşan devlete çemkiren, reklam yıldızı, oyuncui vs gibilerin "deprem vergileri nerede?" sorusunu boşa çıkaran usulsüzlük CHP'li belediyede yaşandı.
Sayıştay CHP'li belediyeye Kamu İhale Kanunu'nun "deprem sigortasını" da içeren, şu maddesini hatırlattı:
"Yapım işlerinde yüklenici; işyerlerindeki her türlü araç, malzeme, ihzarat, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar, tesisler ile sözleşme konusu iş için, işin özellik ve niteliğine göre ihale dokümanında belirtilen şekilde, işe başlama tarihinden geçici kabul tarihine kadar geçen süre içinde oluşabilecek deprem, su baskını, toprak kayması, fırtına, yangın gibi doğal afetler ile hırsızlık, sabotaj gibi risklere karşı, geçici kabul tarihinden kesin kabul tarihine kadar geçecek süreye ilişkin ise kapsamı ihale dokümanında belirtilen genişletilmiş bakım devresi teminatını içeren sigorta yaptırmak zorundadır.”
Yine Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin "İş ve işyerlerinin korunması ve sigortalanması" maddesi belediyelere deprem sigortalarının inşaatlar uzasa bile ödenmesini emrediyor. Madde şöyle:
"Sigortaya esas alınacak bedeller, işin kendisi için (varsa fiyat farkları dahil) hakediş tutarları; her türlü araç, malzeme, ihzarat, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar, tesisler ve benzeri için ise piyasa rayiçlerine göre hesaplanan bedellerdir. Ödenen toplam hakediş tahakkuk tutarının (fiyat farkları dahil) poliçedeki sigorta bedelini aşması ve/veya poliçede öngörülen sigorta bitiş tarihinin süre uzatımı veya cezalı çalışma sebebiyle aşılması hallerinde, zeyilname ile sigorta bedelinin artırılması ve/veya sigorta süresinin uzatılması zorunludur."
Sayıştaya mevzuatı sıraladıktan sonra CHP'li belediyenin usulsüzlüğünü şöyle anlattı:
"Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere sigorta bitiş tarihinin süre uzatımı veya cezalı çalışma sebebiyle aşılması halinde sigorta süresinin yeni süreyi kapsayacak şekilde uzatılması gerekmektedir. Kamu İdaresi tarafından süre uzatımı verilen yapım işinde yukarıdaki mevzuat hükümlerine aykırı olarak sigorta sürelerinin nihai süreye uygun olarak uzatılmadığı anlaşılmıştır."
İkinci rezalet ihalelerde
Aynı CHP'li Tunç Soyer'in yönettiği CHP'li Seferihisar belediyesinde aynı dönemde bir başka deprem rezaleti de Kamu İhale Kanunu'nuyla ilgili. Kanun deprem ve diğer afetlerle ilgili belediyelere hızlı ve kolay karar alabilmeleri için "ilansız pazarlık" hakkı tanıyor. Ancak CHP'li Seferihisar belediyesi bu idareye tolerans ve hız kazandıran idari uygulamayı "sıradan" ihaleler için kullanmış.
"Yavuz hırsız ev sahibini bastırır"
Deprem vergileri konusunda seslerini yükseltip algıı yapan reklamcı, oyuncu bozuntularını acıtacak usulsüzlüğü bulan Sayıştay, CHP'li belediyede hizmet alımlarında usule aykırı olarak pazarlık usulü ihaleye çıkıldığını belirterek konuyu şöyle anlattı:
"Belediye tarafından 2018 yılı içerisinde 10 adet hizmet alımı ihalesi gerçekleştirilmiş olup bu ihalelerden 7 tanesi gerekli şartlar oluşmadan ve geçerli bir gerekçe gösterilmeksizin pazarlık usulü ile ihale edilmiştir. Söz konusu ihalelerin pazarlık usulü ile yapılmasının gerekçesi olarak kanunda geçen 'Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması' ifadesi matbu bir şekilde konulmuş olup, ihalelere özgü herhangi bir gerekçe sunulmamıştır.
Sonuç itibariyle, hizmet alımı ihalelerine, davet edilecek isteklilerinin İdare tarafından belirlendiği ilansız pazarlık ihale usulü ile yapılması ile tüm isteklilerin teklif verebildiği açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulü ile yapılması halinde oluşacak rekabet ortamı karşılaştırıldığında, açık ihale ve belli istekliler arasında ihale usulünün sağladığı üstünlük ve fayda açıktır. Kamu yararı sağlanmasına dikkat edilmelidir."
Sayıştay, Kamu İhale Kanunu'na göre deprem, sel, su baskını, büyük yangın gibi doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya yapım tekniği açısından özellik arz eden veya yapı veya can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılması gerekliliği idarece belirlenen hallerde veyahut idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması durumlarında pazarlık usulü ile ihaleye çıkılabildiğini bir kez daha vurguladı.
Belediyenin gerekçesi kısa devre attırdı
CHP'li Seferihisar belediyesinin sıradan işler için "ilansız pazarlık yöntemiyle" istenilen kişilerin çağrılıp ihale verilmesini savunmak için akıl durduran gerekçeler öne sürdü.
Belediye, ilçenin nüfusunun yaz aylarında artması sonucunda yeni hizmet ihtiyacının ortaya çıkmasını ve bu ihtiyaçların ivedilikle karşılanması ihtiyacını pazarlık usulünün kullanılmasının gerekçesi olarak belirtti.
Sayıştay uzmanları ise bu gerekçeyi, "Lakin söz konusu husus öngörülemez bir durum olmayıp İlçe için her yıl ortaya çıkan bir durumdur" diye kabul etmediler. Sayıştay, oyuncu, reklamcı, sanatçı bozuntularının anlamaları için raporlarına üçüncü kez şu uyarıyı yazdı:
"Kamu İhale Kanunu’nun 21’inci maddesine göre, pazarlık usulü ile ihaleye çıkılabilmesi için ihalenin ivedi olarak yapılması şartı tek başına yeterli olmayıp, doğal afet, salgın hastalık, can ve mal kaybı gibi ani ve beklenmeyen ve idarenin önceden öngöremediği özel şartların da mevcut olması gerekmektedir. Bir işin acilen yapımına idarece karar verildiği durumlarda Kanunda belirtilen tümşartlar mevcut değilse pazarlık usulü ile ihaleye çıkılması mümkün değildir. İhtiyaçlar planlanarak Kanun’un belirlemiş olduğu temel ihale usulleri ile karşılanmalıdır."
Deprem vergileri algısı oluşturmaya çalışan solu boşa çıkaran tüm bu gelişmeler bir kez daha "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır" atasözünün gerçekliğini kanıtladı.