• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

CHP’de fuhuş patladı! Kadının beyanı lafta kaldı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
CHP’de fuhuş patladı! Kadının beyanı lafta kaldı

Her fırsatta kadın haklarından dem vuran, iktidara geldiklerinde İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönüleceğinin sözünü veren ve arkasına aldıkları feminist oluşumlara, Batı’dan devşirme yasalara sahip çıkan CHP ile avanelerinin çirkin yüzü, fuhuş balonu patlayınca bir kez daha ortaya çıktı. “Kadının beyanı esastır” diyenler, Ekrem’in jetinde, otelde fuhuş yaptıklarını itiraf eden kadınları “iftiracı” olarak suçlayarak rezaletlerin üstünü kapatmaya çalıştılar.

Sebahattin Ayan  İstanbul

Her fırsatta kadın haklarından dem vuran, olası iktidarlarında İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönüleceğinin sözünü veren ve arkasına aldıkları feminist oluşumlara, Batı’dan devşirme yasalara sahip çıkan CHP ile avanelerinin çirkin yüzü bir kez daha ifşa oldu. Uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan sunucu Elâ Rümeysa Cebeci’nin muhafazakâr geçmişine bakarak “Kemalistler daha ahlakçıdır” diyen, kadının beyanı esas alarak onlarca yuvanın yıkılmasına göz yuman kesim, sıra CHP’de patlak veren uyuşturucu ve fuhuş skandallarına gelince kadınların sözüne itibar etmiyor. Firari iş insanı Murat Gülibrahimoğlu ile Ekrem İmamoğlu’nun kiralık jetinde fuhuş yaptıklarını itiraf eden Rabia Karaca’nın ifadesini yalanlayan, İBB sözcüsü Murat Ongun ile Raffles Otel’de bulunan 2604 numaralı VIP dairede ‘fuhuş partisi’ yaptıklarını açıklayan mimar Dilvin Miray Çalkın’ın savcılık savunmasını yok sayan malum zihniyet, yine kadınların sözlerini kale almadı.


 

ESKORT KADININ BİRİ

‘Uyuşturucu’ ve ‘fuhuş’ soruşturması kapsamında 4 Şubat’ta gözaltına alınan Dilek Kaya İmamoğlu’nun kardeşi Ali Kaya da çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’ndeki savunmasında, “Suçsuzum. Eskort, tanımadığım bir kadının, hayatımda hiç görmediğim bir kadının bir şekilde birileri tarafından eline verilmiş iftiradan dolayı buradayım” diyerek, 15 bin dolar karşılığında görüştüklerini söyleyen Yasmin Yürük’ü yalanlaması “Konu CHP olduğunda kadının beyanı lafta kalıyor” dedirtti.

AHLAK, SİYASİ MALZEME OLAMAZ


 

Akit’e konuşan Türkiye Aile Hareketi Başkanı İlhan Ergincan, şunları söyledi: “CHP’liler, İmamoğlu ve beraberindeki tutuklular hakkında kamuoyuna yansıyan iddialar karşısında samimiyetten uzak bir tavır sergiliyorlar. İktidara gelir gelmez İstanbul Sözleşmesi’ni getirmeyi vaat eden ve ‘kadının beyanı’ üzerinden siyaset yapan CHP zihniyeti, uyuşturucu ve fuhuş iddiaları kendi çevrelerine dokunduğunda, savundukları ilkeleri rafa kaldırdılar. Eğer bir kadının beyanı esas ise, bu ilke sadece muhafazakâr camiayı hedef alırken değil, her türlü ahlaksızlık iddiasında aynı kararlılıkla uygulanmalıdır. Toplumun manevi önderlerini asılsız veya tek taraflı beyanlarla itibarsızlaştırmaya çalışanların, kendi içlerindeki somut iddiaları komplo olarak nitelemesi büyük bir çelişkidir. Hiranur Vakfı örneğinde en ağır cezaların verilmesini alkışlayanların, Ela Rümeysa Cebeci’nin ifadelerini henüz duruşma yapılmadan doğru kabul edenlerin, benzer beyanlarla ortaya çıkan mağdur kadınları ‘eskort, tanınmayan biri ve iftiracı’ olarak yaftalaması, ahlaki bir çöküşün göstergesidir. Adalet, sadece siyasi rakipleri tasfiye etmek için kullanılan bir kılıç değil; herkesi kapsayan bir şemsiye olmalıdır. Ahlaki yozlaşmanın her türlüsüne karşı durmaya devam edeceğiz. Adaletin ve ahlakın yanında saf tutacağız. Kadının sözlü beyanının tek başına yeterli görülmesinin, adalet ve şahitlik konusundaki ilahi hükümlere aykırı olduğu ve bu durumun manevi değerleri zedelediği görülmektedir. 6284 sayılı kanunun, aile birliğini önceleyen ve dini hassasiyetleri gözeten bir yapıya kavuşturulması için çalışma başlatılması, düzenlemelerin Türkiye’nin toplumsal yapısına, geleneklerine ve inanç sistemine uygun bir şekilde yeniden revize edilmesi gerekmektedir.”


 

İKİ YÜZLÜ İDEOLOJİK BİR TUTUM

Avukat Enes Emrah Akşit ise şöyle konuştu: “6284 sayılı Kanun’un uygulamasında ‘sözlü beyan’ın tek başına ve denetime kapalı biçimde esas alınması, hukuk devleti ilkesini zedeleyen ve masumiyet karinesini fiilen askıya alan bir pratiğe dönüşmüştür. Uygulamada, hiçbir somut delil sunulmaksızın verilen uzaklaştırma ve tedbir kararlarının sıklıkla kötüye kullanıldığı; bu kararlar nedeniyle kişilerin konutundan, çocuklarından ve sosyal hayatından fiilen koparıldığı görülmektedir. Daha sonra haksız olduğu ortaya çıkan beyanlar karşısında ise etkin ve caydırıcı bir telafi mekanizması işletilememektedir. Hukuk, failin kimliğine ya da siyasi aidiyetine göre değil, somut olgu ve ispat kriterlerine göre işlemelidir. Aynı yaklaşımın bir dosyada ‘kadının beyanı esastır’ denilerek özgürlükleri sınırlayıp, başka bir dosyada mağdur kadınları ‘iftiracı’ olarak nitelendirmesi hukuki değil, ideolojik bir tutumdur. Hukukta beyan önemlidir; ancak tek başına, mutlak ve sorgulanamaz kabul edilmesi adalet değil, keyfilik üretir ve ailede onarılması güç zararlar doğurur.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

kel hasan

fuhuş kötü ahlaksızlık

Ahmet hoca

Hani Anadoluda bir söz vardır tabağı evin gelini kırınca ceza kızı kırınca hayırdır inşallah. Kemalistler ülkenin sahibi gördükleri için Kendilerini Kanunları Eşek arısı Gibi delip geçebiliyor lar.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23