Çerçeve yasaya ‘hayır’ dedirtti şimdi kıvırıyor! Milleti aptal yerine koyuyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Yolsuzluk, rüşvet ve örgüt yöneticiliğinden tutuklu olan Ekrem İmamoğlu, 467 vekilin Terörsüz Türkiye için ‘Evet’ demesini sindiremedi. Oylama öncesi eşi Dilek İmamoğlu aracılığıyla “Yüzümüzü millete dönelim” diyerek, ‘hayır’ kampanyası başlatan İmamoğlu, Erdoğan’ı devirmek için altılı masa kurduğunu, terör örgütünün uzantısı partiyle pazarlık yaptığını unutarak, Cumhur İttifakı’nın attığı adımı eleştirdi.
HABER MERKEZİ
Amaca giden yolda her şeyi mubah gören Ekrem İmamoğlu tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde de her türlü pişkinliği sergiliyor. Meclis’teki oylama öncesi eşi Dilek İmamoğlu aracılığıyla “Yüzümüzü millete dönelim” mottosuyla ‘hayır’ kampanyası başlatan İmamoğlu, Türkiye’de yarım asırdır akan kardeş kanını durdurmak için atılan ve 467 vekilin desteğiyle yasalaşan Terörsüz Türkiye sürecine yönelik eşi benzeri görülmemiş bir kirli siyasete soyundu. Yolsuzluk, rüşvet, irtikap ve casusluk suçlarında 511 gündür tutuklu olan İmamoğlu, şimdi de Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkmaya başladı. Pişkinlikte sınır tanımayan İmamoğlu, yandaş Sözcü gazetesine verdiği mülakatta, büyük bir ikiyüzlülüğe soyunarak, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesiyle yürütülen ve TBMM’nin ortaya koyduğu iradeyle nihayete erecek olan Terörsüz Türkiye sürecini sahiplenmeye kalktı. Terörün bitirilmemesinde en büyük engelin AK Parti iktidarı olduğunu iddia eden Ekrem İmamoğlu, seçimi kazanabilmek için DEM’le yaptıkları ortaklıkları kabul ederken, “Atılmayan demokratik adımlar da çözümün önüne konulan engellemeler de ortadadır. Bir yandan ‘Terörsüz Türkiye’ deyip diğer yandan ‘Kent Uzlaşısı’ gibi Türkiye’nin önünü açan demokratik, meşru ve yasal buluşmaları terör suçu saymanın tutarsızlığı ortadadır” ifadelerini kullandı. 2023 cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri öncesi kurdukları 6’lı masaya HDP’yi de dahil eden, kendisinin cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi şartı ile HDP dahil bütün partilere bakanlıklar ve kritik kurumları peşkeş çekmeye kalktıkları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı devirip ülkeyi eski karanlık günlerine döndürmeye çalıştıkları ayyuka çıkan İmamoğlu’nun, Cumhur İttifakı’nın ülkenin aydınlık yarınları için attığı, ülkenin enerjisini daha kritik yerlere harcamak için planladığı “Terörsüz Türkiye” sürecini eleştirmesi, İmamoğlu’nun hiçbir ilkesinin olmadığını, siyasi rant için her türlü ilkesizliğe imza atabileceği olarak yorumlandı. Konuyla ilgili gazetemize konuşan uzmanlar, İmamoğlu’nun siyasi bir omurgasının olmadığı, menfaati gereği her şeyi yapabileceğini belirtirken dertlerinin terörü bitirmek olmadığını, asıl dertlerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirip, ülkeyi eski köhne günlerine götürmek olduğunu vurguladı.
“BUKALEMUN GİBİ DAVRANIYOR”
Konuyla ilgili gazetemize konuşan Araştırmacı-yazar Mustafa Albayrak, İmamoğlu’nun açıklamalarında ciddi bir siyasi çelişki bulunduğunu, bir taraftan eşinin ve partisinin üzerinden farklı mesajlar verilirken diğer taraftan sürecin sahiplenilmeye çalışıldığını söyledi. İmamoğlu’nun siyasi tavrını “bukalemunvari” olarak nitelendiren Albayrak, “Bir taraftan eşine ‘Yüzünüzü millete dönün’ dedirterek, ulusalcı mesajlar ve refleksler sergiliyor, sürece karşıymış gibi bir görüntü oluşturuyor. Diğer taraftan ise daha önce kendisinin kurduğu ‘Kent Uzlaşısı’ ve çeşitli siyasi temaslar üzerinden farklı bir tutum ortaya koyuyor” dedi. Albayrak, eleştirisinin terör örgütleriyle müzakere edilmesine yönelik olmadığının altını çizerek, “Ben teröristlerle müzakere edilmesine karşı olduğumu söylemiyorum. Elbette teröristlerle müzakere edilebilir. Ancak bu müzakerenin amacı, terör örgütlerinin silah bırakmasını sağlamak ve onları terör faaliyetlerinden vazgeçirmektir” diye konuştu.
“MESELE MÜZAKERE DEĞİL, TUTARLILIK”
İmamoğlu’nun geçmişteki siyasi tutumu ile bugün yaptığı açıklamalar arasında çelişki bulunduğunu öne süren Albayrak, “Ekrem Bey’in daha önce ‘Kent Uzlaşısı’ ve çeşitli müzakereler kapsamında yürüttüğü siyasette karşı tarafa silah bırakma çağrısı yaptığına dair bir tutum görmedik. Aksine, Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelere yönelik Türkiye’nin yerli ve millî politikalarını baltalayan PKK’nın faaliyetlerini görmezden gelen bir siyaset izlediğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Albayrak, “Ben teröristlerle müzakere edildi diye Ekrem Bey’i suçlamıyorum. Asıl mesele, bugün ortaya konulan tutumla geçmişte sergilenen tavır arasındaki büyük çelişkidir. Ben bu bukalemunvari siyasi tutumu eleştiriyorum. Biz hiç kimseyle müzakereye karşı değiliz. Ancak doğru olanı müzakere etmek gerekir. Müzakere etmek, karşı tarafın her yaptığını desteklemek veya meşrulaştırmak anlamına gelmez” dedi.
“ERDOĞAN’IN SİYASİ ÖMRÜNÜ UZATMAYA İHTİYACI YOK”
İmamoğlu’nun Terörsüz Türkiye sürecinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi ömrünü uzatmak amacıyla yürütüldüğü yönündeki değerlendirmesini de eleştiren Albayrak, bunun gerçeği yansıtmadığını savundu. Albayrak, “Sayın Erdoğan’ın siyasi ömrünü uzatmaya ihtiyacı yoktur. Allah sağlık verdiği, millet de kendisini desteklediği müddetçe Sayın Erdoğan, bugüne kadar kazandığı seçimlerde olduğu gibi bundan sonraki seçimlerde de milletin teveccühünü kazanabilecek bir siyasetçidir” dedi. Terörle mücadelenin siyasi hesaplarla açıklanamayacağını ifade eden Albayrak, “Burada yürütülen mücadele Sayın Erdoğan’ın siyasi ömrünü uzatmak için değildir. PKK’nın bitirilmesi, terörün sona erdirilmesi ve Türkiye’nin huzura kavuşması, Türk ve İslam tarihine yazılacak yeni ve şanlı bir başarı olacaktır. Süreç gayet olumlu ve başarılı ilerliyor. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Cumhur İttifakı ortağı Sayın Devlet Bahçeli’yi tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu’nun iddiasının mantıksal sonucuna dikkat çeken Albayrak, “Bir anlığına Ekrem Bey’in söylediğini kabul edelim; ömür boyu Cumhurbaşkanı yapmak amacıyla yürütülüyor. O zaman şu soruyu sormak gerekir: Özgür Özel de bu niyetle mi süreci destekledi? TBMM’de 467 milletvekili bu yasaya bu nedenle mi oy verdi? Eğer Ekrem Bey’in iddiası doğruysa, Meclis’in yaklaşık altıda beşi Sayın Erdoğan’ı ömür boyu Cumhurbaşkanı yapmak istiyor demektir. Bu söylemiyle Ekrem Bey, bilerek veya bilmeyerek, Sayın Cumhurbaşkanımızın ne kadar güçlü bir siyasi aktör olduğunu da zımnen itiraf etmiş oluyor” şeklinde konuştu.