Et fiyatlarındaki gerileme vatandaşı memnun ederken, üreticiler daha fazla ve düzenli teşvik ile yerli üretime ağırlık verilmesi gerektiğini savunuyor.
Dar gelirli vatandaşların protein ve et ihtiyacını karşılamayı amaçlayan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın girişimi ile marketlerde dünden itibaren kıymanın kilosu 29 liradan, kuşbaşı etin kilosu 31 liradan satılmaya başlandı. Et fiyatlarındaki gerileme vatandaşı memnun ederken, üreticiler daha fazla ve düzenli teşvik ile yerli üretime ağırlık verilmesi gerektiğini savunuyor.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, vatandaşlara ‘et fiyatındaki ucuzlama olacak’ sözlerinin hayata geçirildiğine dikkat çekerek, “Normalde 23,80 liradan almış olduğumuz Karkas’ı yerli besicilerden 25 liraya çıkardık. Bir taraftan halkımıza ucuz et verirken, bir taraftan üreticilerimize destek sağlıyoruz. İnanıyorum ki hem üreten hem bu işle uğraşan kasap arkadaşlarımız hem de tüketen 80 milyon halkımız bu işten mutlu olacaklardır” diye konuştu.
Yeni Akit’e konuşan Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Tunç ise tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere önemli teşvikler verildiğini ancak dağılımda sorunlar olduğunu söyledi.
Dengesizlik var
Tunç, “2017 itibari ile üreticilere toplam 12 milyar lira verilirken bu rakamın 2018‘de 14 milyar 500 milyon lira olacağı söyleniyor. Bunun 4,5 milyar lirası hayvancılığa verilecek. Teşvikler bu iktidar döneminde belki bire 10 arttı. Bu gelişme memnuniyet verici ama kamu görevlileri bunu iyi anlayamadığı için yararlanma şansı düşük oldu. Teşviklerdeki dengesizlik zamanla saman ve et ithalatına da yansıdı” dedi.
‘İTHAL ETTİKÇE AÇIK ARTAR’
Bülent Tunç, sorunun ithalat ile aşılmasının zorluklarını şu sözlerle değerlendirdi: “500 bin besi havyvanı ithal ediliyor, bir de buna ilave olarak et ithalatından söz ediliyor. Daha evvel 300 ila 400 bin hayvan getirildi. Ondan evvel 200 bindi. Demek ki açığımız artıyor. 500 bin besi hayvanını baz alırsak, 300 kilo ile çarparsak 150 bin ton yapıyor. Yerli üretimimiz ise 1 milyon 150 bin ton. Şu gerçeğe dikkat çekmek isterim, yerli besi hayvanına yerli üreticiye teşvik verilmiyor. Şimdi tamamen dışa bağımlı hale geliyoruz. Ben şunu iddia ediyorum; üretimi artırmadığınız müddetçe indirim olmaz. Biz de tüketiciyiz. Et fiyatları gerilemeli. Üretmedikçe dışarıdan aldıkça, ithal ettikçe açığımız artacak. Bunun yöntemi ithalat olmamalı, ithalat gerektiğinde yapılmalı ama bunu yaparken yerli üretimi bitirmemeliyiz.”
Teşvikler artırılsın Hans değil Hasan kâr etsin
Yerli üretime önem verilmediğinden yakınan besiciler, teşviklerin artırılması beklentisini şu öneriler ışığında dile getirdiler:
- Erenoğlu Hayvancılık - Ahmet Erenoğlu:
“İthalat yerli üretime zarar verir. Dışarıdan hayvan alımı çare değil. Etçi hayvan ırklarının üretimine önem verilmeli, hayvan tedariki yapılmalı. Köylüye hayvan dağıtımı yapılmalı. Teşvik ile ilgili durum sorun. Şu an teşvik alamıyoruz. 3 sene evvel hayvan başına 350 lira olan teşvik, 2016’da 150 lira idi, şu an yok. Bu 350 lira teşviki tekrar alabilmek bizim için önemli.”
- Muglu Hayvancılık - Özkan Muğlu:
“İthalatçıya değil de yerli üretime önem verilsin. Yerli üreticinin ardında durulsun, yardımlar artsın. Hans değil de Hasan kâr etsin. Talebimiz teşvikin artışı, köylüye yardımın artışı. Biz dana ücreti alıyoruz. Zannediyorum 10 danaya 270 ila 300 bin lira verdiler. O da yetmedi, yetmiyor. Diliyoruz, hayvancılığa devam edelim ve şehirlere göç etmeyelim.”