Bunun adı Gıda Terörü! Yiyip içtikçe hasta oluyoruz
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Gıda endüstrisinde kâr hırsıyla hareket eden firmaların kullandığı yapay maddeler, başta şeker hastalığı olmak üzere toplumda birçok kanser türünün yaygınlaşmasına yol açtı. Yeniakit.com.tr’ye konuşan Diyetisyen Tuğba Uğur, obeziteye bağlı sağlık sorunlarının en büyük sebebi sayılan Glikojen bazlı yapay tatlandırıcıların artık doğal diye satılan maden sularına bile katıldığına dikkat çekerek tüketicileri uyardı: “Fabrikasyon gıdaları ne kadar az tüketirseniz o kadar sağlıklı yaşarsınız.”
Uğur Kağan Hanoğlu yeniakit.com.tr
Son yıllarda kimyevi yapay katkı maddeleriyle raf ömrü uzatılmış hazır gıdaların tüketimi giderek artarken, doğal olmayan katkı maddelerinin yol açtığı ciddi sağlık sorunlarına karşı uzmanlar tüketicileri uyardı. Diyetisyen Tuğba Uğur, “Gıda üreticileri artık tek bir şeye odaklanmış durumda; kâr etmek. Hâl böyle olunca sağlık ikinci plana atılıyor. Tüketiciler bilinçlenmediği sürece sağlıksız gıdaya bağlı hastalıkların ve ölümlerin artması kaçınılmaz. Tüketiciler aldıkları her ürünün içeriğinde ne olduğuna mutlaka bakmalı.” dedi.
Bunun adı “Gıda Terörü”
Dünya genelinde obezite kaynaklı hastalıkların fakir toplumlarda bile artış göstermeye başladığına dikkat çeken Diyetisyen Tuğba Uğur, özellikle fabrikasyon gıdalara katılan katkı maddelerinin araştırma ve tahminlerin çok ötesinde zararlara yol açtığı ifade ederek şunları söyledi:
“İnsan metabolizmasının tanıyamadığı ve dolayısıyla ayrıştıramadığı kimyevi bazlı katkı maddeleri vücudun doğal savunma dengesini tahrip ediyor. Bunun sonucunda hormonal dengede ve metabolik süreçlerde farklılaşma meydana geliyor. Vücudu bozan maddenin gıda olarak alınması ilk başta sindirim sistemini bozuyor ve vücudun diğer bütün sistemlerinde zincirleme bozulmalara yol açıyor. Doğal olmayan gıdaların sebep olduğu hastalıklara ve ölümlere ilişkin dünya genelinde önemli araştırmalar var. Buna rağmen Gıda ve ilaç tröstlerinin baskısıyla bu çalışmalara ilişkin sonuçlar çok fazla gündeme getirilmiyor. Bana göre insanları silahla öldürmenin gıda yoluyla öldürmekten bir farkı yok. O nedenle doğal gıdayı hedef alan her türlü girişimi, toplumu tehdit eden ‘Gıda Terörü’ olarak değerlendirmek gerekir.”
Maden sularında bile Glikojen var
Fabrikasyon üretilen bisküvi ve pasta türü gıdaların tamamına yakınında glikojen bazlı yapay tatlandırıcılar kullanıldığına işaret eden Diyetisyen Tuğba Uğur, glikojenin zararlarına ilişkin şunları söyledi:
“Sakkaroz olarak bilinen şeker, şeker kamışı ve şeker pancarından üretilir. Üretim süreçlerinde doğal yöntemler kullanılırsa insan vücudunun tanıyabildiği doğal bir madde olarak kabul edilir. Glikoz şekeri ise mısır ve benzeri tahılların nişastasından elde edilir ve gıda üretiminde ‘glikoz şurubu’ olarak adlandırılır. Belli kimyasal reaksiyonlarla elde edilir ve doğal şekerden çok yüksek oranda tatlandırma özelliğine sahiptir. Bu sebeple gıda firmaları daha ucuz olması sebebiyle yapay glikojeni tercih etmektedir.
Glikojenle ilgili araştırmalar, kanser oranlarını artırdığını, vücudun şeker dengesini bozarak Karaciğer yağlanmasına yol açtığını ortaya koyuyor. Buna rağmen gıda firmalarının kâr hırsı nedeniyle çok yoğun bir kullanım alanına sahip ve olumsuz etkileri bilindiği halde gıda üretiminde kullanılmaya devam ediyor. Öyle ki; bugün piyasada ‘doğal maden suyu’ adı altında satılan içeceklerin tamamına yakınında glikojen kullanılıyor. O kadar ilginç bir durumla karşı karşıyayız ki; zehir sayılabilecek bir maddeyi ‘doğal’ diyerek pazarlayabiliyorlar ve bu duruma kimse dur demiyor.”
Ne kadar az yerseniz o kadar sağlıklı olursunuz
Sağlıklı beslenme ile ilgili bilgiler veren Diyetisyen Tuğba Uğur, tüketicilere şu tavsiyelerde bulundu:
“Günümüzde hazır gıdalarla beslenme alışkanlığı tavan yapmış durumda maalesef. Hızlı yaşam tarzı da buna yol açıyor belki ama bu sağlıksız hayat tarzını değiştirmemiz lazım. Marketlerde satılan hangi tür olursa olsun hazır gıdalardan mümkün mertebe uzak durmak gerekiyor. Tahıl ağırlıklı doğal ev yemeklerini tavsiye ediyorum. Süt ve süt ürünleri tüketiminde de market ürünlerini değil ev yapımı ürünleri kullansınlar. Doğal işlenmemiş süt temin etsinler ve probiyotik özelliği nedeniyle en sağlıklı gıdalardan bir olan yoğurdu evde kendileri yapsınlar. Pasta, kek, börek türü gıdaları evde yapmak sağlık açısından en iyisi. Yani kısaca şunu söylemek istiyorum; bu devirde ne kadar az market ve hazır gıda ürünü kullanırsanız o kadar çok sağlıklı olursunuz. Az tüketin ve doğal tüketmeye özen gösterin.”