Gazetemiz yazarı Mehtap Yılmaz, bugünkü yazısında sınırımızı ihlal eden Rus uçağının düşürülmesi ile 'İçimizdeki Rus uşaklarını suçüstü yaptık' dedi.
İŞTE MEHTAP YILMAZ'IN O YAZISI:
İyi ki İran’ın gazına gelip de Türkmen Dağı’na çökmüş Rusya...
İyi ki Suriye’ye göz dikmiş...
İyi ki Libya Hizbullah’ı ile kol kola girmiş...
Şımarık Rus pilotları, iyi ki “onlarca kez uyarılmalarına rağmen” sınırlarımızı ihlal etmiş...
Sınırlarımızı ihlal etmiş de indirmişiz uçağı!
Baksana yine suçüstü yaptık, içimizdeki Rus uşaklarını...
Gerçi önce Gezi İşgali’nde sobelemiştik bunları...
Kobani Eylemleri’nde suçüstü etmiştik!
Proje Selahattin’i cilaladıkları zaman tek tek tespit etmiştik...
Fetullah’ın algı operasyonlarıyla “kukla” gibi oynatıldıklarını yakından takip etmiştik...
HDP-PKK “o keleşleri size çevireceğiz” dediği zaman kıs kıs güldüklerini de, uluslararası camiada PKK’yı desteklediklerini de hep birlikte seyretmiştik.
Nasır mı tuttu içimizdeki isyan, yoksa bu viral kafalara karşı bağışıklık mı geliştirdik?
Aşırı dozda ihanete maruz kalmamızın doğal bir sonucu olabilir mi bu?
Yoksa bir tür yılgınlık mı?
Sorunlarımızla barışmak mı?
Kabullenmek mi?
Yahu öldük, bittik, yazdık, söyledik ama bu “vatan düşmanlarını” bir türlü kendine getiremedik.
Dilimizde tüy bitti ama bu “barkodlu beslemeleri” bir türlü adam olma eşiğine sürükleyemedik.
Kelle koltukta estik, gürledik ama bu “tasmalıların”, sahiplerinin bahçesinden bize havlamalarının önüne geçemedik.
Kızdık, küstük sitem ettik ama fırtına kopar kopmaz bu haysiyetsiz sıçanların herkesten evvel gemiyi terk etmelerini bir türlü engelleyemedik.