• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bu tür süreçleri istihbaratlar yönetir

Yeniakit Publisher
2015-03-21 08:23:00 - 2015-03-21 08:23:41
Bu tür süreçleri istihbaratlar yönetir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e hareketi öncesi gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Erdoğan çözüm sürecinde izleme heyeti oluşturulmasına olumlu bakmadığını, sürecin benzeri ülkelerdeki gibi istihbarat servisleri üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

HASAN KARAKAYA / İSTANBUL / KİEV - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çözüm sürecinde izleme heyeti oluşturulmasına olumlu bakmadığını, sürecin benzeri ülkelerdeki gibi istihbarat servisleri üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

OLUMLU BAKMIYORUM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e hareketi öncesi Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Çözüm Süreci kapsamında İzleme Heyeti oluşturulduğu ve Kadir İnanır, Deniz Ülke Arıboğan, Avni Özgürel gibi isimlerin heyette yer aldığına dair haberler konusunu değerlendirmesi istenen Erdoğan, haberleri gazetelerde okuduğunu dile getirerek, “Böyle bir şeyden doğrusu benim haberim yok. Şunu da çok açık, net söyleyeyim bu olaya da ben olumlu bakmıyorum. Çünkü başbakanlığım döneminde de ‘Akil insanlar içerisinden bir grubun gitmesine nasıl bakarsınız, nasıl değerlendirirsiniz?’ dedikleri zaman, bunları doğru bulmadığımı, böyle bir şey düşünmediğimizi o zaman da söylemiştim. Aynı şeyi şimdi de söylüyorum. Bunlar doğru şeyler değil” diye konuştu.

İSTİHBARAT SERVİSLERİ YÖNETİR

Erdoğan, her ülkede olduğu gibi istihbarat teşkilatlarının birinci derecede süreci yönetenler olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Onlarla bu işler yürür. Kaldı ki burada bizler tâ o dönemde malum temsilcileri konumunda olan siyasi partiden 3 elemanı buraya gönderdik. Yine biz gönderdik, hükümet olarak gönderdik. Bunları da gizlemeye gerek yok ama bu sayının 3’ten 5’e çıkması, 7’ye çıkması, 10’a çıkması, 15’e çıkması veya  ayrı bir grubun oraya gönderilmesi... Bunlar neyi değiştirecek ki? Yani birilerini tatmin için bu işler yapılmaz. Eğer bu işin yönetimi hükümette ise hükümet de burada üzerine düşeni, gerekeni, başlattığı bir süreç üzerinde devam ettirmelidir. Öyle düşünüyorum. Bunun dışındaki süreç, sadece kendi çerçevesi içerisinde kalmalıdır. Zaman zaman tâ dağa bile çeşitli roman yazarları, biliyorsunuz, gönderilmiştir, gitmişlerdir. Ne netice alındı? Herhalde yeni romanlar mı yazdırılacak? Böyle bir adım mı atılacak? Bunlara gerek yok. Bunları doğru da bulmuyorum. Bu benim samimi düşüncelerimdir.”

YABANCI SAVAŞÇILAR

Erdoğan, yabancı savaşçıların iadesine ilişkin “Bunları iade ediyoruz ve bundan sonra da bu şekilde bizlere bildirilmesi halinde bunları yakalayıp, iade etmek hem insani hem de vicdani görevimizdir. Eğer bize bildirilmiyorsa; kimse   kalkıp da Türkiye’ye bunun hesabını soramaz ama bildiriliyorsa biz onları kesinlikle yakalar ve iade ederiz” dedi.

Tunus’ta Bardo Müzesi’ndeki saldırıya ilişkin olarak da Erdoğan, “Aldığımız haberler yine DAİŞ terör örgütünün bunu üstlenmiş olması istikametindedir. Bu terör olayının neticesinde 20’ye aşkın bir turistik ziyareti yapmak üzere Tunus’a gelmiş olan dünyanın değişik yerlerinden insanların, orada çocuk, kadın, erkek hakikaten ölmüş olması bir katliam, büyük bir cinayettir. Bundan dolayı ben tabii ölenlerle ilgili olarak taziyelerimizi en üst seviyede ifade ederken, aynı şekilde Tunus yönetimine de bu konudaki kınamalarımızı yazılı olarak bildirmiş vaziyetteyiz. Ayrıca ben de Sayın Sipsi ile görüşmek suretiyle bu konudaki üzüntülerimi ifade edeceğim. Terörün içinde, yaşayan bir ülke olarak bu işlerin acısını gayet iyi bilen ve bunu tatmış bir ülke olarak bunları biliyoruz” diye konuştu. Erdoğan, Ukrayna’daki iç savaşla ilgili ise ateşkesin muhafaza edilmesi gerektiğini vurguladı.

TÜRKİYE KARADENİZ'DE SİGORTADIR

Erdoğan ve Poroşenko, yaklaşık 3,5 saat süren görüşmeler sonrasında Türkiye-Ukrayna YDSK dördüncü toplantısı sonuçlarına ilişkin ortak açıklamayı imzalayarak, ortak basın toplantısı düzenledi. Poroşenko’ya “değerli dostum” diyerek hitap eden Erdoğan, Türkiye’nin, Kırım dahil Ukrayna’nın egemenliğine, siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne olan desteğini her platformda ifade ettiğine vurgulayarak, “Ukrayna ile kriz kelimesinin bir arada anılması bizleri üzmektedir. En büyük arzumuz bu zor zamanların bir an önce aşılması, yeniden ülkenin her karışında barış ve huzurun gerçekleşmesidir. Mevcut sorunlara, uluslararası hukuk ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğü temelinde diplomatik yollardan çözüm bulunmasını diliyoruz.” dedi.

“KIRIM TATAR TÜRKLERİNİN DURUMLARINI YAKINDAN İZLİYORUZ”

Erdoğan, açıklamalarında Kırım Tatar Türklerinin durumlarını da dile getirerek, “Ukrayna yönetiminin kriz sürecinde ülkelerine olan sadakatlerini ortaya koyan Kırım Tatar Türkleri başta olmak üzere tüm etnik ve dini grupların haklarını tanıyan ve koruyan tavrının devam etmesini diliyoruz” dedi.

Erdoğan, açıklamaların ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. “Sizce ABD’nin Suriye politikasında bir değişiklik söz konusu mudur?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:
“CIA Başkanının ifadesi ile Kerry’nin ifadesinde bir tutarsızlık var. Sonunda gerçi aynı kapıya çıkıyor. Geçen haftalarda da bu konu gündeme geldi, daha sonra Kerry’nin ofisinden bunun yalanlandığını gördük. Öyle zannediyorum ki liderler seviyesinde yapacağımız görüşmelerle bu ifadelerin en doğru olanını o zaman daha doğru anlamış olacağız. Çünkü Esed’in başında olduğu bir Suriye’nin artık huzura, refaha ermesi kesinlikle mümkün değildir. Amerikan yönetiminin de kurumlarının da böyle bir katilin arkasında yer alacağına ihtimal vermiyorum.”

“Türkiye’nin, Karadeniz bölgesinde güvenlik sağlanmasıyla ilgili ne tür bakışları vardır, atılması planlanan adımlar nelerdir? Türk akımı gerçekleştirilmesiyle ilgili ne tür riskler mevcut?” soruları üzerine Erdoğan, Türkiye’nin, Karadeniz bölgesiyle ilgili deniz, kara ve hava olarak güvenlik tespitlerinin mevcut olduğunu söyledi. Erdoğan, “Kimden hangi şartlarda olursa olsun bir NATO ülkesi olarak Türkiye, bütün tedbirlerini almış ve hazır vaziyette zaten beklemektedir. Türkiye aslında Karadeniz’de aynı zamanda güvenlik noktasında bir sigortadır. Şu ana kadar da sorun yaşanmamıştır. Temenni ederiz ki bundan sonra da yaşanmaz” ifadelerini kullandı.

UKRAYNA'YA KREDİ VE HİBE

Görüşmelerde 50 milyon dolarlık bir kredinin Ukrayna’ya sağlanmasına karar verildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerlerinden edilmiş kişiler için kullanılmış üzere de 10 milyon dolarlık insani yardımı Ukrayna hükümetine hibe olarak sağlama kararı aldıklarını söyledi. Erdoğan, “Komşuluğumuzun, stratejik ortaklığımızın gereği olan bu yardımlarımızın Ukraynalı dostlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Bundan 12 yıl önce aramızdaki ticaret hacmi 1,3 milyar dolardı. 2014 sonu itibariyle bu yaklaşık 6 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu rakamı 2017 yılı sonu itibariyle 10 milyar, 2023 yılı sonu itibariyle 20 milyar dolarlık bir ticaret hacmine ulaştıralım istiyoruz.”dedi.

UKRAYNA'YA 50 MİLYON DOLAR KREDİ

Türkiye-Ukrayna Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin (YDSK) dördüncü toplantısı vesilesiyle Kieve gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko tarafından askeri törenle karşılandı. Erdoğan ve Poroşenko, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından, Türkiye-Ukrayna Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi(nin (YDSK) dördüncü toplantısına başkanlık etti. Türkiye’nin Ukrayna’ya 50 milyon dolar kredi ve 10 milyon dolar hibe vermesi konusunda karar alındığı öğrenildi.Yeni Akit

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23