Batı’dan devşirme yasalardan cesaret alan ve “Benim bedenim benim kararım” diyerek her türlü sapkın ilişkiyi meşrulaştıran ahlak yoksunları iyice zıvanadan çıktı. Evli olduğu halde sosyal medya platformlarından yaptığı duyuruyla bir günde 100 erkekle birlikte olacağını söyleyen 23 yaşındaki Azranur Vandan adlı sapkın fenomenin skandal açıklaması, ülkede fuhşun getirdiği tehlikenin boyutunu bir defa daha gözler önüne serdi.
Sebahattin Ayan İstanbul
Batı’dan devşirme yasalardan cesaret alan ve “Benim bedenim benim kararım” diyerek her türlü sapkın ilişkiyi meşrulaştıran ahlak yoksunları iyice zıvanadan çıktı. Zinanın suç olmaktan çıkmasıyla başlayan süreç toplumda telafisi olmayan hasarlara yol açarken, seküler ahlaksızlar sapkın ilişkilerini tamamen alenileştirdi.
SOKAK ORTASINDA FUHUŞ
İstanbul Bebek sahilinde, İzmir Alsancak’ta Kordon sahilinde, İstanbul Yenikapı’da, Kocaeli Yarımca Sahili’nde ve Zonguldak sahilde peşi sıra patlak veren sokakta fuhuş görüntüleri gündemdeki yerini korurken şimdi de sanal alemde fuhuş rekoru kırma çılgınlığı başladı. Evli olduğu halde sosyal medya platformlarından yaptığı duyuru bir günde 100 erkekle birlikte olacağını söyleyen 23 yaşındaki Azranur Ay Vandan adlı sapkın fenomenin skandal açıklaması, ülkede fuhşun getirdiği tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Söz konusu rezaletler kamuoyunda tepkiyle karşılanırken, “aile yılı” ilan edine 2025’te bu sapkın akımlara karşı bir an önce caydırıcı cezalar getirilmesi istendi. Akit’e konuşan Aile Platformu Başkanı İlhan Ergincan, fuhşun alenileşmesinin kabul edilemez olduğunu ve toplumsal değerlerimizi parçalamaya yönelik bu sapkın akımların acilen durdurulması gerektiğini belirtti. Ergincan açıklamasında, şunları kaydetti:
AİLE YILINDA AİLE HEDEFTE
“Aile yılında sosyal medya ve görsel medyada aileye zarar veren ahlaksızlıklar son bulmuyor. Alenen fuhuşa teşvik söylemleri ile gençler ve aile çökertiliyor. TikTok hesaplarında sevgilileri ve eşleri ile fuhuş yapanlar, çocukları yanında ilişkiye girenler, swinger ilişkiler ile eşlerini başka erkeklere sunanlar, sokakta herkesin gözü önünde cinsel ilişkiye girenlerin ardından geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından evli bir kadın ‘24 saatte 100 erkekle cinsel ilişkiye girerek rekor kıracağım’ diyerek resmen bedenini ilana çıkarmıştır. Sözde feminist grupların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde ‘Beden benim bedenim, istediğimle yatarım, sana ne’ söylemini daha da ileriye taşıyarak, ‘Türkiye Cumhuriyeti laik yönetilmiyor, eğer öyle olsa benim bedenime kimse karışamazdı ve istediğimle istediğim kadar ilişkiye girerim, bu benim anayasal hakkım’’ diyerek arsızlığına hak arayışına girmiştir. Bu kadının ve kocasının finans hesapları incelenmeli, kimlerden fon aldığına bakılmalı, arkasındaki LGBT, feminist örgütlerden kimler olduğu belirlenmeli ve bunlar hakkında yasal işlem yapılmalıdır. Devletimizin polisine dair ‘işkence yaptılar’ söylemleri hakkında da iftira suçundan hakkında yasal işlem yapılmalıdır. Aile, Adalet ve İçişleri bakanlıklarını göreve çağırıyoruz. Aile yapımızı bozacak bu tür faaliyetlerde bulunanlar tespit edilip, haklarında işlem yapılmalıdır. Aileye zarar verecek her türlü faaliyete ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır.”
CAYDIRICI YAPTIRIMLAR ŞART
Sapkınlığı yayan platformlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirten Ergincan, şöyle devam etti: “Özellikle gündüz kuşağı TV programlarında aldatmanın normalleştirilmesi, aile mahremiyetinin sergilenmesi ile derin yaralar açılmaktadır. Bu tür TV programlarına son verilmeli, TikTok kapatılmalı, diğer sosyal medya paylaşımları sıkı denetimlere tabi tutulmalı ve ahlak dışı paylaşımda bulunanlar tespit edilip ağır cezalar verilmelidir. Bu tür paylaşımlar masum görülmemeli, arkasındaki derin yapı tespit edilip gereken yaptırımlar ile aile ve gençlerimizi yıkacak ahlaksızlıkların önüne geçilmelidir. Aile yılında, aileyi korumak istiyorsak LGBT dernekleri kapatılmalı, eşcinselliği savunanlara izin verilmemelidir. Sokakta, sosyal medyada fuhuşa teşvik edici hareketler ve paylaşımlar suç sayılmalıdır. 18 yaş altı çocuklara sosyal medya ve oyunlar yasaklanmalıdır. Aileye tahrip edici yayınlar ve diziler kaldırılmalıdır. Feminist derneklerin ve sözde kadın hakkı savunucularının aldıkları ve kullandıkları fonlar araştırılmalıdır.”