• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bölünmüş bir Suriye istemiyoruz

Yeniakit Publisher
2015-09-25 09:51:00 - 2015-09-24 23:30:38
Bölünmüş bir Suriye istemiyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2 milyona yakın Suriyeli’nin ülkemizde yaşadığını hatırlatarak, “Esed’in butik bir Suriye kurma peşinde olduğunu belirterek, “Biz Suriye’de toprak bütünlüğünü savunuyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rusya ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını cevapladı. Gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, Suriye konusunda “Halihazırda Suriye’nin yüzde 35’i DAEŞ’in kontrolünde. Esed ise ülkenin yüzde 15’ini kontrol edebiliyor. Şam’dan başlayıp Humus, Hama üzerinden Lazkiye’yle Akdeniz’e açılan bir butik devlet kurma peşinde” diye konuştu.

SURİYE’DE ESED’Lİ BİR YÖNETİM DÜŞÜNÜLEMEZ

Erdoğan, Suriye konusunda Rusya ile görüş ayrılıkları bulunduğuna işaret ederek, “Suriye meselesinde konu genelde bir noktada kilitleniyor: Esedli bir Suriye mi olacak yoksa Esedsiz bir Suriye mi? Kimileri Esed ile devam edilmesinden yana. Biz de diyoruz ki, normalleşme için önce bir geçiş süreci olmalı. Geçiş süreci sonrasında Suriye’de Esedli bir yönetim düşünülemez. Çünkü Suriye’de muhalefetteki herkesin ortak bir kanaati var; Esed ile bir şey yapılamaz” şeklinde konuştu.

DAEŞ’E EN BÜYÜK DESTEK ESED REJİMİDİR

Bazı ülkelerin Esed rejimi konusundaki kanaatlerinin kolay değişmediğine işaret eden Erdoğan, “Kendi hafıza kayıtlarında ne varsa, ondan taviz vermeye yanaşmıyorlar. Mesela, Esed giderse DAEŞ’in geleceğini düşünenler var. Oysa niçin DAEŞ gelsin? Esed giderse halk gelir. Suriye’nin yetişmiş insanları var, ama bu yetişmiş insanlara zemin oluşturmak lazım. Bizim ülkemizde de Avrupa ülkelerinde de Suriye’de elini taşın altına koyabilecek yöneticiler var; yetişmiş, kaliteli insanlar bunlar. Ama kimileri, bu gerçeği görmek yerine, Esed giderse DAEŞ gelir demekte ısrar ediyor. DAEŞ, Esed’ten kopuk gibi gözükse de esasen Esed’den kopuk değil. DAEŞ’in en büyük destekçisi Şam rejimidir. DAEŞ, çıkardığı petrolü kime veriyor? Şam rejimine. Halihazırda Suriye’nin yüzde 35’i DAEŞ’in kontrolünde. Esed ise ülkenin yüzde 15’ini kontrol edebiliyor. Şam’dan başlayıp Humus, Hama üzerinden Lazkiye’yle Akdeniz’e açılan bir butik devlet kurma peşinde” dedi.

TERÖRE ANLADIKLARI DİLDEN CEVAP VERİYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batılı yetkililerin Türkiye’nin PKK’ya karşı düzenlediği operasyonlarla ilgili “orantılı güç” çağrılarını da şöyle değerlendirdi: “Terörle mücadelede gereken neyse yapılır. Teröristlerin anladıkları dil neyse kendilerine o şekilde mukabele edeceksiniz. Bu işin orantısı olmaz. Kandil’e operasyonlar niye yapılıyor? Ülkemizin, vatandaşımızın güvenliğine yönelik terör tehdidini ortadan kaldırmak için. Bazı yerlerde sokağa çıkma yasağı ilanı da esas itibarıyla oralardaki vatandaşımızın güvenliği için yapılıyor. Amaç teröristleri ayıklamak suretiyle, orada huzur ve refahı sağlamak.”

O BAŞLIKLARI ATANLAR YERLİ DEĞİL

Cumhurbaşkanı Erdoğan “yerli ve milli vekil” sözleri üzerine başlatılan tartışmalara ilişkin de şunları söyledi: “Bu tam bir akıl tutulmasıdır. Benim o tanımımda asla bir ayrımcılık söz konusu değil. Benim yerli ve milliden kastım, bu memleketin dertleriyle dertlenen insanlardır. Dolayısıyla bu tanımda, Türk, Kürt biçiminde herhangi bir ayrımcılık yok. Ülkemizin vatandaşları, Türk, Kürt, Zaza, Ermeni, Laz ve benzeri orijinli olabilir. Etnik köken, yerli ve milli olmaya mani değildir. Bu bir zihniyet, aidiyet meselesidir. O tür başlıklar atanların kendileri yerli değil, sıkıntı burada. Başlıkları bile üst aklın tavsiyesiyle attıklarını düşünüyorum. Üst akıl yerli ve milli olmayacağına göre, onlar da yerli ve milli olmayanların maşası konumunda.”

TERÖR ÖRGÜTÜ YALANLARLA KANDIRIYOR 

PKK Terör Örgütü’nün yalanlar üzerinden bir algı operasyonu yürütmeye çalıştığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Terör konusunda dik duruş önemli. Bu açıdan bazı vilayetlerdeki vatandaşlarımızın terör karşısında dik durmalarını takdirle karşılıyorum. Bu diğer vilayetlere de yansımalı. 6-7 Ekim olaylarında ölenler siviller değil miydi? Terör örgütü ve uzantıları, yalan üzerinden algı operasyonu yapma derdinde. Yalanları tekrar etmek suretiyle, bir süre sonra o yalanların adeta doğruymuş gibi algılanmasını sağlama peşindeler. Terör örgütünü arkasına alan malum parti yalanı bolca kullanıyor. Yalanlarla kendisine oy devşirmeye çalışıyor. Bu yalanlar karşısında milletimize doğruları anlatmak büyük önem taşıyor.”

FİTNE TUZAĞINA DÜŞENLER OLABİLİR

Ankara Temsilcimiz Serdar Arseven’in “Bazı kesimlerin kurucu genel başkanı olduğunuz AK Parti’de fitne çıkarma peşinde olduğundan söz ediliyor. Bu çerçevede Başbakan ile sizin aranızı açmaya çalışanlar olduğundan bahsediliyor. Bunun bir tuzak olduğunu söyleyenler de var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuda bir şey düşünmek istemiyorum. Şunu biliyorum; Türkiye, 2023 hedeflerini inşallah yakalayacaktır. Tuzağa düşenler olabilir tabii. Ama ben, birilerinin kurduğu o tür tuzaklara düşmem” şeklinde cevapladı.

RUSYA İLE NÜKLEER PROJELERİMİZ DEVAM EDİYOR

Erdoğan, Rusya ile birlikte yürütülen nükleer santral ve doğalgaz enerji projelerine ilişkin de şunları söyledi: “Projeler devam ediyor. Nükleer santral için şu ana kadar Rusya’dan Türkiye’ye gelen kaynak 3 milyar doları buldu, liman çalışmaları devam ediyor. Bu işi biraz daha hızlandırmayı da konuştuk. Tabii Moskova’da eleman yetiştirme çalışmaları da sürüyor. Türk Akımı konusunda Rusya, herhangi bir olumsuz tavra sahip değil. Türk akımı ile ilgili olarak da şu an itibarı ile dört hat söz konusu. 15 milyar metreküp Türkiye için 48 milyar metreküp Avrupa için. Bu konuda bazı müzakareler var. Önce bir hat yapılsın şeklinde bir yaklaşım var. Biz ise yapılacaksa dört hat birden yapılsın diyoruz. İlgili bakanlarımız ve kurumlarımız, bununla ilgili görüşmeye devam edecekler.”

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23