Dış mihrakların ve içerideki uzantılarının tüm engelleme çabalarına, kirli algı operasyonlarına rağmen Türkiye’nin vizyon projesi Kanal İstanbul için geri sayım sürüyor. "Yaptırmayız" diyerek milletin ufkuna set çekmeye çalışanlara inat, asrın projesiyle İstanbul Boğazı nefes alacak, Türkiye küresel deniz ticaretinde yeni bir çağ açacak.
Boğaz'daki tehlike çanları susmak bilmiyor
Yılda yaklaşık 43.000 geminin geçtiği, en dar yeri sadece 698 metre olan İstanbul Boğazı, dev tankerlerin ve tehlikeli yük taşıyan gemilerin baskısı altında adeta can çekişiyor. Tonajların artması ve teknolojik gelişmelerle büyüyen gemi boyutları, her gün milyonlarca insanın yaşadığı bu kadim şehri büyük bir tehditle karşı karşıya bırakıyor. 100 yıl önce 3-4 bin olan geçiş sayısının bugün 50 bine dayanması, bıçağın kemiğe dayandığını gösteriyor.
Bekleme çilesi tarihe karışıyor
Mevcut durumda seyir emniyeti için uygulanan tek yönlü trafik, gemilerin kapıda günlerce, bazen haftalarca beklemesine neden oluyor. Ortalama 14,5 saatlik bekleme süreleri, hava şartları veya olası bir arıza durumunda tam bir çileye dönüşüyor. Kanal İstanbul ile bu kaos son bulacak; ABD'den ÇİN'e kadar uzanan küresel ticaret rotaları Türkiye üzerinden daha hızlı ve güvenli akacak.
Projenin temel hedefleri: Güvenlik ve gelecek
Kirli ittifakların "ekoloji" bahanesiyle karşı çıktığı projenin asıl amacı, halkımızın can ve mal güvenliğini teminat altına almaktır:
- Tarihi doku korunacak: İstanbul Boğazı'nın tarihsel ve kültürel mirası, gemi kazaları ve kirlilik riskinden kurtarılacak.
- Ölümcül riskler bitecek: Günde 500 bin yolcu taşıyan şehir hatları vapurları ile dev transit gemilerin dik kesişmesinden kaynaklanan kaza riskleri tarihe gömülecek.
- Depreme dayanıklı modern yaşam: Olası İstanbul depremi göz önünde bulundurularak, kanal çevresinde yatay mimariye dayalı, güvenli ve modern yerleşim alanları inşa edilecek.
- Tam bağımsız deniz yolu: Uluslararası deniz trafiğine açık yeni bir su yolu oluşturularak Türkiye'nin stratejik gücü perçinlenecek.
Halkımızın güvenli seyahat etmesi ve kent içi ulaşımda deniz yolunun payının artırılması için Kanal İstanbul hayati bir zorunluluktur. Şer odakları ne derse desin, büyük ve güçlü Türkiye’nin mührü bu kanalla tarihe kazınacak.

