Bediüzzaman adı verildi, malum medya ve avaneleri kudurdu
Kredi Yurtlar Kurumu'na ait 2 bin 600 öğrencilik erkek yurduna Bediüzzaman Said Nursi adı verilmesi çok rahatsız etti.
Risale Haber'de yer alan habere göre, Isparta'da Kredi Yurtlar Kurumu'na (KYK) ait 2 bin 600 öğrencilik erkek yurduna Bediüzzaman Said Nursi adı verilmesi Ulusalcıları ve Kemalistleri çok rahatsız ederken sol, Kemalist ve Doğan medya medya bu iftiralara çanak tuttu.
ANAYASAYA AYKIRI OLDUĞU UYDURDU
Ulusal Eğitim Derneği Isparta Şube Başkanı Mahmut Özyürek, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na konuya ilişkin bir yazı gönderdi. Özyürek, öğrenci yurduna Said Nursi adı verilmesinin Anayasaya aykırı olduğunu "uydurdu."
Said Nursi için "bölücü, cumhuriyet karşıtı" gibi iftiralarla, defalarca yalanlanmış iddialar ileri süren Özyürek, "Said Nursi’nin adının bir erkek öğrenci yurduna verilmesi kabul edilemez” ifadeleriyle kin kustu.
BEDİÜZZAMAN'I KENDİ AMAÇLARINA ALET EDEN FETÖ İLE İLİŞKİLENDİRDİ
Yine aynı şekilde Kur'an ve Hadis-i Şerifleri bile amacına alet eden, Said Nursi'yi de aynı amaçla suistimal eden FETÖ ile Said Nursi arasında ilgi kurmaya çabalayan Mahmut Özyürek, Bakanlığa gönderdiği dilekçede yargıya gideceği şeklinde tehdit savurdu: "KYK Isparta Erkek Öğrenci Yurduna verilme işleminin iptalini, İptal edilmediği durumda Anayasal haklarımızı kullanarak yargı yoluna başvuracağımızın bilinmesini ve gereğini arz ederiz.”
BİRİNE MİHRİ HATUN, DİĞERİNE BEDİÜZZAMAN
Geçtiğimiz günlerde Isparta'da Kredi Yurtlar Kurumu'na ait 5 bin kişilik yurtlara farklı isimler verilmişti. 2 bin 400 kişilik kız öğrenci yurduna Mihri Hatun, 2 bin 600 kişilik erkek öğrenci yurduna ise Bediüzzaman ismi verilmişti.
FETÖ ÜZERİNDEN SAİD NURSİ'YE BAKMAK FİTNEDİR
Geçtiğimiz Ağustos ayında NTV’de Oğuz Haksever’in sorularını cevaplayan eski Diyanet Başkanı Mehmet Görmez, "fitne"ye dikkat çekti. Cemaat ve tarikatların realite olduğunu vurgulayan Görmez, FETÖ bahanesiyle bu yapılan eleştirilerin doğru olmadığını söyledi.
Görmez'in sözleri şöyle:
FETÖ denilen bu yapı bir cemaatin içinden çıktığı iddia ediliyor. O da Nurculuk yahut Risale-i Nur Külliyatı denilen bir yapı içerisinden, grup içerisinde. Ve aynı şekilde bu dönemde ortaya çıkan fitnelerden bir tanesi de yine bu yapı üzerinden topyekün Nurculuğu okumak, hatta buradan Said Nursi ve onun bütün eserlerini aynı kategoriye sokarak değerlendirmenin de ben açıkça yanlış olduğunu ifade etmek isterim.
RİSALE-İ NUR ALLAH'I ANLATMAK KONUSUNDA SON DERECE BAŞARILIDIR
Çünkü (Risale-i Nur) materyalizmin bilhassa ateizmin, "Allah yok" düşüncesinin egemen olduğu zamanlarda, bu topraklarda, kainatın ayetleri üzerinden, kevni ayetler üzerinden bu toprakların çocuklarına ve bu dünyanın insanlarına Allah'ın varlığını ve birliğini anlatmak konussunda son derece başarılı bir projedir.
NURCULUK CEMAATİ 1980'DE FETÖ'YÜ DIŞINA ATTI
Burada hatalı olan şahıslara ve eserlere kutsiyet atfetmektir. Bu doğru değildir. Kaldıki zaten hiç kimse de bunu yapmaz. Kutsiyeti sadece Allah verir. Kendisi bizatihi, "baki hakikatler fani şahsiyetler üzerine bina edilmez" sözü Bediüzzaman Said Nursi'ye aitttir. FETÖ üzerinden bütün cemaatleri aynı kategoriye sokmak ve değerlendirmek yanlıştır. Ama orada yapılması gerekenler vardır. FETÖ üzerinden bu topraklardan çıkan özgün eserleri, Risale-i Nur'u kaldı ki Nurculuk cemaati de 80'li yıllardan itibaren FETÖ'yü dışına atmış bir yapıdır. Eserlere, eserin naşrini bir kutsiyet atfetmek yanlış olur. Ama FETÖ üzerinden okumak ve ötekileştirmek de doğru değildir. Bunu da açıkça ifade etmek isterim.