• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

BBP Genel Başkanı Destici: ”Bu toprakları gerçek sahipleri olan şehitlerimizden emanet aldık, çocuklarımıza devredeceğiz”

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Türk milleti, her ferdiyle Çanakkale Savaşı şehitlerimizi İstiklal Savaşı şehitlerimizle birlikte bize Anadolu’yu, Trakya’yı, Türkiye Cumhuriyeti topraklarını, vatanımızı emanet eden, bu toprakların gerçek sahipleri olarak bilir ve hatırlar.

Yeniakit Publisher
2020-03-18 10:08:02 -
BBP Genel Başkanı Destici: ”Bu toprakları gerçek sahipleri olan şehitlerimizden emanet aldık, çocuklarımıza devredeceğiz”

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Türk milleti, her ferdiyle Çanakkale Savaşı şehitlerimizi İstiklal Savaşı şehitlerimizle birlikte bize Anadolu’yu, Trakya’yı, Türkiye Cumhuriyeti topraklarını, vatanımızı emanet eden, bu toprakların gerçek sahipleri olarak bilir ve hatırlar. ‘Bu toprakları, gerçek sahipleri olan şehitlerimizden emanet aldık, çocuklarımıza devredeceğiz’ derken, aklımıza İstiklal Savaşı şehitlerimizle birlikte hep Çanakkale’de kaybettiğimiz vatan evlatları gelir” dedi.


BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Çanakkale Zaferi’nin 105’inci yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, Çanakkale Savaşı’nın 19 Şubat 1915’de Birleşik Krallık ve Fransa gemilerinden oluşan bir donanmanın Çanakkale Boğazı’nı koruyan Osmanlı tabyalarına geçekleştirdiği geniş çaplı saldırıyla başladığını hatırlattı. Destici, “İstanbul’u işgal ederek, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını ele geçirmek, Almanya’nın en önemli müttefiklerinden biri olan Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakarak İttifak Devletleri’ni zayıflatmak, müttefikleri Rusya’ya güvenli bir erzak ve askeri ikmal yolu açmak, İtilaf Devletleri adı verilen birliğin öncelikli amaçlarıydı. Bir yıla yakın süren deniz ve kara savaşları, Birleşik Krallık, Avustralya, Yeni Zelanda, Britanya Hindistan, ve Newfoundland birliklerinin oluşturduğu 489 bin kişilik Britanya İmparatorluğu ordusu ve 79 bin askerden oluşan Fransa birliklerinin mağlubiyeti ve geri çekilmeleriyle Osmanlı Devleti’nin kesin zaferiyle sonuçlandı. Bugün Çanakkale Zaferi’nin 105. yılında o gün kaybetseydik neler olabileceğine dair bir şeyler söylemek çok kolay değil elbette. Ancak Sevr Anlaşması’yla gerçekleştirilmek istenen planın o günlerde de hayata geçirilmeye çalışıldığı, Sevr’le yapılmak istenenlerin o gün de talep edildiği ve nihai olarak planın Türklerin Anadolu’dan sürülerek yok edilmesi olduğu artık hiçbirimiz için bir sır değil. Çanakkale Savaşı, tarihte Türk milletinin en ağır kayıplarını verdiği savaşlardan biri olarak yerini alır. İstanbul ve Anadolu, ancak bu sayede vatanımız olmaya devam edebilmiştir. Bu nedenle Türk milleti, her ferdiyle Çanakkale Savaşı şehitlerimizi, İstiklal Savaşı şehitlerimizle birlikte bize Anadolu’yu, Trakya’yı, Türkiye Cumhuriyeti topraklarını, vatanımızı emanet eden, bu toprakların gerçek sahipleri olarak bilir ve hatırlar. ‘Bu toprakları gerçek sahipleri olan şehitlerimizden emanet aldık, çocuklarımıza devredeceğiz’ derken aklımıza İstiklal Savaşı şehitlerimizle birlikte hep Çanakkale’de kaybettiğimiz vatan evlatları gelir” ifadelerini kullandı.


Bu toprakları vatan yapanlar arasında yurdun her bölgesinden, her etnik kökenden, her mezhepten, hatta farklı dinlerden evlatların bulunduğunu belirten Destici, açıklamasını şöyle sürdürdü:


“Onların hikayeleri, aynı zamanda Türk milletinin var oluş, Anadolu’nun ise Türk’e vatan olmaya devam etme hikayesidir ve silinemez bir şekilde kanla yazılmıştır. Dünya üzerinde tek bir Türk kalana kadar da şehitlerimiz, saygıyla, sevgiyle, minnetle hatırlanmaya devam edecek. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale Şavaşı’nda yaşadıklarını şu cümlelerle anlatır: ‘Biz, bireysel kahramanlık sahneleriyle meşgul olmuyoruz, yalnız size Bombasırtı vakasını anlatmadan geçemeyeceğim. Karşı siperler arasında uzaklığınız sekiz metre, yani ölüm muhakkak, muhakkak. Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulmamacasına tümüyle düşüyor; ikincidekiler onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve kadere boyun eğişle biliyor musunuz. Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiç ufak bir bezginlik bile göstermiyor; sarsılmak yok. Okumak bilenler ellerinde Kur’an-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şahadet çekerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren hayrete ve tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale Savaşı’nı kazandıran bu yüksek ruhtur.’ Çanakkale Zaferi’nin 105. yılında şehitlerimizi anarken Osmanlı Devleti’nin ’hasta adam’ olarak anıldığı günlerde tüm dünyanın neredeyse birleşerek vurmaya çalıştığı ölümcül darbeye milletimizin hangi ruhla direndiği, hangi ruhla zafer kazandığı ve hangi ruhla ayağa kalkıp yoklukla, kanla, gözyaşıyla, yıkılan bir imparatorluğun enkazının üzerine Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduğunu da hatırlamalı, hatırlatmalıyız. Aynı ruh ve inançla bu topraklarda onurlu, hür ve bağımsız yaşamamızı sağlayan şehitlerimizi, ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmetle minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı