İnternethaber.com yazarı Mustafa Bostancı bugünkü 'Başka ne olmasın istersiniz?' başlıklı yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi hayatına değindi.
İŞTE O YAZI;
Başka ne olmasın istersiniz?
Lütfen dikkat!
Bu yazı, çok sayıda “olamazsın, yaptırmayız!” içerir.
Piyalepaşa İlkokulu'nun 1074 numaralı öğrencisi,
İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde yatılı geçen yıllarının ardından futbola ve şiire merak saldı.
Bir taraftan Necip Fazıl şiirleri okurken,
diğer taraftan inandığı davanın siyasi mücadelesini verme gayretini sürdürdü.
Ve tarihler 1994 yerel seçimlerini gösterdiğinde,
Belediye başkanı olamazsın, yaptırmayız!
Siyasi çevreden gelen tepkilere hatta bazı tehdit telefonlarına rağmen,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlığına aday oldu.
İlhan Kesici ve Zülfü Livaneli’yi geride bırakarak,
kentin %26’sının desteğini alarak başkan seçildi.
“Canım İstanbul” dediği şehrin yönetimi artık O’na emanetti.
Dört buçuk yıl süren belediye başkanlığı döneminde İstanbul’un birçok derdine derman olan uygulamalara imza attı.
Bir miting meydanında okuduğu bu dizeler, O’nun siyasi kaderini yeniden yazıyordu.
Halkı din ve dil farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik ettiği gerekçesiyle TCK'nın 312'ye ikinci maddesi uyarınca yargılandı ve 10 ay hapse mahkum oldu.
Başbakan olamazsın, yaptırmayız!
Lise son sınıfa gidiyorum.
Henüz internetin bu kadar yaygın olmadığı, kasetçalar ve walkmanlerin popüler olduğu, sevdiğimiz şarkıları kasetlerden dinlediğimiz ve radyolardan kasete kayıt yaptığımız yıllar...
"Bu şarkı burada bitmez" diyordu, sesinden şiir dinlemeyi sevdiğimiz adam.
Nitekim bitmedi de…
Mahkumiyet sonrası “Muhtar bile olamaz” manşetleri atıldı.
Siyasi hayatı bitti yorumları yapıldı.
Onların bitti dediği yerde başlayanın aslında uzun soluklu siyasi bir yolculuk olduğunu çok az kişi anlamıştı.
Türkiye siyasetine yıllarca yön verecek bir parti kurdu ve iktidar oldu.
Partisi genel ve yerel seçimlerde tarihi başarılara imza attı.
59. 60 ve 61. hükümetin başbakanı oldu.
Olamazsın, yaptırmayızcılar kendilerince tedbirler aldılar.
İç ve dış mihraklarla birlikte parti kapatmalar, hatta darbeler planladılar.
Yıpratma politikalarının ve iftiraların arkası kesilmedi.
Cumhurbaşkanı olamazsın, yaptırmayız!
“Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır” dedi ve yoluna devam etti.
Türkiye'nin halk oylarıyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu.
Alışılmadık bir Cumhurbaşkanı olduğunu ve yeni sivil bir anayasa yapmanın gerekliliğini her fırsatta ifade etti.
Başkan olamazsın, yaptırmayız!
Sözün özü;
Türkiye’nin değişim ve gelişimine karşı direnenler,
bu ülkede her ne olmasını istemedilerse, çok şükür hepsi oldu.
Eski Türkiye alışkanlıklarından tek tek kurtulmaya devam ediyor.
Aynı güruh şimdilerde ısrarla "Başkan olamazsın, yaptırmayız!" diyor.
Peki bu sözler size tanıdık gelmiyor mu?
Varın bundan sonra olacakları siz düşünün…