• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Başbakan'dan ilk açıklama: İntikam duygusu ile...

Yeniakit Publisher
2017-02-02 23:55:00 -
Yeni Akit'i Google'da takip et, hiçbir gelişmeyi kaçırma.
Başbakan'dan ilk açıklama: İntikam duygusu ile...

Başbakan Binali Yıldırım, Almanya Başbakanı Angela  Merkel ile bir araya geldi. Görüşme sonrası Başbakan Yıldırım ile Almanya Başbakanı Merkel ortak açıklama yaptı.

Başbakan Binali Yıldırım, "Özellikle FETÖ ile ilgili  mücadelede Almanya'nın çok daha fazla desteğine ihtiyacımız var. Zira bu örgütler  Avrupa ülkelerinde rahatça faaliyetlerini sürdürebiliyorlar. Bunlar, Türkiye'nin  bugün başını ağrıtıyor, canını yakıyor ama eminim ki gelecek bir zaman içinde  bütün Avrupa için büyük bir tehdide dönüşebilir. Bu yüzden de terörle  mücadeledeki iş birliğimizin artarak devamı hayati öneme sahiptir." dedi. 

Başbakan Yıldırım ile Almanya Başbakanı Angela Merkel, Çankaya  Köşkü'nde gerçekleştirdikleri baş başa görüşme sonrasında ortak basın toplantısı  düzenledi ve gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Yıldırım, Türkiye-Almanya ilişkilerinin, Merkel'in Türkiye'yi  ziyaretiyle daha da önemli hale geldiğini belirtti.

Bölgede ve küresel düzeyde ortak tehditlerle ve ortak fırsatlarla  karşı karşıya olduklarını ifade eden Yıldırım, "Bu gerçeği dikkate aldığımızda  dost ve müttefik Almanya ile Türkiye ilişkileri, terörle mücadeleden mülteci  sorununa, karşılıklı ekonomik iş birliğinden güvenlik sorununa kadar, bölgesel  sorunların çözümüne kadar geniş bir yelpaze içerisinde değerlendirilebilir. Bu  anlayışla sayın Şansölye Merkel ile ikili ilişkilerimizin bütün boyutunu  değerlendirdik. Başta güvenlik ve ekonomi olmak üzere ikili ilişkilerimizi  daha  nasıl ileriye taşırız bunları konuşma fırsatımız oldu." diye konuştu.

Yıldırım, Merkel ile Türkiye'nin AB'ye aday ülke olması dolayısıyla  ilişkilerin tekrar canlandırılması, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve mart  2016'da yapılan anlaşmanın gelecek aylarda tekrar güncellenerek, AB'ye üyelik  konusunda bir adım daha ileriye gidilmesi için neler yapılabileceğini  değerlendirme fırsatı bulduklarını söyledi.

Merkel'e, 15 Temmuz'daki darbe girişiminden sonra darbeciler  karşısında gösterdiği dayanışma nedeniyle teşekkür eden Yıldırım, sözlerine şöyle  devam etti:

  "Merkel'in bugünkü ziyareti bu dayanışmanın önemini bir kez daha  ortaya koymuştur. Aslında, darbe girişiminden sonra olağanüstü hal çerçevesinde  darbecilerin sebep oldukları tahribatı, toplumsal travmayı ortadan kaldıracak  birtakım önlemler aldık. Bu önlemlerle ilgili de görüş alışverişi yapma  fırsatımız oldu. Şartlar ne olursa olsun, Türkiye bir hukuk devleti. Hukuk içinde  bütün sorumlular, suçlular değerlendirilecek ve hak ettikleri cezayı  bulacaklardır. Bu büyük bir felakettir, dünya demokrasi tarihinde eşine çok az  rastlanan, belki de örneği olmayan tanklara, toplara, uçaklara, helikopterlere,  füzelere karşı bedenini ortaya koyup ülkesini savunan kahraman şehitlerimizin ve  gazilerimizin topyekün bir milletin başarısından bahsediyoruz. Dolayısıyla bu  alçak örgüt maalesef çok büyük tahribat yaptı, büyük zararlar verdi. Bunların  zararlarını ortadan kaldıracak tedbirleri, yeni benzeri olaylar yaşanmaması için  elimizden geldiğince tedbirlerini alıyoruz. Burada uygulamalarla ilgili zaman  zaman şikayetler kulağımıza geliyor. Bu uygulamalarda bu kadar büyük bir olayın,  yüzbinlerce sorumlunun içinde olduğu bir darbe girişiminde hata olabilir ancak  bir kasıt söz konusu asla olamaz. Başından beri şunu söylüyoruz, Türkiye hukuk  devleti. İntikam duygusuyla hareket etmeyeceğiz, hukuk içinde, adalet içinde  muamele yapacağız, uygulamalarımız da bu yönde olmaktadır."

Başbakan Yıldırım, olağanüstü hale rağmen, memuriyetten çıkarılan ya  da haklarında şikayet olanlara ilişkin geçtiğimiz günlerde yapılan düzenlemeyle  yargı yolunu açtıklarını dile getirdi.

Yapılan düzenlemelerle, sanık veya suçluların gözaltı süreleri ve  avukatlarla görüşmelerinde bir rahatlama sağlandığını anlatan Yıldırım, şunları  kaydetti:

"Özellikle FETÖ ile ilgili mücadelede Almanya'nın çok daha fazla  desteğine ihtiyacımız var. Zira bu örgütler Avrupa ülkelerinde rahatça  faaliyetlerini sürdürebiliyorlar. Bunlar, Türkiye'nin bugün başını ağrıtıyor,  canını yakıyor ama eminim ki gelecek bir zaman içinde bütün Avrupa için büyük bir  tehdide dönüşebilir. Bu yüzden de terörle mücadeledeki iş birliğimizin artarak  devamı hayati öneme sahiptir. Suriye'de, Irak'ta DEAŞ'a karşı verdiğimiz amansız  mücadelede Almanya'nın yaptığı katkılar, istihbarat katkısı, hava desteği  önemlidir, bunu takdir ediyoruz ve teşekkür ediyoruz. Amacımız terörün yok  olduğu, ilişkilerimizin her alanda geliştiği bir ortamı oluşturmak. Avrupa'nın  güvenliği Türkiye'den geçiyor. Türkiye 3 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor.  Türkiye bir yandan da AB'nin, hem göçler bakımından hem de terör tehdidi  bakımından engelleyen, kaynağında durduran ülke konumunda. Bunun da AB tarafından  takdir edileceğini düşünüyoruz."

Binali Yıldırım, Almanya ve Türkiye'nin 35-36 milyar dolarlık bir  ticaret hacmine sahip olduğunu, Almanya'nın doğrudan yatırımlarında Türkiye'nin  6'ıncı sırada yer aldığını aktardı.

Türk kökenli yatırımcıların Almanya'da oldukça yaygın bir faaliyet  yürüttüğünü aktaran Yıldırım, ülkede 3.5 milyona varan Türk kökenli Alman  vatandaşının iki ülke arasındaki bağları güçlendiren en önemli varlık olduğunu  sözlerine ekledi.

SORULAR  

Başbakan Yıldırım ve Merkel, açıklamalarının ardından basın  mensuplarının sorularını yanıtladı.

Başbakan Yıldırım, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında geçen yıl  mart ayında varılan mutabakat hatırlatılarak, vize muafiyetinin ne zaman hayata  geçirileceğine ilişkin soru yöneltilmesi üzerine, bunun çok kapsamlı bir anlaşma  olduğunu, terör konusunun yanı sıra geri kabul, parasal destek ve birebir değişim  gibi konuları da kapsadığını anımsattı. "Bu konuların, bir kısmının iyi  çalışırken bir kısmının da istedikleri gibi çalışmadığına" dikkati çeken  Yıldırım, şöyle konuştu:

"Biz yapılması gereken işlerin çoğunu yaptık aslında. Kalan 5 madde  var. O 5 maddenin de sadece bir tanesi var, terörle mücadeledir. Terörle Mücadele  Yasası'nda da prensip olarak teröre en çok muhatap olan ve çok çetin bir mücadele  yapan ülke olarak, terörle mücadelemizin Türkiye'nin, bölgenin ve Avrupa'nın  güvenliğini sıkıntıya sokmayacak bir şekilde ele alınmasının hatta bunun Avrupa  Komisyonu'nda ele alınmasının daha faydalı olacağını, daha sonra da birlik  nezdinde kararlaştırılmasının gerçekleşmesini önerdik. Bu konuda çalışmalar devam  ediyor. Ümit ederim ki kısa zaman içerisinde mesafe alırız."

"Terör örgütlerini bölgeden temizlemek hepimizin ortak  sorumluluğudur"

Başbakan Yıldırım, Türkiye ile Almanya'nın NATO nezdinde işbirliği  halinde olduğu belirtilerek, ABD Başkanı Donald Trump'tan ne gibi beklentilerin  olduğu ve Suriye açısından bunun ne anlama geleceğine yönelik soruya karşılık,  "NATO'nun yarım asırdan fazla bir geçmişi var. NATO'nun küresel ve bölgesel  barışı sağlamakta çok büyük etkinlikleri oldu." ifadelerini kullandı.

Suriye'de, Irak'ta terörün bitirilmesi, istikrarın sağlanması  konusunda NATO koalisyon güçlerinin çok etkin bir mücadele verdiğini aktaran  Yıldırım, "Yeni Amerikan yönetiminin NATO'nun fonksiyonu ve yapabilecekleri  konusunda bir tereddütlerinin olduğunu düşünmüyorum." dedi.

  NATO'nun bakanlar seviyesinde toplantılarının yapılacağını anımsatan  Yıldırım, "Yeni yönetimin bakanı ilk defa bu toplantıya katılacak ve burada  etraflıca bu konuları değerlendirecekler. Terör sadece Almanya'nın, Türkiye'nin  meselesi değil. Dünyanın başının belasıdır. Amerika için de çok büyük tehdittir.  El-Kaide'den en büyük bedel ödeyen Amerika'dır. Dolayısıyla DEAŞ başta olmak  üzere bütün terör örgütlerini bölgeden temizlemek hepimizin ortak sorumluluğudur  diye düşünüyorum." diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, Anamuhalefetin, "Almanya Başbakanı Merkel'in  ziyaretinin anayasa değişikliğinin oylanacağı referandum öncesinde destek olarak  kullanılacağı" iddialarına yönelik soruya, "Muhalefet endişelenmesin, Sayın  Merkel'in seçimi var, benim orada oy hakkım yok. Bizim referandum var, Sayın  Merkel'in burada oy hakkı yok. Türkiye'de Türk vatandaşları, Almanya'da Alman  seçmenler bu işe karar verecek." şeklinde yanıt verdi.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23