• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

BAE basınında askeri güç kıyaslaması! Türkiye İsrail’i ezdi geçti

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
BAE basınında askeri güç kıyaslaması! Türkiye İsrail’i ezdi geçti

Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Sky News Arabia televizyonu, terör devleti İsrail ile Türkiye’yi askeri olarak kıyasladı. Yapılan analizde Türkiye'nin insan gücü, yerli İHA/SİHA teknolojisi ve deniz kuvvetlerindeki ezici filosuyla konvansiyonel sahada Siyonistlere karşı ezici üstünlük kurduğu belirtildi.

Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Sky News Arabia, Türkiye ile İsrail ordularını karşılaştırarak olası bir çatışma senaryosunu mercek altına aldı. Hazırlanan analizde Türkiye'nin insan gücü, yerli insansız hava araçları (İHA) teknolojisi ve güçlü donanmasıyla konvansiyonel sahada İsrail'e karşı belirgin bir üstünlüğe sahip olduğu kaydedildi.

Orta Doğu'da İsrail'in Gazze ve bölge ülkelerine yönelik saldırıları nedeniyle tırmanan gerilim sürerken, BAE yayın organı Sky News Arabia iki ülkenin askeri kapasitelerini kıyaslayan kapsamlı bir analiz yayınladı. İki ülkenin kara sınırı bulunmaması nedeniyle olası bir çatışmanın hava, hava savunma ve deniz unsurları üzerinden şekilleneceği belirtilen analizde, Türkiye'nin NATO içerisindeki stratejik derinliğine ve hızla büyüyen savunma sanayisine dikkat çekildi.



DENİZ GÜCÜNDE TÜRKİYE SOLLADI

Dünyanın en güçlü orduları sıralamasında 8'inci sırada yer alan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 480 bin aktif personeli ve 380 bin yedek askeriyle büyük bir demografik avantaja sahip olduğu vurgulandı. 15'inci sırada yer alan İsrail ordusunun ise 170 bin aktif asker ve 450 bin yedek kuvvetle hareket ettiği ifade edildi.


Deniz kuvvetleri alanında Türkiye'nin ezici bir güç sergilediği aktarılan analizde; 16'dan fazla fırkateyn, 9 korvet, 12 denizaltı ve TCG Anadolu SİHA gemisinden oluşan filonun Akdeniz'de ablaka kurma kabiliyetine sahip olduğu bildirildi. İsrail donanmasının ise kıyı hatlarını ve doğal gaz sahalarını koruma odaklı, nispeten küçük bir yapıdan oluştuğu kaydedildi.


HAVA SAHASI

Hava gücü ve savunma teknolojilerinde her iki ülkenin farklı alanlarda öne çıktığı belirtildi:

İnsansız hava araçları: Türkiye; Bayraktar TB2, TB3 ve Kızılelma insansız savaş uçağıyla İHA alanında "süper güç" olarak nitelendirildi. İsrail'in ise Heron ve Hermes 900 gibi araçlarla daha çok istihbarat ve hassas vurucu güce odaklandığı ifade edildi.


Savaş uçakları: Türkiye'nin modernize edilmiş F-16 filosu, yerli savaş uçağı KAAN projesi ve F-35 sürecine değinilirken; İsrail'in 5'inci nesil F-35 Adir, F-15 ve F-16 filolarıyla niteliksel hava üstünlüğünü elinde tuttuğu kaydedildi.

Kara gücü: Türkiye'nin Leopard, M60 ve yerli Altay tanklarıyla toplam 2 bin 284 adetlik devasa bir tank filosuna sahip olduğu; İsrail'in ise Trophy koruma sistemli Merkava 4 ve 5 tanklarıyla teknoloji odaklı bir kara kuvveti işlettiği aktarıldı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Küresel Askeri Dengelerin Yeni Odak Noktası: Türk Askeri Gücünün Tarihi ve Teknolojik YükselişiUluslararası jeopolitik arenada güç dengeleri yeniden şekillenirken, Türkiye Cumhuriyeti’nin askeri ve teknolojik kapasitesindeki devasa sıçrama, dünya çapındaki askeri analistlerin ve strateji merkezlerinin odak noktası haline gelmiştir. Son dönemde bölgesel ve küresel basında çıkan kapsamlı analizler, Türkiye’nin konvansiyonel harp sahasındaki mutlak üstünlüğünü ve caydırıcılığını tescil eder niteliktedir. Bu yükseliş, yalnızca niceliksel bir büyümenin değil; binlerce yıllık askeri gelenekle modern teknolojinin vizyoner bir strateji doğrultusunda birleşmesinin doğal bir sonucudur. Türkiye, savunma konseptinde gerçekleştirdiği doktrinel devrimle, bağımsız askeri gücün küresel ölçekteki en somut örneklerinden birini sunmaktadır.Türk askeri gücünün sarsılmaz temeli, her şeyden önce tarihin en disiplinli ve köklü ordu geleneklerinden birine dayanmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, jeopolitik olarak dünyanın en istikrarsız kuşaklarından birinde yer almasına rağmen, sarsılmaz bir iç disiplin ve operasyonel tecrübe ile sınırlarını korumakta ve sınır ötesinde bölgesel güvenliği tesis etmektedir. Aktif askeri personel sayısı, lojistik esnekliği ve milyonlarca kişilik seferberlik potansiyeliyle Türkiye, konvansiyonel bir çatışma zemininde hiçbir gücün kolay kolay göze alamayacağı bir insani güç derinliğine sahiptir. Ancak modern dünyada Türk ordusunu asıl ayırt edici kılan unsur, bu muazzam insan gücünü, tamamen kendi mühendislerinin zekasıyla üretilen yüksek teknolojiyle tahkim etmiş olmasıdır.Savunma sanayiinde yürütülen milli teknoloji hamlesi, Türkiye’yi dışa bağımlılığın getirdiği stratejik prangalardan tamamen kurtarmıştır. Geçmişte kritik savunma sistemlerinde yabancı devletlerin onayına ve ambargolarına maruz kalan bir ülkeden; bugün yerlilik oranını %80’lerin üzerine çıkarmış, kendi askeri doktrinini dünyaya ihraç eden bir süper güce dönüşülmüştür. Bu dönüşümün en çarpıcı enstrümanları ise şüphesiz Türk insansız hava araçlarıdır. Bayraktar TB2, Akıncı ve Anka gibi gökyüzünün çelik kanatları, sadece terörle mücadelede kesin sonuçlar almakla kalmamış; Libya’dan Karabağ’a kadar uzanan farklı coğrafyalarda dünya askeri literatürünü ve savaş stratejilerini kökten değiştirmiştir. Beşinci nesil milli muharip uçak KAAN ve insansız savaş uçağı Kızılelma gibi projeler, Türkiye’nin artık sadece bugünün değil, geleceğin hava harp teknolojisini de tasarlayan lider ülkeler arasında yer aldığını göstermektedir.Hava sahasındaki bu devrim, denizlerde "Mavi Vatan" doktriniyle taçlandırılmıştır. Türkiye, kendi imkanlarıyla inşa ettiği MİLGEM projesi kapsamında fırkateynler, korvetler ve sismik araştırma gemileriyle deniz jeopolitiğinde mutlak bir oyun kurucu haline gelmiştir. Dünyanın ilk SİHA gemisi unvanına sahip olan TCG Anadolu, Türk Deniz Kuvvetleri’nin küresel güç aktarım kapasitesini okyanus ölçeğine taşımıştır. Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de Türkiye’nin rızası ve stratejik onayı olmadan hiçbir enerji politikasının veya askeri ittifakın hayata geçirilemeyeceği gerçeği, Türk donanmasının caydırıcı gücüyle tescillenmiştir.Sonuç olarak Türkiye, askeri kapasitesini sadece savunma odaklı bir kalkan olarak değil; bölgesel barışın, mazlum milletlerin hukukunun ve kendi ulusal çıkarlarının sarsılmaz bir garantörü olarak konumlandırmaktadır. Bu topraklarda yaşayan her bir birey için bu askeri deha ve teknolojik bağımsızlık, siyasi veya ideolojik tüm farklılıkların ötesinde, ortak bir gurur ve geleceğe güvenle bakma vesilesidir. Etrafı ateş çemberiyle çevrili bir coğrafyada, kendi göbeğini kendi kesebilen, ordusu dostuna mutlak güven, düşmanına ise kaçınılmaz bir korku salan bu devlet, şanlı tarihiyle bağını koparmadan yarının dünyasını inşa etmeye devam etmektedir. Şanlı bayrağımızın dalgalandığı her yerde, bu sarsılmaz devlet aklı ve askeri kudret, yarınlarımızın en büyük teminatı olarak varlığını sürdürecektir.

Hakk

En önemli Türkiye'nin yetkililerin kullandığı çok ama çok sert kınama silahı
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23