• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Aynur Kanbur cinayeti davasında tutuklu sanık Gündüz: "Kimse beni azmettirmedi"

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Aynur Kanbur cinayeti davasında tutuklu sanık Gündüz: "Kimse beni azmettirmedi"

Aynur Kanbur cinayetinin ilk duruşmasında sanık Bülent Gündüz ateş ettiğini anlattı, Fazlı ve Serdar Kar suçlamaları reddetti; duruşma 22 Aralık'a ertelendi.

Şişli'de 10 yıl önce evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden 'Mezdeke' dans grubu üyesi Aynur Kanbur cinayetine ilişkin davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık Bülent Gündüz, Kanbur'a ateş ettiğini anlattı. Gündüz, "Bana küfür ve hakaret edince belimdeki silahı çekip ateş ettim. Olay böyle oldu. Kimse beni azmettirmedi" dedi. İstanbul Adalet Sarayı 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmanın sonunda heyet, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti ve duruşmayı 22 Aralık'a erteledi.

Sanıklar Bülent Gündüz, Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar hakkında 'tasarlayarak öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor; Gündüz için ayrıca 'ruhsatsız silah bulundurma' suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis talep edildi. Firari sanık Yüksel Kar'ın aranmasına devam edildiği öğrenildi. Duruşmaya tutuklu üç sanık ile Kanbur'un ablası Dilek Yıkmış ve taraf avukatları katıldı.

Gündüz, "Paketiniz var" diyerek içeri girdiğini anlattı

Savunmasında Kanbur ailesinin saygın bir aile olduğunu söyleyen Gündüz, Aynur Kanbur'a "Neden böyle yapıyorsun?" diye hesap sormaya çalıştığını, Kanbur'un kendisine tepki gösterdiğini aktardı. Onu takip edip evini öğrendiğini, olay günü işe giderken aklına geldiğini ve konuşmak için evine gittiğini anlatan Gündüz, Kanbur'u balkonda gördükten sonra zile bastığını, "Kim o?" sorusuna "Paketiniz var" karşılığını verdiğini, kapı açılınca içeri geçtiğini söyledi. Gündüz, Kanbur'a mesleğini bıraktığını söylemesine rağmen bu işi yaptığının bilindiğini söylediğini, Kanbur'un da tepki gösterdiğini anlattı.

Aynur Kanbur ile daha önce bir kez sahilde karşılaştığını, o zaman da konuşmak için gittiğini belirten Gündüz, Kanbur'un kendi annesinin akrabası olduğunu söyleyerek "kuzen sayılırız" dedi. Mahkeme başkanının diğer sanıkları tanıyıp tanımadığı sorusuna "Evet, teyzemin çocukları" yanıtını verdi; Kanbur ile diğer sanıklar arasında miras kavgası olup olmadığı sorusuna "Bilmiyorum", sanıkların kendisini azmettirip azmettirmediği sorusuna ise "Hayır, asla" karşılığını verdi.

Serdar Kar: O aileden hiç kimseyi aramışlığım yok

Tutuklu sanık Serdar Kar, neden yargılandığını anlamadığını, Aynur Kanbur'u yalnızca annesinin uzaktan akrabası olması sebebiyle bildiğini söyledi. Maktulün kardeşi Bülent Bey'in, azmettiricilerin Yüksel ve Fazlı olduğunu söylemesi üzerine dosyada yer aldıklarını öne süren Kar, olay günü telefonunun kapalı olduğu yönündeki tespite karşı, o dönemde yaşadıkları bölgede baz istasyonunun kaldırıldığını, HTS kayıtlarına bakılabileceğini, telefonunun bir gün önce de beş gün sonra da aynı durumda olduğunu anlattı. Dindar bir insan olduğunu belirten Kar, cuma günleri eşine ve dostuna mesaj attığını, o dönemde WhatsApp olmadığı için normal mesaj gönderdiğini, Bülent Gündüz ile aralarında 1999 mesaj bulunduğunu dile getirdi.

Miras meselesinin, Dilek Hanım'ın kendileriyle ilgili dilekçe vermesinden sonra gündeme geldiğini söyleyen Kar, arazilerin kendileri doğmadan satıldığını ve bunları dosyadan öğrendiklerini aktardı. Aynur Kanbur'u tehdit edip etmediği sorusuna ise "Ben ne Aynur Hanım'la ne de Dilek Hanım'la görüştüm. O aileden hiç kimseyi aramışlığım yok" karşılığını verdi.

Fazlı Kar: Aynur'u hayatımda hiç görmedim

Tutuklu sanık Fazlı Kar, üzerine atılı suçların hiçbirini kabul etmediğini, olayla bağlantısının bulunmadığını ve Aynur Kanbur'la mirasla ilgili hiçbir çekişmeleri olmadığını söyledi. Bülent Gündüz'ün teyzesinin oğlu olduğunu, yaşları yakın olduğu için telefonla görüştüklerini belirten Kar, HTS kayıtlarına göre olay günü saat 19.50'de Ümraniye'de, 20.00'de dükkanının bulunduğu Etiler'de, 24.00'te ise evinde göründüğünü anlattı. Aynur Kanbur'u hayatında hiç görmediğini, ailesiyle de iletişiminin olmadığını söyledi. Olaydan sonra Gündüz ile görüşüp görüşmediği sorusuna "Çok eski bir tarih olduğu için hatırlamıyorum ancak dönem dönem telefonla iletişimimiz oluyordu" yanıtını verdi.

Müşteki Yıkmış: Birbirinize düşeceksiniz

Kanbur'un ablası müşteki Dilek Yıkmış, "Benim kardeşim kötü yola düşmedi. Benim kardeşim hem dans hocasıydı hem balerindi" dedi. Kardeşinin çalışıp kazandığı paraları vakıflara bağışladığını söyleyen Yıkmış, öldüğü gün kardeşinin kaçmaya çalıştığını, bir adım atıp yere düştüğünü ve üzerine sekiz kurşun daha sıkıldığını, kafasından çıkan kurşunu polise kendisinin verdiğini belirtti. Bayram Kanbur'un sanıkları "gaza getirdiğini" ve onun yönlendirmesiyle kardeşinin öldürüldüğünü iddia eden Yıkmış, Bayram Kanbur'dan davacı olduğunu söyledi ve "Paramparça edip Aynur'u öldürdünüz, birbirinize düşeceksiniz" ifadelerini kullandı.

Duruşmanın ardından Kanbur'un yakınları ile sanıkların avukatları arasında tartışma çıktı. Tartışma, polislerin araya girmesiyle son buldu.

İddianame: Gündüz silahı Emirgan-Kanlıca yolunda denize attığını söyledi

İddianamede, Gündüz'ün olay günü saat 19.01'de Avcılar Metrobüs durağından metrobüse bindiği, 19.47'de Mecidiyeköy'de indiği ve yolculuk sırasında telefonunu kapatmış olabileceği belirtildi. Sanal medya fotoğraflarındaki kıyafetlerin, olay görüntülerindeki şüphelinin montuyla benzerlik gösterdiği; kulak, yüz ve burun yapısının da Gündüz ile uyumlu olduğu değerlendirildi. Cinayeti itiraf ettiği belirtilen Gündüz'ün, Kanbur'un yaşam tarzını aile değerlerine aykırı bulduğu için öldürmeye karar verdiğini anlattığı kaydedildi. İddianameye göre Gündüz, Kanbur'un kendisini tanıyıp bağırmaya başlaması üzerine yaklaşık iki adım mesafeden 3-4 el ateş ettiğini, ardından otobüsle Hisarüstü'ndeki iş yerine gittiğini, cinayette kullandığı silahı 2-3 gün sonra Emirgan'dan Kanlıca'ya giderken denize attığını söyledi. Olay yerinde 11 Haziran'da keşif yapıldığı da belirtildi.

Telefon kayıtlarına ilişkin incelemelerde Gündüz'ün Fazlı Kar ve Serdar Kar ile irtibatının bulunduğu, Serdar Kar'ın cinayetten hemen önce son görüşmesini yaptığı, ertesi gün saat 10.13'e kadar telefonunun kapalı kaldığı ve bu süreçte Gündüz'e iki mesaj gönderdiği kaydedildi. Yüksel Kar'ın ise olaydan üç gün önce ABD'ye gittiği, cinayetten hemen önce telefonunu kapattığı, ertesi gün öğle saatlerine kadar görüşme kaydının bulunmadığı ve olay sonrasında yoğun GPRS kullanımının tespit edildiği iddianamede yer aldı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23