Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi (UHİM) Başkanı Ayhan Küçük, “HDP’nin ve Selahattin Demirtaş’ın çözüm sürecinde etkin hale getirilmesinde Batı’nın önemli bir etkisi var. HDP, Batı’nın oynadığı oyunun içine dahil oldu. Kobani olaylarında bunu net olarak görüyoruz. Selahattin Demirtaş, Kobani olaylarından üç gün önce Amerika ve Paris’e uğrayıp tekrar Türkiye’ye geldi ve olayların fitilini yaktı. Halkın sokağa dökülmesi çağrısında bulundu. Çözüm sürecinde HDP ve PKK baskı altına alındı. Türkiye ile anlaşan, uzlaşan siyasi unsur Batı tarafından rahat bırakılmaz. Bu yüzden HDP, Batı’nın taşeronluğunu yapıyor. HDP’nin yapıp ettiklerine ve onu destekleyen unsurlara baktığımızda bunu görürüz” dedi.
HÜSEYİN KULAOĞLU / İSTANBUL - Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi (UHİM) Başkanı Ayhan Küçük, “HDP, Batı’nın taşeronluğunu yapıyor. HDP’nin yapıp ettiklerine ve onu destekleyen unsurlara baktığımızda bunu görürüz” dedi. UHİM Başkanı Ayhan Küçük, Akit TV’de Hüseyin Kulaoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Pazartesi Sohbetleri programına konuk olarak, Çözüm süreci ve gündemdeki gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu.
2002 yılına kadar Doğu ve Güneydoğu’da insanların baskı altında olduğunu ifade eden Küçük, bu tarihten sonra AK Parti ile beraber bölgede ciddi bir demokratikleşmenin söz konusu olduğunu belirtti. Bugüne geldiğimizde bölge insanları tarafından 10 yıl önce bile ifade edilmesi bile mümkün olmayan özgürlüklerin verildiğini kaydeden Küçük; “Çözüm süreciyle beraber toplumun devletle geçmişteki gibi güvensizliği ortadan kalktı. Toplumda devlet/hükümet karşıtlığı yok ve bu yüzden çözüm süreci zeminde başarılı oldu. Çözüm sürecine halklar nezdinde bakarsak başarılı olmuştur. Doğu ve Güneydoğu’daki insanlar çözüm süreciyle ilgili müsbet düşüncelerini devam ettiriyorlar” diye konuştu.
TÜRKİYE TAŞIYICI GÜCÜ OLAN BİR ÜLKE
Türkiye’nin kendi içerisinde “barışık” bir ortamın oluşmasının Batı’yı rahatsız ettiğini vurgulayan Ayhan Küçük; “Türkiye
taşıyıcı gücü olan bir ülkedir. Sıradan kendi sınırları içerisinde değerlendirilmez. Türkiye’deki her bir gelişme çevresindeki ülkeleri, inanç birliktelikleri olan ülkeleri, coğrafi ve tarihsel birlikteliği olan ülkeleri de etkiler. Çözüm süreciyle beraber çatışmasızlığın getirdiği enerji ile potansiyelimiz ortaya çıktı ve küresel sistemin, emperyal düzenin bir şekilde müdahili olmaya başladık. İşte Batı ve Amerika bundan rahatsız oldu” şeklinde konuştu.
ÇÖZÜM SÜRECİNDE HDP VE PKK BASKI ALTINA ALINDI
HDP’nin ve Selahattin Demirtaş’ın çözüm sürecinde etkin hale getirilmesinde Batı’nın önemli bir etkisi olduğunu ifade eden UHİM Başkanı Küçük sözlerinin devamında şunları söyledi: “HDP, Batı’nın oynadığı oyunun içine dahil oldu. Kobani olaylarında bunu net olarak görüyoruz. Selahattin Demirtaş, Kobani olaylarından üç gün önce Amerika ve Paris’e uğrayıp tekrar Türkiye’ye geldi ve olayların fitilini yaktı. Halkın sokağa dökülmesi çağrısında bulundu. Çözüm sürecinde HDP ve PKK baskı altına alındı. Türkiye ile anlaşan, uzlaşan siyasi unsur Batı tarafından rahat bırakılmaz. Bu yüzden HDP, Batı’nın taşeronluğunu yapıyor. HDP’nin yapıp ettiklerine ve onu destekleyen unsurlara baktığımızda bunu görürüz.”
PKK/PYD’yi örgütsel bir grup olarak değerlendirmemek gerektiğini kaydeden Küçük, PKK/PYD’nin marksist olduğunu ve bölgenin sekülerleşmesinde kullanıldığını belirtti.
İNSAFINIZ KURUSUN TÜRKİYE’DE HİÇ Mİ OLUMLU ŞEYLER OLMADI
HDP içerisinde siyaset yapan Ayhan Bilgen ve Seher Akçınar gibi isimler hakkında açıklamalarda bulunan Küçük; “Bölgeye geçmişten bugüne kadar baktığımızda birçok değişim süreci geçirmiş. İnsafınız kurusun Türkiye’de hiç mi olumlu şeyler olmadı. HDP siyasetçilerinin büyük kısmının pozisyonuna bakıyorum anlamakta zorlanıyorum. Ayhan Bilgen geçmişte Özgür Gündem’de yazmaya başladığında Kürt toplumu içerisinde Müslümanlığın önemli bir payda olduğunu anlatacağı konusunda çalışacağını söylemişti. Sonraki dönemlerde bunun yansımaları olduğunu göremedik. Gerçekte bunu yapmadı. HDP’de siyaset yapabilirsiniz ama inanç değerlerinizi korumak koşuluyla. HDP içerisinde siyaset yapan İslami düşünceye sahip kişiler, milliyetçi ve şovenist reflekslerle hareket ediyor” dedi.