Avusturya’da getirilen sembol yasasına tepkiler büyüyor: Hedef Müslümanlar
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Siyaset Bilimci Dr. Ferid Hafız, Avusturya’da sembol yasası metninde yer alan bir maddeye göre İçişleri Bakanı istediği grup ve oluşumu yasaklayabiliyor. Bu durum Rabia sembolü ya da başka bir sembolün yasaklanmasından daha tehlikeli. Özellikle Müslümanları hedef aldığı anlaşılan yasa ile ülkedeki Müslüman topluluk huzursuz edilmek isteniyor” dedi.
Avusturya Ulusal Meclisince kabul edilen, terör ve radikal gruplara ait sembol ve işaretlerin yasaklanmasını öngören “sembol yasası” kapsamında, Müslüman Kardeşler Cemaati ve Ülkü Ocaklarına ait sembollerin de yasaklanacak olması tepkilere neden oldu. Terör, aşırıcılık ve “siyasal İslam ile mücadele” adı altında, hem Türkiye’de hem de Mısır’da yasal ve meşru zeminde siyasi ve kültürel faaliyet yürüten Ülkü Ocakları ve Müslüman Kardeşlere ait “Bozkurt ve Rabia” işaretinin yasaklanacak olmasına, ülkede yaşayan Türk ve Müslümanlar başta olmak üzere birçok kişi tepki gösterdi. Aşırıcılık ve terörle hiçbir ilişkisi olmayan gruplara yönelik faşist hükümetin tutumu, ülkedeki Müslüman ve Türkler üzerinden suni gündem oluşturarak, toplumun gerçek sorunlarının örtbas edilmek istediği şeklinde yorumlanıyor.
“Yasa Müslümanları hedef alıyor”
Georgetown Üniversitesinde kıdemli araştırmacı olarak çalışmalarını sürdüren Siyaset Bilimci Dr. Ferid Hafız, yaptığı değerlendirmede, yasayı Müslümanlar açısından daha da tehlikeli kılan bir başka konuya dikkati çekerek, “Yasa metninde yer alan bir maddeye göre İçişleri Bakanı istediği grup ve oluşumu aşırıcı olarak tanımlayabiliyor ve isterse yasaklayabiliyor. Bu durum Rabia sembolü ya da başka bir sembolün yasaklanmasından daha tehlikeli. Özellikle Müslümanları hedef aldığı anlaşılan yasa ile ülkedeki Müslüman topluluk huzursuz edilmek isteniyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Faşist gruplara yasak yok”
Aşırı sağcı hükümetin, insanları yasaklarla dolu bir toplumda yaşamaya yönlendirdiğine işaret eden Hafız, “Sembol yasası yüksek oranda cezai yaptırımları öngörüyor. Kimi oluşumlar yasaklanırken Avusturya’da yerleşik Kimlikçiler gibi aşırı sağcı, ırkçı gruplara ait semboller yasaklanmıyor. Farklı ülkelere ait oluşumlarla mücadele ettiğini savunan hükümet, kendi aşırı sağcılarına karşı bir şey yapmıyor” diye konuştu.
“Müslümanlar suç işleyen gruplar olarak gösterilmek isteniyor”
Merkezi Avusturya’nın Vorarlberg eyaletinde bulunan Her Kültürün Vatanı (HAK) Partisi Genel Başkanı Murat Durdu da Ülkü Ocaklarının buradaki gençlerin kötü yollara meyletmelerini engellemek ve kültürel faaliyetler sürdürmenin dışında hiçbir yasadışı ya da Avusturya karşıtı bir hareketin içerisinde olmadığına dikkati çekti. Söz konusu yasayla Türk ve Müslümanların suç işleyen gruplar olarak gösterilmek istediğini belirten Durdu, “Olmayan bir durumu sorun olarak göstermeye çalışıyorlar. Anaokullarındaki başörtüsü yasağı gibi olmayan bir sorunu gündeme getirerek buradan siyaset yapmaya çalışıyorlar. Sembol yasağı da başörtüsü yasağı gibi kısır siyasetin ürünü” değerlendirmesinde bulundu.