Diyanet’in davetiyle Mekke’de buluşan 40’a yakın ülkenin hac organizasyonu başkanlarına hitap eden Görmez, “Haccın aynasından baktığımızda, hac bize ahireti yaşatıyor. Bizi ahiretimize, ebedi dünyamıza taşıyor. Tavaf ile hesap gününü öğretiyor, Arafat ile mahşeri yaşatıyor, ihram ile kefeni hatırlatıyor” dedi.
Müslüman ülkelerin hac organizasyonu başkanları, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ev sahipliğinde Mekke’de bir araya gelerek, bayramlaştı. Diyanet tarafından geleneksel hale getirilen ve Mekke’deki bir otelde düzenlenen “Dünya Hac Organizasyon Başkanları Buluşması”na 40’a yakın ülkenin temsilcisi katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan buluşma ve bayramlaşma programında katılımcılar, 2016 hac organizasyonu hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Açılış konuşmasını yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, katılımlarından dolayı davetlilere teşekkür etti. Görmez, bu yıl hac ibadetini çeşitli önlem ve uygulamalarla kolaylaştırdığı için Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’e, Hac ve Umre Bakanlığı yetkililerine, emniyet mensuplarına, diğer ilgililere ve bütün Suudi Arabistan halkına teşekkürlerini iletti.
SEVİNÇ VE HÜZÜN BİRLİKTE YAŞANIYOR
İslam coğrafyası olarak sevincin ve hüznün birlikte yaşandığını belirten Görmez, şunları kaydetti: “Sevinçliyiz ve umutluyuz. Sevinçliyiz çünkü vahyin kalbindeyiz. Sevinçliyiz çünkü hac ibadetini tamamlamış bulunuyoruz. Sevinçliyiz çünkü İslam ümmetinin Hz. İbrahim’in eliyle kuruluşunun bayramı olan Kurban Bayramı’nın içindeyiz. Bu vesileyle bütün misafirlerimizin Kurban Bayramı’nı en kalbi dua ve duygularla tebrik ediyorum. Hac ibadeti bize umut veriyor. Bize değişme imkanı veriyor. Bize yeniden diriliş imkanı sunuyor. Kurban Bayramı Rabbimizle aramızdaki uzaklıkları kaldırıyor. Bizi hem kendimize hem Rabbimize yakın kılıyor. Beden ülkesine hapsettiğimiz ruhumuzu gerçek sahibine yaklaştırıyor. Kurban Bayramı yakınlaşma bayramıdır.” Müslümanların hazan mevsimi yaşadıklarını söyleyen Görmez, “Hüzünlüyüz aynı zamanda. İçimiz buruk, sevinçlerimiz gölgeli. Çünkü Müslümanlar olarak hazan mevsimleri yaşıyoruz. Müslüman beldeler viranelere, harabelere döndü. İman beldelerinde eman yok oldu. İslam beldelerinde selam yok oldu. Can alıyoruz. Kan dökmeye devam ediyoruz. Cehalet, tefrika, sefalet peşimizi bırakmıyor” ifadelerini kullandı.
“HAC BİZE AHİRETİ YAŞATIYOR”
Görmez, haccın bir ayna olduğuna işaret ederek, bu aynadan İslam dünyasına bakıldığında nelerin görüldüğünü şu sözlerle dile getirdi: “Haccın aynasından baktığımızda, hac bize bir canlıya dokunmamayı öğretiyor. Börtü-böceğe, karıncaya, sivrisineğe dokunmamayı öğretiyor. Ancak biz can almaya devam ediyoruz. Halbuki bir kalp, Kâbe’ye bedel. Haccın aynasından baktığımızda, hac bize giydiğimiz ihram ile her türlü makam, mansıp, sınıf ayrımından uzak durmamızı öğretiyor. Ten rengi, dil farkı gözetmemizin cahiliyye düşüncesi olduğunu öğretiyor. Biz cinsiyet ayrımına, ırk ayrımına devam ediyoruz. Haccın aynasından baktığımızda, hac bize aynı yönde, aynı kıblede, aynı istikamette buluşmayı öğretiyor. Biz ise mezhep ve meşrep ayrımı yapmaya devam ediyoruz. Haccın aynasından baktığımızda, hac bize Hz. İbrahim’le başlayan, Hz. Peygamberle süreklilik kazanan bir tarihi hatırlatıyor ve bizim o tarihe ait olduğumuzu söylüyor. Biz başka bir tarihin, başka bir medeniyetin içinden dünyaya bakıyoruz. Haccın aynasından baktığımızda, hac bize ahireti yaşatıyor. Bizi ahiretimize, ebedi dünyamıza taşıyor. Tavaf ile hesap gününü öğretiyor, Arafat ile mahşeri yaşatıyor, ihram ile kefeni hatırlatıyor. Biz ise dünyevileşme girdabında kıvranıyoruz.”
“HAC UMUTTUR, YENİDEN DİRİLİŞTİR”
Bütün olumsuzluklara rağmen haccın, umut ve yeniden diriliş olduğunu aktaran Görmez, sözlerini, “Haccın varlığı umuttur, muştudur, yeniden diriliştir. Hac daima dirilişin provasıdır. Kurban, bütün bu değerlere dönüşün habercisidir. Bizler Türkiye’de 15 Temmuz’da bir darbe girişimi yaşadık ve zor günlerden geçtik. Bu süreçte halkımıza ve ülkemize verdiğiniz destekten dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Haccınız mebrur, sa’yiniz meşkur, kurbanınız kabul olsun” şeklinde tamamladı.
Programda, birer konuşma yapan hac organizasyon başkanları, Türkiye’ye ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na teşekkür etti. Aralarında Suriye, Umman, Irak, Kuveyt, Filistin, Çin, Malezya, Rusya, Nepal, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Slovenya, Vietnam, Kafkasya, Balkanlar, Afrika ülkeleri gibi yaklaşık 40 ülkenin katıldığı program, eski Filistin Din İşleri ve Evkaf Bakanı İsmail Said Rıdvan’ın İslam coğrafyası için yaptığı dua ile sona erdi.
KÂBE’YE VEDA ZAMANI
¥ Kutsal topraklarda hac ibadetlerini yerine getiren hacılar, Kurban Bayramı’nın son gününde şeytan taşlamayı bitirdi. Hacılar, kutsal topraklardaki hac ibadetinde son aşamaya geldi. Kurban Bayramı’nın birinci gününden itibaren üç gün boyunca Cemerat’a şeytan taşlamaya giden hacılar, dün taşlamayı bitirerek soluğu Kâbe’de aldı. Geri dönüş için yola çıkacaklar hazırlıklarına başladı. Özellikle erken dönenler ise Kâbe’ye veda etti. Şeytan taşlamadan sonra Harem-i Şerif’e giden hacılar, “veda tavaflarını” yaptı. Türk hacıların ilk kafilesinin ise, bugün Türkiye’ye dönmesi bekleniyor.
TDV’NİN CAMİLERİ TÜM DÜNYADA YÜKSELİYOR
¥ Türkiye Diyanet Vakfı’nca (TDV) dünyanın çeşitli merkezlerinde yaptırılan camiler, açılış için gün sayıyor. Türkiye’de bugüne kadar 3 bin 603 cami ve 419 mescit inşa eden vakıf, 25 ülkede 100’ün üzerinde cami ve eğitim binasını hizmete açtı. Vakfın yapımını üstlendiği İngiltere Cambridge Camii, Lefkoşa Hala Sultan Camii, Kırgızistan Bişkek Camii, Arnavutluk Tiran Merkez Camii, Kırım Seyyit Settar Camii ve Medresesi, Filipinler Tacloban Camii, Cibuti Merkez Camii ve Gazze’deki 9 caminin inşaatlarını sürdürüyor. Ayrıca, Türkistan’daki Ahmet Yesevi Camii de onarılarak ibadete açıldı.