Alev Coşkun'dan iç cephe kurnazlığı: Önce hizaya geldi sonra Gezici Kavala’ya sarıldı
Başkan Erdoğan iç cepheyi güçlendirmeliyiz dediğinde tepki gösteren Cumhuriyet gazetesi yönetimi, Venezuela’nın durumunu gördükten sonra iç cephe vurgusu yapmaya başladı. Araya da gezicilerle Demirtaş’ı tahliye konularını taşıyan ifadeler yerleştirdi.
Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun, daha düne kadar milli birlik mesajlarına kulak tıkayan yönetim anlayışını bir kenara bırakıp, Trump’ın Venezuela operasyonu sonrası korkuyla "iç cephe" vurgusu yapmaya başladı. Ancak Coşkun, bu milli kavramı bile terör destekçilerine ve Gezicilere özgürlük istemek için bir kalkan olarak kullanmaya kalkıştı.
Cumhuriyet gazetesi yönetimi ve Alev Coşkun, Başkan Erdoğan’ın Türkiye’nin bekası için yaptığı "iç cepheyi güçlendirmeliyiz" çağrılarını her fırsatta eleştirip görmezden geliyordu. Ancak 2026’nın başında ABD’nin Venezuela’ya yönelik barbarca müdahalesi ve Maduro’nun kaçırılması, laiklik maskesi altına sığınan bu isimleri bir anda "hizaya" getirdi. Coşkun, dış dünyadaki vahşi emperyalizmi görünce "güçlü bir iç cephe" oluşmasının şart olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı.
İÇ CEPHE DEDİ, TERÖR SİMSARLARINA ÖZGÜRLÜK İSTEDİ!
Alev Coşkun’un "iç cephe kurnazlığı" ise yazısının satır aralarında gizli. "Dağınık bir iç cephe yerine güçlü bir iç cephe" kurulmasını öneren Coşkun, hemen ardından sözü AİHM kararlarına getirerek kurnazca bir manevra yaptı. İç cepheyi güçlendirmenin yolunu; Gezi olaylarının finansörü Osman Kavala ve terör suçlarından tutuklu Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilmesine bağlayan Coşkun, milli birliği sağlamayı suçlulara imtiyaz tanımakla eşdeğer tuttu. Venezuela üzerinden korku pompalayıp, Türkiye’nin yargı bağımsızlığını hedef alan bu tutum, Cumhuriyet gazetesinin sinsi "iç cephe" stratejisini bir kez daha ifşa etti.
