• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Akşener dün öyle bugün böyle! Tacizcileriyle aynı safta

Yeniakit Publisher
2022-12-24 21:55:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Akşener dün öyle bugün böyle! Tacizcileriyle aynı safta

28 Şubat döneminin İçişleri Bakanı Meral Akşener, 2004 yılında MHP’nin İBB başkan adayı sıfatıyla akit’e gerçekleştirdiği ziyarette; “Düğmeye basanları biliyorum. 28 Şubatçılara hakkımı helal etmiyorum, tacize maruz kaldım” derken, bugün söylediklerini unutmuş, tacizcileriyle aynı safta yer alıyor.

YSK üyelerine hakaret eden CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verdiği skandal desteği sıradanlaştırmak için akit’e de eski yıllarda sahip çıktığı iddiasında bulunup, gazetemizi “büyük bir gürültü ile ziyaret ettiğini” öne sürerek benzeri görülmemiş bir yalana imza atan İP lideri Meral Akşener’in çelişkileri bitmek bilmiyor. 1999 yılında desteğe geldiğini öne sürdüğü akit’e ilk ve tek ziyaretini 2004 yılında, ‘MHP’nin İBB Başkan adayı’ sıfatıyla gerçekleştiren ve yerel seçimler öncesi projelerini gazetemiz aracılığıyla seçmene duyuran Akşener’in, aradan geçen 18 yılda 180 derecelik bir savrulma yaşadığı ortaya çıktı. Akşener’in saf değiştirdikten sonra sarf ettiği sözleri ile 1 Mart 2004’te akit’e verdiği “Düğmeye basanları biliyorum” başlıklı röportajında geçen ve 28 Şubat süreci ile daha pek çok konudaki açıklamaları arasında taban tabana zıt söylemlerin yer aldığı ortaya çıktı. İşte İP Lideri Meral Akşener’in çelişkilerinden bazıları şunlar:

17 Şubat 2015

Vakit'e ''şikayetçiyim'' dedi, mahkemede çark etti

2004 tarihli akit’te yayınlanan röportajda: “28 Şubatçılara kesinlikle hakkımı helal etmiyorum. Sayısız hakaret ve tehditlere maruz kaldım, bir sabah uyandığımda vatan hainliği ile suçlandım. Bunun hesabını mahşer gününde soracağım. O düğmeye basan elleri ben biliyorum.”

Bugün savrulduğu nokta: “16 Şubat 2015’te, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 28 Şubat Davası’nda “mağdur” sıfatıyla ifade veren dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, “28 Şubat için evet darbedir ya da hayır değildir diyemem. Bir rövanş isteğim söz konusu değildir. Ders çıkarmalıyız. Dava kapsamında herhangi bir şikâyetim yok” diyerek, hakkını helal etmeyeceğini söylediği darbecilerden şikâyetçi olmadı.

25 Ekim 2021

“Dini hayata baskı var” dedi fesat sözleşmeyi savundu

2004 tarihli röportajda: “2004’ün Türkiyesinde aday olmayı; uyarılar yapmak ve bazı konuları anlatabilmenin bir yolu olarak görüyorum. Genel politikaya ilişkin böyle bir amacım var. Çünkü Türkiye çok zor bir süreçten geçiyor. Dış politika ve İslâmi hayat tarzının değişmesine ilişkin dış odaklı bir plan uygulanıyor. Bunlarla ilgili endişelerim var. Bu noktada tebliğ ve ikaz görevimi yapacağım.”

2021’de: 24 Ekim 2021’de, İYİ Parti’nin kuruluşunun 4’üncü yıldönümünde konuşan Meral Akşener, Türk aile yapısının ruh kökünü hedef alan, eşcinsel sapkınlığı meşrulaştıran ve Başkan Erdoğan’ın iradesiyle kaldırılan Haçlı dayatması fesat sözleşmesini sahiplenerek, “İstanbul Sözleşmesi’ni amasız fakatsız hayata geçireceğiz” vaadinde bulundu.

24 Mayıs 2022

“ABD’ye teslim olmam” dedi Jeremy Rifkin'e sessiz kaldı

2004 tarihli röportajda: “Kazanmak için de elimden gelen bütün gayreti göstereceğim. Ama bunun dışında kalan seçmenin iradesi ve Allah’ın nasibidir. Eğer belediye başkanı olmak bana nasip olacaksa, bu sonucu alacağız. Nasibimde yoksa hiç kimse bir şey yapamaz. Yaşadıklarımdam sonra farklı bir teslimiyetim var. Bu teslimiyeti ABD veya İsrail’e teslim olmak olarak algılamayın.”

Bugün savrulduğu nokta: Batılı müttefiklerinin desteğiyle iktidara gelme ve Başbakanlık koltuğuna oturma hayali kuran zilletin ablası Meral Akşener, başta ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeffry Flake olmak üzere her fırsatta Batılı büyükelçilerle bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunuyor. Kılıçdaroğlu’nun adaylığına açıktan muhalefet eden Akşener, Bay Kemal’in Yahudi asılı ABD’li Başdanışmanı Jeremy Rifkin ile ilgili sessizliğini koruyor.”

23 Aralık 2022

Hacizcilerle aynı safta

Röportajda: “Zamanında Sayın Erdoğan hakkında kaleminden kan damlayanlar, şimdi hidayete ermiş görünüyorlar. Erdoğan’ın mağdur olduğu dönemde sevinen kesimler şimdi onun yanında. Bunların “hidayete ermiş!” olmasını sizler de eminim benim gibi şaşkınlık ve hayretle izliyorsunuz.”

Bugün savrulduğu nokta: “Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Ankara Temsilcisi Sedat Ergin, ANAP milletvekilleri Güneş Taner ve Birkan Erdal’ın telefon görüşmelerini deşifre ettiği için hakkında çok sayıda dava açılan ve İstanbul’daki dairesi ile maaşına haciz konulan Meral Akşener, şimdilerde sürekli geçmişte kanlı bıçaklı olduğu gazetelerin manşetlerini süslüyor. (Bugünkü akit 9. sayfa evine haciz koyanlarla kol kola)

Muamma hırsızlık olayı

Röportajda: Çok acı günler yaşadım. Bir de evimize hırsız girdi, hiçbir şey almadan ve hiçbir iz bırakmadan evi dağıtıp gitmiş. Bu da bana verilmek istenen bir mesajdı diye düşünüyorum.”

Gerçekte: Akşener’in evine yönelik hırsızlık iddiası, o dönem birçok siyasetçi, akademisyen ve medya mensubun evlerine girilerek bilgisayarlarının ve özel görüntülerinin kayda alındığı, daha sonra elde edilen veriler üzerinden o kişilere tehdit ve şantaj yapıldığına dair olayları hatırlattı. Akıllarda soru işaretlerine sebep olan hırsızlık olayı, benzer taktiği yoğun olarak kullanan FETÖ’cüleri akıllara getirdi.

16 Aralık 2022

Kendisi CHP yargısıyla linç edildi, bugün bağımsız yargıyı hedef alıyor

Röportajda: “Özel hayatın ihlalinden yargılandım. Yüklü miktarda tazminat da ödedim. Basın mensupları benim Türkiye’yi dinlediğimi tartıştılar. Böyle bir şey mümkün mü? Bakanlıktan düşeli iki yıl olmuş bir milletvekili olarak bunu nasıl yapabilirim? Bilirkişi raporları ortada. Bütün Yargıtay içtihatlarını ihlal eden bir sonuçla karşılaştım. Bunun anlamı, irade kırmaktır. Şahsımda insanların iradesi kırılmak istendi.”

Bugün savrulduğu nokta: “CHP’nin güdümündeki HSYK tarafından atanan yargı mensupları o dönem evrensel hukuk ilkelerini ayaklar altına alarak Meral Akşener’i ekonomik ve sosyal açıdan boğacak kararlara imza atarken, aynı Akşener şimdi YSK üyelerine “ahmak” diye küfreden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun galiz hakaretlerini görmezden gelerek yargının siyasallaştığını öne sürüyor.

Taciz edenlerle aynı safta

Röportajda: “Aslında İçişleri Bakanlığı kolay bir bakanlık. Oturmuş kadrosu ve belli kuralları var. Ancak benim dönemim çok zor bir dönemdi. 28 Şubat ve Susurluk olayları yaşandı. Böyle bir dönemde hem sorumluluk aldım hem de yetkimi kullandım. Genel olarak İçişleri Bakanları kritik kararları genel müdürlerin veya müsteşarların imzasıyla çıkarırlar. Ama ben kendi imzamı atarak önemli kararlar içeren genelgeler yayımladım. Bununla ilgili birçok tacize de maruz kaldım. Yaptıklarımdan kesinlikle pişmanlık duymuyorum. Şartların gerektirdiği gibi davrandım. Zaten başka bir türlü de davranamazdım.”

Bugün savrulduğu nokta: “İçişleri bakanı olduğu dönemde verdiği kararlardan dolayı bürokrasinin oluşturduğu oligarşik yapının tacize uğradığını söyleyen Meral Akşener, bugün 6’lı masa etrafında toplanan ve sözde Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem safsatasıyla 90’lı yılların koalisyon karanlığına dönmeyi vaat eden ortaklarıyla, Başkan Erdoğan’ın ortadan kaldırdığı malum zihniyeti yeniden iktidara getirmek istiyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Putsavar

7li b.k cukur

İbrahim cat

Bu altılı masada ne haktan ne de hukuktan bahs emesiniz çünkü ne konuştuklarını nede konuşulanlar bir 1⃣ birini tutmuyo vesselam bunlar hükumeti kursa bile 6 ay bile sürmez fatura vatandaşa çıkar bence vatandaş dikkat etmeli yazık olur vatana şimdi Türkiye cumhuriyeti savunma yolunda bir yol almışken 7 li masa kenarda ABD Avrupa birlikte turkiyeyi 1980 lere dondurup savunma sanayiyi durdurup bölmek parçalamak istiyo vatandan lar Türkler buna fırsat vermemeleri lazım
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23