THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Ankara

Aile kavramını yok ediyorlar

Oyuncu-şarkıcı dünyasındaki kişilerin evlilik dışı yaşaması, evlilik dışı birlikteliklerin şiddet gibi olaylarla gündemi meşgul etmesi, ergenlik çağındaki gençlerimizin evlilik kurumuna olan inancını ve aile kavramına saygıyı azaltıyor

10 Kasım 2018 Cumartesi 09:12
Aile kavramını yok ediyorlar

Oğuzhan Gültekin / ANKARA

Gayri meşru ilişki yaşayan oyuncu Ahmet Kural ve Gezici Sıla arasında yaşanan şiddet olaylarının ardından başlayan mahkeme süreci kamuoyunu meşgul etmeye devam ediyor. Tanınmış kişilerin evlilik dışı yaşaması, evlilik dışı birlikteliklerin şiddet gibi olaylarla gündemi meşgul etmesi, ergenlik çağındaki gençlerimizin evlilik kurumuna olan inancını ve aile kavramına saygıyı azaltıyor.

Konuya ilişkin Akit’e değerlendirmede bulunan Din-Bir-Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, “Lüks içinde yaşayan ve toplum önünde yaşayan kişilerde evlilik mefhumu yok. Bu durum bizim aile kültürümüz, geleneğimiz ve dini inancımızda yok” dedi. “Aile kültürümüz, geleneğimiz ve din inancımızda böyle evlilik dışı yaşam söz konusu değil” diyen Yusuf Özdemir, “Evli olmayanların gayrimeşru ortamda şiddete maruz kalma şekli, alkol gibi durumların gündeme taşınması toplumumuzun en küçük yapı taşı olan aile kavramını derinden zedelemektedir. Bahsi geçen iki isim arasında ki durumda kadını ya da şiddeti ön plana çıkarmak önce bizi biz yapan konulara saldırma niteliği taşımaktadır. Bizim inanç değerlerimizde böyle bir düşünce yok. Tamamen gençlerimizin evlilik kurumuna olan saygısına ve inancına karşı yapılan bir algı operasyonudur” ifadelerini kullandı.

Sosyolog Erol Erdoğan ise, “Aile, evlilik, mahremiyet, akrabalık ve arkadaşlık gibi değerlerimizi aşındıran çok sayıda faktör var. Alt alta yazdığınızda onlarca maddeden oluşan bir liste çıkabilir. Sporcu, sanatçı, siyasetçi, akademisyen, gazeteci gibi ünlülerin yakışıksız durumları ve şiddet haberleri aile, arkadaşlık, dostluk gibi değerleri olumsuz etkilediği gibi, şiddet başta olmak üzere birçok yanlışlığı da rutin hale getiriyor. Genç nesillerin bu tür olayları takip etmesi ve rutin olarak bir şekilde gündeme gelmesi, ilerde kuracakları aile kurumunda çatlaklar oluşmasına sebep olabiliyor. Buradaki bir sorun da, medyanın bu tür olayları, habercilik boyutunu aşan bir üslupla vermesidir. Aslında bizim ailelerimiz, Anadolu insanı, bilinçli insanlar kendilerine bu tür insanları model kabul etmezler. Ancak günlerce bu tür kişilerin durumlarının haberleştirilmesi maalesef sosyal yapıyı belirli ölçülerde etkiliyor” değerlendirmesini yaptı.

Haber Tarihi: 10 Kasım 2018 Cumartesi 09:12

YORUM YAZ

  • ayhanayhan6 gün önce
    iş, aş, eş.. aile bununla kurulur...üçü birarada olmazsa aile olmaz. fakat garip olan şey bu gibi tiplerde iş, aş, var..şeklen eş de var..ama onların eş dedikleri ailedeki ana olacak eş midir?
  • engineerengineer6 gün önce
    Türk Hukukunda ZİNA ve doğrudan FUHUŞ, suç olarak tanımlanmamaktadır. Genel ve Özel Ceza Kanun’ları bireyin özgürlüğünü ve özellikle kadının (LGTBİ dâhil) cinsel özgürlüklerini öncelemekte ve teminat altına almaktadır. Yasalarda kelimeler üzerinden “KİŞİ” ve “KİMSE” tanımları ile tüm cinsel eğilimler yasal şemsiye altına alınmıştır. 2005 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Kanununda, fuhuşun icrası bakımından kişinin cinsiyetinin bir önemi bulunmamaktadır..
  • engineerengineer6 gün önce
    ab uyum yasalarıyla böyle işinize gelirse...
  • AbdullahAbdullah6 gün önce
    Aile kavramını işsizlik yok ediyor. İş olmayınca kimse evlenemiyor.

Günün Karikatürü

17 Kasım 2018