Aile içi cinayette Batı 1 numara
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Türkiye ve dünya genelinde erkeklerin kadınlara oranla 4 kat daha fazla cinayete kurban gittiğini gün yüzüne çıkaran Akit, algıları yıkmaya devam ediyor. AB’nin fonladığı Mor Çete ve benzeri sözde STK’lar, aileyi ve kocayı canavarlaştıran bir tablo ortaya çizse de Akit’in ele geçirdiği gerçek rakamlar, eş kaynaklı kadın cinayetlerin oranının düşük olduğunu ve bu vakaların en az görüldüğü ülkelerden birinin Türkiye olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye ve dünya genelinde erkeklerin kadınlara oranla 4 kat daha fazla cinayete kurban gittiğini gün yüzüne çıkaran Akit, algıları yıkmaya devam ediyor. AB’nin fonladığı Mor Çete ve benzeri sözde STK’lar, aileyi ve kocayı canavarlaştıran bir tablo ortaya çizse de Akit’in ele geçirdiği gerçek rakamlar, eş kaynaklı kadın cinayetlerin oranının genele oranla düşük olduğunu ve bu cinayetlerin en az görüldüğü ülkelerden birinin Türkiye olduğunu ortaya koyuyor.
ASIL TEHLİKE AİLE DIŞINDA
Sosyal Ekonomik ve Kültürel Araştırmalar Merkezi (SEKAM) ile Aile Akademisi Derneği’nin “Türkiye’de ve Dünyada Kadına Şiddet” adlı raporunda irdelenen Birleşmiş Milletler Küresel Cinayet Araştırması feminist zihniyetin ürettiği, 6284 sayılı kanuna da dayanak oluşturan dezenformasyonları yerle bir ediyor. 2012 yılına ilişkin rakamların derlenerek oluşturulduğu Küresel Cinayet Araştırması’na yansıyan rakamlara göre dünya genelinde cinayet sonucu hayatını kaybeden kadınların yüzde 53’ü aile üyesi olmayan kişilerce öldürülüyor. Rapora göre, 2012’de kadınların ölümüyle sonuçlanan 93 bin cinayetin 49 bin 500’ü aile üyesi olmayan veya yakın ilişkide olmadıkları kişiler tarafından işlendi. Aile üyesi yahut yakın partner tarafından öldürülen kadın sayısı 43 bin 500 olarak ölçüldü.
KAN BATI’DA AKIYOR
Cinayet sonucu ölen ve faili aile içinde olan erkeklerin sayısı 20 bin dolayında. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) yayınladığı istatistiklere göre küresel olarak işlenen cinayetlerde faili aile içerisinden olan bireylerin genel toplama oranı yalnızca yüzde 14. İstatistiklere göre Avrupa ülkelerinde işlenen her 3 cinayetten 1’i aile içerisinde. 6284 sayılı kanunun devşirildiği Batı ülkelerinden İsveç’te aile üyesi/partner tarafından gerçekleştirilen cinayetlerin, genel cinayetlere göre oranı yüzde 40 iken, Finlandiya’da yüzde 34, Hollanda’da yüzde 30 olarak ölçüldü. Avrupa’nın gerisinde olan Türkiye’de bu oran yüzde 27,9 seviyesinde. Batı’nın oluşturduğu algının tersine Hindistan’da yüzde 27 olan aile içi cinayet oranı, Kostarika’da yüzde 11, Jamaika’da ise yüzde 5 olarak kayıtlara geçti.
KAN DAMLATAN YASA: 6284
Dezenformasyon ve yanlış algılar sonucu Türk aile yapısına dikkat edilmeden hazırlanan 6284 sayılı “kadını şiddetten koruma” kanunu, 2012’den bu yana hem aileye şiddet yasasına dönüştü hem de kadına şiddeti artırdı. Şiddet olmasa dahi kadının en ufak şikayetiyle erkeklerin evlerinden 1 ila 6 aylık uzaklaştırılmasını öngören 6284’ün sebep olduğu öfke patlamaları sonucu kadın cinayetleri 4 kat arttı.
6284’ün yürürlükte olmadığı 2011 yılında cinayete kurban giden kadın sayısı 121 iken, 6284’ün aile yıkıcı hükümlerinin uygulandığı ilk yıl olan 2012’de vaka sayısı iki kat artarak 210’a yükseldi. Başta 6284 olmak üzere aile kurumunu dinamitleyen süresiz nafaka ve çocuk haczi gibi hukuk garabetlerinin değiştirilmesini öngören 399 Sayılı Komisyonu raporu ise hâlâ rafta bekletiliyor.
