Gazeteci-yazar Salih Tuna bugünkü yazısında Abdullah Gül üzerinden Ak Parti'yi bölmeye çalışanlara uyarıda bulundu.
İşte Salih Tuna'nın o yazısı:
Enteresandır…
“Bu kupa Amerika'ya girsin”(Ergun Babahan) diyerek Fethullah Gülen'e küfrettiği için Star'dan kovulan, sonra da, “Gülen'in bir gülüşüne servetimi feda ederim” diyen firari işverenin gazetesinde köşe bulan o muhterem de, Fehmi Korumuz da söz konusu mitingden çok rahatsız olmuş.
***
Zararı yok, ikisi de o mitingden rahatsız olsun ama Sayın Gül'ü daha fazla rahatsız etmesinler.
Hayır yani, Sayın Gül hangi günahı işledi de 28 Şubatçı o muhteremin şu lakırdılarına maruz kaldı: “Beklenmesi gereken ve gerçekçi olan, AKP'nin yaşayacağı bir seçim yenilgisinin ardından Abdullah Gül'ün devreye girmesi ve gerçek bir muhafazakar demokrat parti kurmasıdır. Abdullah Gül, kendisini bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı yapmış bir topluma borçlu. Görevden kaçamaz. Yeni bir reform hareketinin liderliğini üstlenmek zorunda. Kurtuluş orada…”
Muhteremin cibilliyeti, hadi bu densiz çağrıya uygun…
Gördüğünüz gibi açık seçik şekilde AK Parti'yi bölmek için harekete geç, ne duruyorsun diyor Abdullah Gül'e.
Ya Fehmi Bey'e ne oluyor
Neden Gül'ü rahat bırakmıyor? Madem arkadaşı ona zarar vermemek için gayret göstermeli, değil mi?
Hadi diyelim, Sayın Gül'ü çok seviyor, sevgisini de dile getiriyor, ama böyle de olmaz ki?!
Fehmi Bey ne yaparsa yapsın, Sayın Gül'ü, Hayrünnisa Hanımefendi'den daha fazla sevemez.
Yazık ki yazık…
Çok mert, çok dobra bulduğum ve çok saygı duyduğum Hanımefendi de içinde “intifada” kavramı geçen o talihsiz çıkışı yapmakla Gül'e zarar vermişti.
Sayın Gül'ün talihsizliği de bu galiba: Herkes düşmanından çekiyor, o dostlarından...
Ya da, dostu düşmanı birbirine karışmış.. bilemiyorum. Neyse, sağlık olsun.