• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

'ABD ile Türkiye arasında en kötü senaryo engellendi'

Yeniakit Publisher
2019-08-08 11:50:00 - 2019-08-08 11:55:50

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
'ABD ile Türkiye arasında en kötü senaryo engellendi'

Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, Türkiye ile ABD'nin Suriye konulu görüşmelerine ilişkine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, Türkiye-ABD Güvenli Bölge görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ağar, "Müşterek Harekat Merkezi" kurulmasının öncelikli amacının; 'Türk-ABD askerleri arasında olası bir çatışmasının engellenmesi' olarak gördüğünü açıkladı.

Milli Savunma Bakanlığı yetkilileriyle ABD askeri yetkililerinin Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge tesisine yönelik görüşmeleri dün tamamlandı. MSB'den, "Endişeleri giderecek tedbirlerin alınmasında mutabık kalındı" açıklaması yapılmasının ardından Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar alınan kararları değerlendirdi. Ağar, "Müşterek Harekat Merkezi" kurulmasının öncelikli amacının; 'Türk-ABD askerleri arasında olası bir çatışmanın engellenmesi' olduğunu söyledi.

Abdullah Ağar Güvenli Bölge'ye ilgili yapılan açıklamada "Genişliğine, derinliğine, bileşenlerine, ruhunu ve kurgusuna dair bir ifadenin olmaması anlaşılmayanlar üzerine değil anlaşılabilenler-farklı niyet ve temenniler üzerinden yapıldığını anlatır" dedi.

"Türkiye-ABD arasında olası çatışma engellendi"

Ağar "Güvenli Bölge müzakereleri sonucunda ABD ile Türkiye'nin; "Müşterek Harekat Merkezi" kurmasının öncelikli amacının; "Türk-ABD askerleri arasında olası bir çatışmasının engellenmesi.Ya da bir provokasyon ve/veya maniplenin engellenmesi" olarak değerlendirdi.

"ABD Türkiye'yi kaçırmamış oldu"

Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, "Uluslararası kamuoyu, uzun zamandan beri, Türkiye'nin ABD'ye rağmen Fırat'ın doğusuna bir harekat düzenlemesi halinde, sürecin ABD ile Türkiye arasında nasıl bir çatışmaya dönüşebileceği, krizin nasıl derinleşebileceğini ve sürecin nerelere gideceğini hesaplanmaya çalışılıyordu.Şimdilik bu risk ortadan kaldırılmış, ötelenmiş oldu. Bir başka açıdan ABD, Türkiye’yi elinde tutmuş, kaçırmamış oldu. Sonuçta ABD Rusya’nın süreci nasıl takip ettiğinin ve kolladığının farkında" şeklinde konuştu.

Ağar temel sorunun "Türkiye’nin üniter yapısına/toprakbütünlüğüne/kardeşliğine/egemenliğine yönelmiş bir terör örgütünün ABD başta bazı dost ve müttefikler tarafından korunması, kollanması, himaye edilmesi, fonlanması, donatılması, eğitilmesi, yönetilmesi, yönlendirilmesi ve alan açılması" olarak değerlendirdi.

Öte yandan Ağar "ABD’nin Şam Şeytanını oynayan YPG/PKK’nın Rejim, Rejim ve Rusya ve İran ilişkilerini de Türkiye’yle gelişen angajmanlarına bağlı olarak yönetmesi/yönlendirmesi ve yürütmesi gerek" diyerek şunları söyledi;

Türkiye FK Sacur Suyu’nda YPG/PKK’yı Menbiç’e doğru kovalarken ABD ve FR Özel Kuvvvetlerinin araya girmesi-PKK’yı himaye altına almaları ve devamında gelen Menbiç oyalanma süreçleriyle terörle mücadelesinde büyük bir yara aldı.Eğer bu yeni süreçte de gereken hassasiyeti, kararlılığı, caydırıcılığı ve yığınağının etkisini göstermez/gösteremezse yeni bir Menbiç Süreci yaşamak zorunda kalır. ABD, engelleme, geciktirme ve oyalama stratejilerini devreye koyma ve “unutturan” konjonktür yaratma konusunda çok mahirdir.

"Öncelik terör varlıklarını 30-40 km uzaklaştırmak"

Türkiye Fırat’ın doğusuna ekilen, gün be gün gelişen ve derinleşen terör varlığını öncelikle sınırından 30-40 km uzaklaştırmak, sonrasında da ABD’nin DAEŞ'le gerekçelendirerek ‘dönemsel ve taktiksel’ dediği ABD-YPG/PKK/DSG ilişkisini-bağını ortadan kaldırmak zorundadır. Yoksa konuyu çalışanlar bunun sadece DAEŞ’le ilgili değil;

- Suriye’nin ve Irak’ın parçalanması,

- Türkiye’nin baskı altına alınması ve parçalanması,

- Enerji kaynaklarına ve rotalarına sahip olunması ve başkalarına kaptırılmaması,

- Teolojik ihtiraslar eşliğinde çok yere batacak-çok mahmuzlu teröre ait bir mihver devletin kurulması

- Çok kapıyı açacak maymuncukların, yeni düşmanlıkların, istikrarsızlıkların ve çatışmaların kurgulanması,

- Oluşagelen yeni küresel dengelerin engellenmesi, yolunun kesilmesi ya da baskılanması…

ABD bu bağı kendi eliyle kesmek eğiliminde değil. Bunu ancak Türkiye sağlayabilir. Bu da stratejik tercihler ve jeopolitik eğilimlerin, ilgili kuram ve kavramların devreye girmesi ve etkisini göstermesiyle ilgili bir meseledir.

Yan sorun sadece gündeme geldiği ve ürettiği gerekçelerle; sınırda ya da TR-IR-SR’deki terörün dolaşımıyla ilgili, gün be gün gerçekleşen taciz, saldırı, sızma girişimleri, mayınlama/eyp gibi CARİ meseleler değildir. ABD’nin konuyu bu cari tehditler üzerinden algılama ve buna dair tedbirler geliştirme eğiliminde olduğu görülüyor.

"Cumhuriyet tarihinin en önemli jeopolitik sorunudur"

Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, "ABD ile işletilmeye başlayan bu yeni sürecin nihai Askeri-Siyasi ve jeopolitik hedefi bu olması gerektir. Yoksa ABD, cari tehdit üzerinden bir fiili durumu dayatacaktır. Bu da paradigma değişikliğini engelleyecektir. ABD eğilimlerinde bir değişiklik ya da bir irade beyanı görülmüyor.Türkiye paradigmayı değiştiremezse, sonuçları değiştiremez. Kalıcı sonuçlar hiç üretemez.Konuyla ilgili son derece önemli üst düzey açıklamalar yapıldı. Son derece güçlü kararlılık mesajları verildi. Artık gereği, SAHA da etki, eylem, takip ve kontrol zamanı. Tersi olduğu takdirde güvenirlik-inanırlık-samimiyet ve kararlılık riski var.Tarihi sorumluluklar, tarihi kararlılıklar ve misyonlar ister. Konu Cumhuriyet tarihinin en önemli jeopolitik sorunudur."ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

şenay doğan

Osmanlı torunlarının islam coğrafyasına verdiği eziyet ve zulmün haddi hesabı yok ya rabbi araba hükmetmeye kalkanın bütün amellerini boşa çıkar diye dua ettim rabbim hiç şüphe etme buyurdu ya rabbi hiç şüphe etmeyeyim mi dedim asla buyurdu ya rabbi ağızları yüzleri dağılmış yürekleri pare pare ciğerleri sökülmüş vaziyette onları huzurunda topla diye dua ettim peygamberler amin buyurdu ya rabbi hükmün nedir dedim kabul oldu buyurdu allaha emanet olun

'üsküdar' da sabah

gibi gibi açıklamalar yapmak, en iyisi diyorsunuz yani hocam...eh dilimizi bile bağladıklarına göre, durumu kabullenmekten başka çare yok..işte o zaman en fazla tepki göstereceğimiz, algılarımızla oynayanlar oluyor..ama bunlar, kendilerini tüketip heba ettiklerinin de farkında olmalılar..kişi, parti, medya fark etmez...hem kendilerini, hem milleti heba ettiler..milleti aldatmanın sonucu , çöplüğe gömülmektir..gerçeklerle yüz yüze yürüyecek günleri görürmüyüz ki...yoksa maymuna dönmüş bir kavim olduğumuzu hazm mı etsek..zilletin tadı bir başka güzel adalet...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23