• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

"ABD Astana Süreci'ni çökertmek istiyor"

Yeniakit Publisher
2019-07-30 21:58:00 - 2019-07-31 09:42:42
"ABD Astana Süreci'ni çökertmek istiyor"

Kazakistan’ın başkenti Nursultan’da 1-2 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek olan Suriye konulu garantörler toplantısını değerlendiren uzmanlar, “Zirvede İdlib’de yaşanan gelişmeler ile Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yapacağı operasyon da gündeme gelecektir. ABD, Astana Süreci’nin başarısız olmasını ve Suriye’de savaşın devam etmesini istiyor.” değerlendirmesinde bulunuyor.

  Murathan Seyitoğlu  Ankara 

Uzmanlar, Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’ne (ANKASAM) Türkiye, Rusya ve İran’ın yanı sıra Beşar Esed rejimi ve askeri muhaliflerin katılacağı, Birleşmiş Milletler, Ürdün, Lübnan ve Irak heyetlerinin de gözlemci olarak hazır bulunacağı, 1-2 Ağustos tarihlerinde Nursultan’da yapılacak olan Suriye konulu 13. Garantörler Toplantısı’nı değerlendirdi.

“Zirvenin ana gündem maddesi İdlib olacak”

Suriye konulu 13. Garantörler Toplantısı’nı değerlendiren ANKASAM Avrasya Danışmanı ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Giray Saynur Derman, “Nursultan’da Türkiye, Rusya ve İran’ın temsilcileri bir araya gelecek ve Suriye’yle ilgili görüşmeler yapılacak. Söz konusu zirvenin ana gündem maddesi İdlib olacaktır. İdlib’deki sorun, henüz çözüme kavuşmuş değildir. İdlib konusunda garantör devletlerin de Şam rejiminin de durumdan memnun olmadığı görülüyor.” şeklinde konuştu.

“ABD, terör örgütü PYD’ye açıktan destek vermeye devam ediyor”

Bugün yapılan Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) gündeme gelen Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yönelik planladığı operasyonun da Nursultan’da düzenlenecek zirvede gündeme geleceğine dikkat çeken Prof. Dr. Giray Saynur Derman, şöyle konuştu:

“Türkiye, Rusya ve İran, Suriye’de barışın sağlanmasına yönelik çabalarını sürdürmektedir. Ankara ile Moskova arasındaki işbirliği, İdlib bölgesindeki durumun istikrara kavuşacağı umudunu verse de mesele, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) açısından çetrefilli bir hal alabilir. Nitekim ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ile Türk yetkililer arasında 22 Temmuz 2019 tarihinde Ankara’da yapılan görüşmelerin hemen öncesinde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı General Kenneth McKenzie, Türkiye’nin arananlar listesinde bulunan Partiya Yekîtiya Demokrat/Demokratik Birlik Partisi (PYD) mensubu bir teröristle görüşmüştü. Bu durum, ABD’nin PYD’ye verdiği desteğin açık bir göstergesidir. Bu nedenle de Fırat’ın doğusuna yönelik operasyon gecikmemelidir.”

“Türkiye, Rusya ve İran’ın desteğini almalı”

Türkiye’nin Suriye’de ABD’nin karşı çıkmasına rağmen yapacağı operasyona ilişkin Rusya ve İran’ın desteğini alması gerektiğini belirten ANKASAM Avrasya Danışmanı ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Giray Saynur Derman, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye, ABD’ye rağmen gerçekleştirmeyi planladığı operasyonda, Rusya ve İran’ın desteğini almalıdır. Çünkü Ankara ile Washington arasında çıkmaza giren güvenli bölge görüşmelerinin yanı sıra Türkiye, Rusya ve İran liderlerinin bir sonraki Suriye konulu görüşmeyi Ağustos sonunda gerçekleştireceklerini açıklamaları da Ankara-Washington hattındaki gerilimin artmasına sebep olacaktır. Üstelik Türk-Amerikan ilişkilerinde S-400 füzelerinin alım süreci, Türkiye’ye uygulanacağı belirtilen yaptırımlar ve F-35 meselesi gibi pek çok konu da belirsizliğini korumaktadır.”

“Risklerin bertaraf edilmesi için diyaloğa ihtiyaç var”

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Sait Dilek, Suriye Krizi’nin çözümüne ilişkin yaptığı değerlendirmede “Suriye İç Savaşı’nın mikro boyutta bölgesel; makro boyutta ise küresel sorunlara sebep olduğu bilinmektedir. Ancak Cenevre Görüşmeleri’ni tamamlayacak bir formatta Astana toplantılarının gerçekleşmesi, daha büyük krizlerin yaşanmasını engellemiştir. 2011 yılında başlayan Suriye krizinden en çok etkilenen ülkelerin başında ise Türkiye gelmektedir. 2017 yılından itibaren Ankara; Moskova ve Tahran’la ikili ve üçlü görüşmeler gerçekleştirerek mevcut sorunların çözümüne odaklanmıştır. Bu kapsamda Türkiye, Rusya ve İran tarafından İdlib’de gerginliği azaltma amacıyla gözlem noktaları (12 tane) oluşturulmuştur. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları sayesinde sınır güvenliği açısından önem arz eden bölgeler kontrol altına alınmıştır. Suriye konulu 13. Garantörler Toplantısı ise diğer toplantılarda olduğu gibi, Suriye’nin geleceğinin yeniden inşasında rol alan devletlerin, mevcut sorunların çözümünde yaşadıkları uyuşmazlıkları giderebilmeleri için bir diyalog ortamı oluşturacaktır. Ancak İdlib’e yönelik saldırıların gerçekleştirilmesi, Astana Süreci’ni tehdit eden en önemli risklerden biridir. Bu risklerin bertaraf edilmesi için diyaloğa ihtiyaç vardır. Dolayısıyla mevcut diyaloğun sürdürülebilmesi, Astana Süreci’nin ortaya çıkardığı en önemli kazanımdır.” şeklinde ifadelerde bulundu.

“ABD, Astana Süreci’nin başarısız olmasını istiyor”

Suriye’de barış ve istikrarın olmaması yönünde gayret gösteren ülkelerin de olduğuna işaret eden Doç. Dr. Mehmet Sait Dilek, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bu ülkelerin başında ABD gelmektedir. Zaman zaman bazı Körfez ülkeleri de süreci olumsuz etkilemeye çalışmaktadır. Ancak her şeye rağmen ‘Astana Ruhu’ devam etmektedir. Eğer üç garantör ülkeden oluşan bu ittifak, kendi güçleri çerçevesinde ortak bir tavır sergilemeye devam edebilirse; ilerleyen dönemde Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa dörtlüsünün 27 Ekim 2018 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdiği zirvenin bir benzeri tekrar düzenlenebilir. Eğer Suriye konusunda Almanya ve Fransa ikilisinden de destek alınabilirse, ABD’nin politika değişikliğine gitmesi mümkün hale gelebilir.”

“Garantör devletlerin birlikte hareket etmesi gerekiyor”

Suriye’de yaşanan krizin sona ermesi için birçok sorunun bulunduğunu söyleyen Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Sait Dilek, “Tüm bu soruların cevaplarını bulabilmek için garantör devletlerin birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Dolayısıyla toplantıların yapılması, hiç yapılmamasından çok daha iyidir.” şeklinde konuştu.

“Rusya çelişkili hareketler sergiliyor”

Suriye’de yaşanan iç savaşın sona ermesi için Astana Süreci’nin başarılı olması gerektiğine işaret eden Emekli Büyükelçi Halil Akıncı ise, “İdlib Meselesi’nde bir yandan Rusların desteğini alan rejim, bölgeyi kontrol altına almaya çalışmakta; diğer yandan da Rusların iddiasına göre, kontrol edilemeyen diğer unsurlar direnmeye devam etmektedir. Bu nedenle de Astana Süreci’nin hangi ölçüde işlediği sorusu yanıtsız kalmaktadır. Tarafların tutumuna bakıldığında, ileride nasıl bir orta yolun bulunacağı belirsizliğini korumaktadır. Güvenli bölge sorunu tartışıldığında, Moskova’nın ne ölçüde Esad’ın arkasında duracağı ve uzlaştırıcı bir rol oynayıp oynamayacağı ortaya çıkacaktır. Zira Moskova’nın İdlib’i kontrol etme konusunda Ankara’nın yanında yer almayıp da birtakım gözlem noktalarını Türkiye’ye bırakması, Rusya’nın çelişkili hareketler sergilediğinin göstergesidir.” açıklamasında bulundu.

“Rusya tutumunu değiştirip Esad’ı desteklemekten vazgeçecektir”

Emekli Büyükelçi Halil Akıncı, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Eğer ABD, bu olaya dahil olursa işler içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Kalıcı çözüm ise yalnızca tarafların tutum değiştirmeleriyle sağlanabilir. Ya Türkiye, Beşer Esad rejimini tanıyacak ki böyle bir durumda mülteci sorunu çözümsüz kalacaktır; ya da Rusya tutumunu değiştirip Esad’ı desteklemekten vazgeçecektir. Kesin bir tutum değişikliği olmadıkça, kriz çözülmeyecek ve devam edecektir.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Abdullah Murat

Esed destekçisi müslüman kanı dökmekten ve böylece ebedi cehennemlik olmaktan çekinmeyen muta nikahı fuhşiyatını Allaha dinini atfetmiş namaz vaktinde çekişme oluşturan sapık iran, Allaha büyük bir iftira eden Allaha oğul isnad etmiş papazlarını rab edinmiş ve Haz isayıda Allaha şirk koşmuş pislik Rusya; Allahın hükülerine yüzçevirmiş ve böylece maide44 göre Allahın hükmüne göre ebedi cehennemlik yapan o suçu işleyen laik TC. Hristiyanlarıda yahudileride dost edinen onlardandır hükmü vardır Bu ateş Müşrik olmaya sebep bir suçtur ve çok büyüktür Bu cehennem üçlüsü. Uzaklaş Allahın hükümlerini istemeyen müslüman değildir Allahın hükümlerini getirin ve Peygamberin sünnetini örnekliğini kabul etmiş sünniler ile yakınlık kurun şiilerle ise bu sapık işlerinden uzaklaşmadıkça o zalimlerle beraberlik kurmayın.

ahmet

ABD ve İsrailin KIYAMETE KADAR TERÖR HEDEFLİ SİYONİST SİYASİ iDEOLOJİSİ, BÖLGEDE SAVAŞ VE KAN HİÇ DURMAMASINI GEREKTİRİYOR! adı, taşeronu kim ve ne olursa olsun açık-gizli AKTİF SORUMLULAR BU SİYASİ İDEOLOJİYE HİZMET EDENLERDİR
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23