3 yıldır gizli saklı oruç tutuyorlar
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Türkiye ve İslam ülkelerinde başlayan Ramazan heyecanı, Müslümanların yaşadığı bazı coğrafyalarda hüzünle karşılanıyor. Sözde bazı Müslüman ülkelerinin Çin’in uygulamalarını haklı bulması nedeniyle Doğu Türkistanlılar, çarptırılacakları cezaları göze alarak 3 yıldır gizli saklı oruç tutuyorlar.
Yeniakit.com.tr Ankara
Bereket ayı Ramazan’ın getirdiği huzurdan yararlanamayan Müslümanların, diğer Müslümanlar üzerinde haklarının bulunduğunu ve bu acıdan tüm Müslümanların sorumlu olduğunu söyleyen Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İdari ve İktisadi Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülreşit Celil Karluk, Doğu Türkistan’da Ramazan’ın ve orucun isminin bile ağza alınamadığını söyledi.
yeniakit.com.tr’ye konuşan Prof. Dr. Abdülreşit Celil Karluk, “2016’dan sonra Doğu Türkistanlılar için Ramazan ayı, Ramazan Bayramı diye bir şey yok. Oruç tutmak yasak. Çin, kendi sınırları içerisinde İslam’ı görmek istemiyor. Sözde İslam ülkelerinin de desteğiyle Çin bu amacına ulaşmak üzere.” ifadesini kullandı.
Müslüman ülkelerden zulme destek verenler oldu
Sözde Müslüman ülkelerin, Çin’in İslam ile ilgili uygulamalarına uluslararası arenada sessiz kalmak bir tarafa destek bile verdiğini söyleyen Prof. Dr. Karluk, yeniakit.com.tr’ye şu değerlendirmelerde bulundu:
“Çin’in Müslümanlara yönelik uygulamaları ile ilgili bu sözde Müslüman ülkelerinin desteği, kabullenme şeklinde değil, onay verme şeklinde olmuştur. ‘Çin bu uygulamaları hayata geçirmekle haklı, Çin doğru yapıyor’ dediler. Çin şu an uluslararası arenada, inançlara uyguladığı baskı nedeniyle gayrimüslim ülkeler tarafından şiddetle eleştiriliyor, hatta Çin’in yaptırıma maruz kalma riski var ama bu sözde İslamcı sahtekâr ülkeler tarafından destekleniyor. Orada zarar gören ahali Müslüman’dır. İslam’a ve Müslümanlara karşı uygulamaları hayata geçirirken Çin’in ilk zamanlarda çekincesi Müslüman ülkeler idi. Müslüman ülkelerden gelebilecek herhangi bir boykot ya da yaptırımdan çekiniyorlardı. Çünkü Çin’in ticaretindeki en büyük kazanç Müslüman ülkelerinden geliyor. Sözde İslam ülkeleri de Uygurlara yapılan zulme destek verdiği için Çin, Batı’nın tepkilerini hiç umursamadı ve yoluna devam etti. Çin Batı’dan teknoloji ve gıda alıyor. Ama kaliteli-kalitesiz tüm ürünleri, bu sözde Müslüman ülkelere satıyor. Çin, bu büyük pazardan vazgeçemezdi aslında.”
Çin’in Türkiye’ye her yıl 26 milyar dolarlık mal sattığına vurgu yapan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İdari ve İktisadi Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülreşit Celil Karluk, Türkiye’nin ağırlıklı alıcı ülke konumunda bulunmasına rağmen Çin karşısında tavizkâr davrandığını, vebalden kurtulmak için sesini daha da yükseltmesi gerektiğini sözlerine ekledi.