• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

28 Şubatçılar red kararına itiraz ettiler

Yeniakit Publisher
2022-04-10 10:02:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
28 Şubatçılar red kararına itiraz ettiler

28 Şubat davasında müebbet hapse mahkûm edilen ve aralarında Çevik Bir ile Çetin Doğan’ın da bulunduğu 14 cuntacı, cezaevinden kurtulmak için her yolu deniyor. Daha önce dönemin Zırhlı Birlikler Komutanı emekli Tuğgeneral Namık Kemal Çalışkan’ın, ‘Sincan’daki tankların yürütülmesi önceden planlanmıştı” ifadesi üzerinden yeniden yargılama talep eden cuntacılar, bu taleplerinin reddine ilişkin karara da itiraz ettiler.

Göksel Çağlav  Ankara

28 Şubat döneminde tankların paletleri üzerinde Sincan’ın işlek caddelerinde yürütüldüğü görüntüler hafızalardaki yerini korurken, darbe yaptıkları gerekçesiyle haklarında müebbet hapis cezası verilen dönemin generalleri cezaevinden kurtulmak için her türlü yolu denemeye devam ediyorlar. Önce hastalıklarını, ardından bunama ve yaşlılıklarını bahane ettiler, tutmayınca 25 yıl sonra ortaya, dönemin Zırhlı Birlikler ve Tatbikat Tabur Komutanı emekli Tuğgeneral Namık Kemal Çalışkan’ı tanık olarak çıkardılar. Çalışkan Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bazı sanıkların yeniden yargılandığı davada tanık olarak ifade verdi. Çalışkan’ın bu ifadesini bahane eden dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir ve Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın da bulunduğu hükümlüler yeniden yargılama için mahkemeye başvurdu. Mahkeme yeni bir delil olmadığı gerekçesiyle taleplerin reddine karar verildiğini açıkladı. Çetin Doğan ve dosyada birçok müebbet hapis cezası alan hükümlülerin avukatı Aykanat Kaçmaz, mahkemenin vermiş olduğu red kararına da itiraz eden bir dilekçe verdi.

Kudüs gecesi öne çekildi

Gerekçeli kararda şiddet eylemi olarak belirtilen Sincan’dan tankların paletleri üzerinde yürütülmesi ile ilgili yeni delil ortaya çıktığı tekrar anlatılan dilekçede, şunlar kaydedildi: “Bu yürüyüşün Sincan Belediyesi tarafından düzenlenen Kudüs gecesi ile bir ilişkisinin, (bu geceden çok önce planlandığı için) bulunmadığı, genel güzergahın ikinci alternatif yoldan (ilçe merkezinden) geçirilmesi belirtilen Kudüs gecesi ya da dönemin hükümeti ile ilgisinin olmadığı, daha önceki yıllarda da Sincan ilçe merkezinden zırhlı birliğin geçerek intikal tatbikatı yaptığı, bu olayın TSK’nın devamlı bir faaliyeti olduğunu, bu zırhlı birliğin Sincan ilçesinden geçirilerek intikal ettirilmesinin yüklenmeye çalışılan suçun unsuru olmasının söz konusu olmaktan çıktığını, hükümete ya da üyelerine yönelmiş ve şiddet unsurunun da bulunmadığının anlaşıldığını belirtmiştim. Kudüs gecesi, Sincan Belediyesi tarafından daha önceki yıllarda da 4 kez kutlandı, Kudüs gecesinin İran dini lideri Ayetullah Humeyni tarafından başlatılan bir protesto eylemi olduğu, onun talimatlar ile dünyada her senenin ramazan ayının son cuma günü kutlanılan bir eylem olduğunu, 1997 yılının ramazan ayının son cuma gününün 31 Ocak değil, 7 Şubat tarihine denk geldiğini ve dinlenilen tanık Namık Kemal Çalışkan ve Ali Er beyanları ile ortaya çıktığı şekilde, mülki ve emniyet makamları ile koordine yapılması ile bağlantılı olacak şekilde, tarihinde ilk kez, bir hafta geriye, yani tankların yürümesinin öncesine alındı, bu geceyi öne çekenlerin, zırhlı birliğin yürüyüş zamanını bilenler ve bununla sansasyon yaratmak isteyenler, Başbakan Necmettin Erbakan’dan ikinci değil, birinci yılın sonunda devrinden çıkar olanlar olduğunu da beyan etmiştim.” Dilekçede, geçmişteki beyanlardan da örnekler verilerek Kudüs Gecesi’nin öne çekilmesi yeni bir delilmiş gibi gösterilerek, mahkemenin red kararının yeniden değerlendirilmesi talep edildi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Abdullah Murat

Allah'a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. ahirette de onlara büyük bir azap vardır

osmanlı kartalı

kesinlikle bu kefere hain düzenbazlar ceza evinden çıkmamalı dahada beter edilmeli ...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23