27 Mayıs’ı lanetle anıyoruz! Darbecilerden ‘darbeyi meşrulaştıran hutbe’

Bugün Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen 27 Mayıs 1960 darbesinin 59. yıldönümü. 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası cuntacılar, Diyanet İşleri Başkanlığını kontrol etmek için başkan yardımcılığına emekli bir asker getirerek, darbenin meşru olduğu, halka ayet ve hadislerle faziletlerinin anlatılması bile istenmişti.

27 Mayıs 2019 Pazartesi 10:31
27 Mayıs’ı lanetle anıyoruz! Darbecilerden ‘darbeyi meşrulaştıran hutbe’

 Haber Merkezi 

Türkiye’yi kendi öz benliğiyle kavuşturmak isteyen Adnan Menderes’in, zorla iktidardan indirildiği 27 Mayıs 1960 askeri darbesini lanetle anıyoruz. Millet iradesinin hiçe sayıldığı ve demokratik temayüllerin yerle bir edildiği 27 Mayıs süreci, milletin hafızasında da derin bir üzüntüyle yad ediliyor. Seküler cenah ve CHP zihniyeti tarafından ‘devrim’ olarak nitelendirilen 27 Mayıs Darbesi, Türkiye’yi onlarca yıl geriye götürdü ve siyasi tarihine büyük bir trajedi olarak geçti. Başını Cemal Gürsel’in çektiği darbeciler, iktidarı gasp ederek halkın seçtiği kişileri idama mahkum etmişti. Ezanı aslına çevirerek CHP zihniyetini hıncını üzerine çeken Menderes, ilahi hitabı aslıyla okutmanın diyetini canıyla vermişti. Milletin gönlünde sarsılmaz bir yer edinen Menderes, dualarda ve niyazlarda hep yer buldu.

Diyanete emekli asker atadılar

27 Mayıs sonrası darbecilerin müdahale ettiği kurumlardan birisi de Diyanet İşleri Başkanlığı oldu. Darbecilerin ilk yaptığı işlerden birisi de 10 yıl kadar başkanlık yapan Eyüp Sabri Hayırlıoğlu’nu baskıyla emekli etmek oldu. Arşiv belgeleri ve kaynaklardan derlenen bilgilere göre 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası cuntacılar, Diyanet İşleri Başkanlığını kontrol etmek için Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığına emekli Tuğgeneral Sadettin Evrin’i getirdi. Müftülüklere gönderilen tamimlerde darbenin meşru olduğunun halka anlatılması talep edildi.

“Hutbelerle halk aydınlatılsın!

Darbecilerin başı Cemal Gürsel, kendisi gibi Erzurumlu olan Ömer Nasuhi Bilmen’i Diyanet İşleri Başkanlığına getirdiyse de Bilmen yapılan işlere onay vermediği için kısa süre sonra emekliye ayrıldı.

“Milleti hutbelerle kandırmaya çalıştılar”

Devlet Arşivleri’nde yer alan belgeler, cuntacıların yönetiminde etkili oldukları Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden darbeyi meşru gösterme çabasına girdiklerini gösteriyor. Darbenin hemen ardından Evrin imzalı il ve ilçe müftülüklerine gönderilen 4 Haziran, 28 Temmuz ve 28 Eylül 1960 tarihli belgelerde “Vaaz ve hutbelerde 27 mayıs inkılabının taşıdığı büyük mananın halka ve köylüye kafi derecede ve ayet-hadislere istinaden anlatılması” istendi. Darbenin hemen ardından 4 haziranda müftülüklere gönderilen tamimde 27 Mayıs darbesi “millet ve memleket hayrına yapılmış hürriyet ve inkılap hareketi” olarak nitelenip şu ifadelere yer verildi:

Bugün; yurdumuzun en ücra köşesine kadar idareyi fiilen ele alıp milli menfaatlerimizi korumak için var kuvvetiyle çalışan hükümetimize destek olmanın dini bir vecibe teşkil ettiğini, aksine hareketin dünyada ve ahirette mesuliyeti ve hüsranı mucip olacağını vaizlerimizin vaazlarında, hatiplerimizin hutbelerinde ayet ve hadislere istinaden halkımıza duyurmanın temini ve neticeden bilgi verilmesini ehemmiyetle rica ederim.

Diyanet İşleri Başkanlığının bu genelgesi müftülükler tarafından ek bir yazı ile bütün imam, hatip, vaizlere imza karşılığı verilerek emre uygun davranmaları talep edildi. Kaynaklara göre bu emirler mülki ve askeri yetkililer tarafından köy camilerine varıncaya kadar ısrarla takip edilerek ibadethanelerde darbe hükümetini destekleyici yönde vaazlar yaptırılıp hutbeler okundu.

28 Temmuz 1960 tarihinde müftülüklere gönderilen yazıda ise darbenin dini bakımdan “kıymet ve manasını” halka anlatmanın en mühim vazife olduğunun altı çizilerek Diyanet teşkilatına ve teşkilat mensuplarına önemli görevler düştüğü belirtildi. Belgede, “İnkılap hakkında yapılacak konuşmalar için “Esaslar”ı muhtevi ilişik broşürden faydalanılarak ve daha önce yapılan tamimler ve hepinizin malumu bulunan ayet ve hadisler örnek tutularak, müftü ve vaizler tarafından yapılacak vaaz ve nasihatlerle, hatipler tarafından okunacak hutbelerle halkımızın aydınlatılmasını ehemmiyetle rica ederim” ifadelerine yer verildi. 28 Eylül 1960 tarihli belgede ise inkılap olarak tanımlanan darbenin, daha önceki tamimlerde vaizler ve hatipler tarafından hutbelerde ayet ve hadislerle halka anlatılmasının istendiği hatırlatıldı. Emirlerin yerine getirilmesinin sorumluluğunun müftülerde olduğu uyarısı yapılan tamimde ayrıca yapılan çalışmalarla ilgili detaylı raporlar istendi.

Leyla Şahin Usta: 15 Temmuz'da darbe zihniyeti silinmiştir

"27 Mayıs darbesi, en büyük tahribat yapan darbedir"

Yeni Akit Gazetesi

Akit Youtube Kanalına Abone Ol

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 27 Mayıs 2019 Pazartesi 10:31

YORUM YAZ

  • veliveli1 ay önce
    İki yanında iki domuzla ipe gitmesi çok üzücü. Ölüm, Emri ilahi ama dediğim gibi domuz oğlu domuzların verdiği kararla, çektiği iple olması insanı üzüyor. Gerçi domuzlara layık bir iş. İyi insanın düşmanı olmak domuza layık. Gerçi domuz bile bunların yanında zemzemle yıkanmış gibi kalır. Bunlar domuzdan da adiler.

Günün Özeti

Günün Karikatürü

26 Haziran 2019