Onlar; yaşadıkları döneme maddi manevi anlamda damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Alman Akademisyen Osman Reşer'i (Oscar Rescher) hayırla yâd ediyoruz.
Asıl adı Oskar Rescher olup Stuttgart’ta yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğreniminden sonra Münih ve Berlin’de tahsil gördü. Doktora tezini Arap dil bilimi âlimi İbn Cinnî üzerine yaptı (1909). Ardından kendini Arap edebiyatı tarihi çalışmalarına verdi, özellikle makāmeler hakkında çalıştı. I. Dünya Savaşı’na katıldığı sırada ele geçirdiği Fas savaşı mektuplarından bazı örnekler yayınladı.
Savaştan sonra gittiği Breslau’da binbir gece masallarına dair incelemelerini tamamlayarak doçent ve 1925’te profesör oldu. Bunu hayatındaki büyük dönüşüm takip etti. Henüz bilinmeyen bir sebeple 1928 yıllarında İstanbul’a gelip yerleşti. 1937’de Türk vatandaşlığına geçti ve Osman Reşer adını aldı; bu arada İslâmiyet’i kabul ederek bütün Mûsevî kurumlarıyla ilişkisini kesti. Onun Müslüman olmasında İstanbul’da yirmi beş yıl derslerine devam ettiği İsmail Saib Sencer’in etkili olduğu söylenir.
Osman Reşer, Arap edebiyatı tarihiyle ilgili çalışmalarına İstanbul kütüphanelerinde bulunan yazmalar üzerine yoğunlaşarak devam etti. Eserlerini Almanca kaleme alan Reşer bunları çok az sayıda bastırdığı için kütüphanelere bile intikal etmedi ve muhtemelen birçoğu ilim çevrelerinde bilinmeden kaldı. Bu arada önemli şarkiyatçılardan Helmut Ritter, ayrıca Mehmet Necati Lugal ile yakın ilişki içinde oldu. Arap edebiyatına dair birçok divanı kendisinden okuma fırsatını bulduğu Yusuf Cemil Ararat’tan büyük ölçüde faydalandığını belirtir.
Bir süre İstanbul İmam-Hatip Okulu’nda Arapça öğretmenliği yaptı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Arapça dersleri verdi. Hocası İsmail Saib Sencer’in görevinden ayrılmasından sonra onun yerine Edebiyat Fakültesi’nde Arap edebiyatı tarihi okuttu. İstanbul’daki Alman Arkeoloji Enstitüsü’nde danışmanlık yaptı ve Doğu’da yazılmış eserlerin Alman üniversiteleri için satın alınmasına aracılık etti. Boğaz’daki evinde yalnız yaşayan Osman Reşer 26 Mart 1972’de öldü (https://islamansiklopedisi.org.tr)
Oscar Rescher’in aynen vasiyet ettiği gibi Seyit Nizam’ın karşısında, Müslüman kabristanında bir kabri vardı. Mezartaşına Rahman Suresi’nden iki ayet hakkedilmişti. Cenaze namazı Beyazıt Camii’nde Cerrahî Şeyhi Muzaffer Ozak tarafından kıldırılmış, kabir yeri yine Ozak tarafından alınmış, hatta kabre de Muzaffer Ozak tarafından indirilmişti. Keşke her Müslümanın ölüm sonrasında başına buna benzer şeyler gelseydi.”