23 Temmuz 2024: Günün Âyet ve Hadisi
Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün 'Sözü' ile 'Kıssadan Hisse'yi istifadelerinize (23 Temmuz 2024) sunuyoruz...
VAHYİN DİLİNDEN![]()
(13) وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَٓائِرَهُ فٖي عُنُقِهٖؕ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَاباً يَلْقٰيهُ مَنْشُوراً
(14) اِقْرَأْ كِتَابَكَؕ كَفٰى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسٖيباًؕ
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
﴾13﴿ Her insanın sorumluluğunu omuzuna yükledik. Kıyamet gününde insana, açılmış vaziyette önüne konulacak olan bir kitap çıkaracağız.
﴾14﴿ “Oku şimdi kitabını! Bugün kendini yargılamak üzere kendi nefsin yeter!”
(İsrâ Suresi - 13-14) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri başkanlığı)
TEFSİRİ:
“Sorumluluk” diye çevirdiğimiz 13. âyetteki tâir kelimesi sözlükte “kuş” demek olup burada mecaz olarak sorumluluk anlamında kullanılmıştır. İslâm’dan önce Araplar, bir işi yapmanın hayırlı olup olmayacağını anlamak için bir kuşu salıverirlerdi. Kuşun sağ tarafa doğru uçması hayra, sol tarafa doğru uçması şerre işaret sayılırdı. Bu sebeple tâir kelimesi “şans, uğur, talih” anlamında da kullanılmaya başlandı. Buradan hareketle tefsirlerde tâir kelimesine “kader” mânası verildiği gibi, “hayır ve şer, mutluluk ve mutsuzluk, amel, rızık, yükümlülük” gibi değişik açıklamalar da getirilmiştir (bk. Kurtubî, X, 233-234).
Bize göre bunlar içinde tercihe en uygun olanı “amel ve yükümlülük” anlamıdır; bunu “sorumluluk” diye ifade etmek daha uygun düşmektedir. Âyetin devamında gelen “kitap” yani "amel defteri" kavramı da bunu desteklemektedir. Buna göre herkes kendinden sorumludur; her insan yaptığı ile kendini bağlamış, sorumluluk altına girmiştir, sonucunu da önüne amel defteri konularak görecektir.
Bundan önceki âyetlerde İsrâiloğulları’nın tutumlarına, ardından da Kur’an’ın işlevine atıfta bulunuldu; İslâmî literatürde tevhid, nübüvvet ve âhiret şeklinde özetlenen dinî hakikatler üzerinde durularak inanıp iyi işler yapanların büyük ecir alacakları, inanmayanları da “elem verici bir azap” beklediği; Allah’ın, bildirilmesi gerekli her konuyu ayrıntılarıyla açıkladığı ifade edildi.
Bütün bunlardan sonra 13. âyette artık insanlar için mazeret kalmadığı belirtilmek üzere, mahşer meydanında toplanan herkesin sorumluluğunun kendi omuzunda olacağı; 14. âyette de her insana, “Oku şimdi kitabını! Bugün kendini yargılamak üzere kendi nefsin yeter!” denileceği bildirilmektedir.
Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 469
ALLAH RESULÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)
Ebu Bekre (ra)’den rivayet edildiğine göre, adamın biri:
“Ey Allah'ın Resulü! İnsanların en hayırlısı kimdir?” diye sorunca, Allah Resulü aleyhissalatü vesselam:
“ مَن طالَ عمرُهُ وحَسنَ عملُهُ Ömrü uzun olup da ameli güzel olan kimsedir.” buyurdu.
Adam: “İnsanların en kötüsü kimdir?” diye sorunca da:
“ مَن طالَ عمرُهُ وساءَ عملُهُ Ömrü uzun olup da ameli kötü olan kimsedir.” karşılığını verdi.
Kaynak: Tirmizi, Zühd, 22
KISSADAN HİSSE:
SEN NASIL BİR AMEL İŞLEDİN Kİ BU LÜTFA MAZHAR OLDUN?
Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem anlatıyor:
“Sahrada yolculuk yapmakta olan bir adam, gökteki bir buluttan "Falanın bahçesini sula!" diye bir ses duydu.
Bundan sonra o bulut, kara taşlık bir yere saptı ve oraya suyunu boşalttı. Adam, suyun tamamının bir derede toplandığını hayretle gördü ve suyu takip etti. Bir de baktı ki adamın biri, elindeki kürekle suyu oraya buraya çevirerek bahçesini suluyor.
Ona: ‘Ey Allah’ın kulu! Adın nedir’ diye sordu. Adam, daha önce buluttan duyduğu ismi söyledi, peşinden de:
‘Ey Allah’ın kulu! Adımı niçin soruyorsun’ dedi. O da: "Ben şu suyu yağdıran buluttan, senin adını vererek, "Falanın bahçesini sula!" diye bir ses duymuştum da onun için sordum. Sen ne yapıyorsun ki bu lutfa mazhar oldun?’ dedi.
Bahçe sâhibi: "Mâdem ki merak ediyorsun söyleyeyim. Ben bu bahçenin ürününü hesap ederim; üçte birini sadaka olarak dağıtırım, üçte birini çoluk çocuğumla birlikte yerim, üçte birini de tohumluk olarak ayırırım’ dedi.”
(Müslim, Zühd, 45)

