• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

22 Ağustos 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
22 Ağustos 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız, Günün Ayet ve Hadisi ile Günün Sözünü, Günün Fotoğrafını istifadelerinize sunuyoruz... (22 Ağustos 2026)

ÂYET - VAHYİN DİLİNDEN:



(٣٣) وَاِذَا مَسَّ النَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا رَبَّهُمْ مُنٖيبٖينَ اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَٓا اَذَاقَهُمْ مِنْهُ رَحْمَةً اِذَا فَرٖيقٌ مِنْهُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ
(٣٤) لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْؕ فَتَمَتَّعُواࣞ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla  

(33) İnsanların başına bir sıkıntı gelince yalnız rablerine sığınarak O’na yalvarırlar; sonra onlara kendi katından bir nimet tattırdığında bakarsın ki bir kısmı kalkıp rablerine ortak koşar.

(34) Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler bakalım! Safa sürün! Yakında göreceksiniz!

(Rûm Suresi, 30/33-34)         (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı) 



TEFSİRİ:

İnsan psikolojisi ile ilgili önemli iki hal ve tavra yer verilen bu âyetlerde, darlığa düşen ve kendi aczini ayan beyan gören insanların son ve vazgeçilmez sığınağın ilâhî rahmet olduğunu anladıkları ve içtenlikle Allah’a yalvardıkları; rahata kavuştuklarında ise bir kısmının daha önceki hallerini tamamen unutup bu sonucu kendilerine veya Allah’tan başka varlıklara izâfe etmeye kalkıştıkları, hatta Allah’a ortak koşmaya varacak nankörlükler ettikleri belirtilmekte, bu tutumun hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığına ve böyle kimselerin âkıbetinin hiç de zannettikleri gibi olmayacağına dikkat çekilmektedir.

34. âyetin “Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler bakalım!” şeklinde tercüme edilen kısmını, cümledeki yeriyle ilgili farklı değerlendirmelere göre, “Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler diye” veya “Kendilerine verdiklerimizin sonucu olarak nankörlük ederler” şeklinde de çevirmek mümkündür (Şevkânî, IV, 258).

Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 316-317

HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)  

"Sabır, acı bir olayın yaptığı sarsıntıya karşı ilk anda gösterilen tahammüldür."

Kaynak: Buhârî, Cenâiz, 32




GÜNÜN SÖZÜ:



GÜNÜN FOTOĞRAFI:


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Yolunu Şaşırmak İstemeyenlerin Pusulası: Âyet ve Hadislerin Rehberliği! Hayat, inişleri ve çıkışları olan uzun bir yolculuktur. İnsan ise bu yolculukta bazen fırtınalara yakalanan, bazen de sakin limanlarda huzur arayan zayıf bir varlıktır. İnsan psikolojisinin en çıplak gerçeği, darlığa düştüğünde ortaya çıkar. Kul, kendi çaresizliğini ve acziyetini ayan beyan gördüğü an, sığınacak tek bir liman olduğunu çok iyi anlar: İlâhî rahmet. İşte o an, kalbin en derin yerinden gelen samimi bir nida ile eller semaya kalkar, Allah’a yalvarılır. Çünkü zorluk anı, maskelerin düştüğü ve hakikatin perdesiz göründüğü andır. Ancak ne hazindir ki, insan hafızası ve nefsi nisyanla (unutmakla) maluldür. Fırtına dindiğinde, dalgalar durulduğunda ve kul rahata kavuştuğunda, insan psikolojisinin o tehlikeli ikinci hâli devreye girer. Bir kısım insanlar, daha düne kadar içine düştükleri o çaresizliği, gözyaşlarıyla ettikleri duaları tamamen unutuverirler. Elde ettikleri bu güzel sonucu, ferahlığı ve başarıyı ya kendi üstün zekâlarına ya da Allah’tan başka sahte sebeplere izâfe etmeye kalkışırlar. Bu nankörlük, zamanla kalbi köreltir ve işi Allah’a ortak koşmaya kadar götürür. Oysa bu tutumun aklen, fikren ve kalben hiçbir haklı gerekçesi yoktur. Unutulmamalıdır ki, darlıkta Allah'ı hatırlayıp varlıkta O'nu unutanların âkıbeti, hiç de zannettikleri gibi sahte bir zafer olmayacaktır. İşte tam da bu yüzden; zihnin bulandığı, nefsin insanı aldattığı ve modern dünyanın binbir çeşit cazibeyle yolları sisli hâle getirdiği bu çağda, değişmez bir kılavuza ihtiyacımız vardır. Yolunu şaşırmak istemeyen, âyet ve hadisleri kendine rehber edinsin. Âyetler, yolumuzu aydınlatan gökteki sönmez güneş gibidir; bize kim olduğumuzu, nereden gelip nereye gittiğimizi fıtratımıza fısıldar. Hadis-i şerifler ise o güneşin yeryüzündeki izdüşümü, Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.v.) hayat bulmuş rehberliğidir. Karşılaştığımız her zorlukta nasıl sabredeceğimizi, ulaştığımız her nimette nasıl şükredeceğimizi bize ancak bu iki mukaddes kaynak öğretir. Âyet ve hadislerin rehberliğinde yürüyen bir kul, darlıkta isyan etmez, bilir ki bu bir imtihandır ve Allah kuluna şah damarından daha yakındır. Aynı kul, bolluğa ve rahata erdiğinde ise şımarmaz, kibirlenmez; "Bu ancak Rabbimin bir lütfudur" diyerek nankörlüğün karanlığına düşmekten korunur. Özetle, hayat yolunda rotasını kaybetmekten, nankörlük girdabında boğulmaktan ve hüsranla biten bir âkıbete sürüklenmekten korkan her insan, yüzünü vahyin ışığına dönmelidir. Dünyanın aldatıcı esintilerine karşı kalbimizi sabitleyecek yegâne sığınak, Allah’ın kelamı ve Resulü’nün sünnetidir. Pusulası Kur'an ve Sünnet olanın, yolu hiçbir zaman karanlığa çıkmaz.

Urfalı

Allah razı olsun açıklamalarınız tefsir niteliğinde vesselâm
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23