21 yıl sonra şehit sayıldı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
1999 yılında Çankırı E Tipi Cezaevi Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde askerlik vazifesi yapan Serhat Yılmaz, Çankırı E Tipi Cezaevi seyyar nöbetçi olarak görevini yerine getirdiği sırada üstlerinin hakaretlerine dayanamayarak silahıyla kendisini vurup yaraladı. Hastaneye kaldırılan Yılmaz, yolda “ölmek istemiyorum” dedi ama kurtarılamadı. Avukat Tamer Mahmutoğlu’nun desteğiyle “görev sebebi ile ölüm” talepli hukuk mücadelesi başlatan Yılmaz ailesi, 21 yıl sonra davayı kazanarak bir nebze de olsa üzüntülerini giderdiler..
Ardahanlı Serhat Yılmaz, Çankırı E Tipi Cezaevi Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde askerlik vazifesini yaparken, 04.11.1999 tarihinde saat 14:00-16:00 arasında Çankırı E Tipi Cezaevi seyyar nöbetçisi olarak nöbet görevini yerine getirdiği sırada, üstlerinin ağır hakaretlerinden bunalarak kendisini vurarak yaraladı. Hastaneye kaldırılan Yılmaz, hayatını kaybetti. Bu üzücü olayın ardından Yılmaz Ailesi avukatları aracılığı ile müteveffa Serhat Yılmaz'ın vazife malulü sayılması amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurdu. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvuru reddedildi. Bunun üzerine Yılmaz Ailesi, avukat Tamer Mahmutoğlu ile konuyu yargıya taşıdı.
Ankara 16. İdare Mahkemesi tarafından verilen 09.09.2020 tarihli ve 2020/526 E., 2020/1264 K. sayılı kararla, sözkonusu olayın “Görevin neden ve etkisiyle meydana geldiği ve hizmetin kusurlu işlemesi” gerekçesiyle, vefatının üzerinden 21 yıl geçen Serhat Yılmaz'ın vazife malulü (şehit) sayılması gerektiğine hükmedildi.
Karar diğer acılı ailelere de umut ışığı oldu!
Kardeşlerinin vazife malulü (şehit) sayılmasına sevinen ağabey Engin Yılmaz, gazetemize yaptığı açıklamada; “Daha küçükken babamızı kaybettik, kardeşim Serhat askerde iken vefat ettiğinde annemiz sağ idi ve bu olaya o kadar çok üzüldü ki, 1 yıl sonra da annemiz bu acıya dayanamayarak vefat etti. Annemiz hemen hemen iki üç günde bir bizden habersiz kardeşimizin kabrine gidip saatlerce gözyaşı dökerdi. Kardeşimizin şehitlik haberini öğrenemeden vefat etti. Bu haberle birlikte sanki yeniden nefes almaya başladık. Karar acılarımıza merhem oldu, yüreğimize su serpildi, yaşasın adalet. Bu karar diğer acılı ailelere de bir umut ışığı oldu” ifadelerini kullandı.
Aileyi sevindiren o karar!
Ankara 16. İdare Mahkemesince yapılan yargılamada mahkeme, erin kendisini yaralama sonucu hayatını kaybetmesinde idarenin de sorumluluğu olduğunu karara bağlayarak, Serhat Yılmaz’ın “şehit” sayılması gerektiğine karar verdi. Mahkemenin verdiği karar şöyle; “Her ne kadar 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 48. maddesinde belirtilen ‘intihara teşebbüs’ hali, görev esnasında intihar sonucunda ölen kişilerin vazife malulü sayılmasına engel teşkil eden bir durum olarak düzenlenmiş olsa da, anılan hüküm görevin neden ve etkisiyle bağlantılı olmayan olgular için geçerlidir.
Bir başka deyişle intihar vakasının intihar eden kişinin bünyesinde var olan arızi durumdan değil de askerlik hizmetinin neden ve etkisiyle meydana gelmesi halinde kişilerin vazife malulü sayılması anılan yasanın ruhuna uygun düşecektir.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar davalı idare tarafından ölüm olayının intihara dayandığı, bu nedenle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağından bahisle işlem tesis edilmiş ise de, söz konusu olayla ilgili olarak davacının kardeşi, Serhat Yılmaz'ın amirleri J.Astsubay Başçavuş .. ve Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş .. hakkında J.Yarbay .... tarafından yapılan soruşturma kapsamında alınan ifadelerde, Jandarma Er ...'ın; "Olay günü Serhat Yılmaz'ın kendisini vurduktan sonra ambulansta kendisine sarılarak ölmek istemediğini ifade ederek niçin kendini vurduğu sorulduğunda ise, ‘Başçavuş bana ağır hakaretler etti’ diye söylediğini beyan ettiği, ... Olayda, davacının kardeşi Jnd. Er Serhat Yılmaz'ın amirleri tarafından maruz kaldığı kötü muamele üzerine intihar ettiği hususunun davacıyla aynı yerde askerlik yapan kişilerin ifadeleriyle ortaya konulduğu, intihar etmesi olayının görevinin neden ve etkisiyle meydana geldiği ve hizmetin kusurlu işlemesi nedeniyle idarenin sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla, idarenin bütünlüğü ilkesi de dikkate alınarak davacının vefat eden kardeşinden dolayı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından’ bahisle Er Serhat Yılmaz'ın vazife malulü (şehit) sayılması gerektiğine karar verilmiştir.”
